Sultan Sencer’e Karşı İttifak Girişimi

Sultan Sencer’e Karşı İttifak Girişimi

28/09/2020 0 Yazar: admin

Kaynakların bize aktardığına göre bu gelişmeler ışığında Abbasi Halifesi Müsterşid Billâh, Sultan Sencer’in artan otoritesi karşısında güç kaybetmiş ve bu durumdan hoşnut olmayan halife kurtulup eski gücüne kavuşmak için Sultanın yeğeni Mahmud ile ilişkilerini arttırmaya başlamıştır.

Halifenin yaklaşımlarından rahatsız olmayan Mahmud, kurulan bu samimi ilişkiye ses çıkarmayarak olumlu yanıtlar vermiştir. Mahmud’un burada halife ile iş birliği içerisine girmesindeki amaç ise Sultan Sencer’in bağımlılığından kurtularak kendi hükümdarlığını ilan etmek istemesi olarak yorumlanabilir. Bu amaç doğrultusunda ikili, Sultan Sencer’e karşı bir ittifak kurarak savaş kararı dahi almışlardır.

Sultan Sencer bu durumu öğrendiği zaman, yeğeni Mahmud’a hemen bir mektup yazarak girdiği bu yoldan dönmesi çağrısında bulunmuştur. Daha önceden amcasına karşı giriştiği mücadeleyi kaybeden ve amcasının buna rağmen onu affedip tekrar yetkiler verip kızı ile evlendirmesini de göz önünde bulunduran Mahmud, amcasından aldığı bu ikaza olumlu cevap vererek bu fikrinden vazgeçmiştir. Bunun üzerine Sultan Sencer, halifenin siyasi etkisine girmiş olan Mahmud hakkında şüphelerinden kurtulmak ve vezirinin de söylediklerinin yalan mı, doğru mu olduğunu anlamak üzere onu, Rey şehrinde tertiplediği bir yemeğe davet ederek amacını anlamaya çalışmıştır.

Neticede yeğeninin yanlış yapmadığına kanaat getiren Sultan Sencer rahatlamış ve bu görüşmeden oldukça memnun olarak Hemedan’a gitmek üzere Rey şehrinden ayrılmıştır.

Bu gelişmelerden sonra Sultan Sencer belki de yeğeni Mahmud’un sadakatini perçinlemek adına, daha önceden evlendirmiş olduğu kızı Mehmelek Hatun ölünce, diğer kızı Gevher Nesb Sultanı Mahmud ile evlendirmiştir. Nitekim akrabalık bağını kuvvetlendirmek için girişimde bulunan Sultan Sencer’in ikinci kızı da bir süre sonra vefat edince Sultan bu amacını gerçekleştirememiştir. Bunun yanı sıra halife Müsterşid’in kendisine yaptıklarını unutmayan Sultan Sencer, yeğenini onun üzerine göndermiştir. Nitekim yeğeni Mahmud önceden geçirmiş olduğu bir hastalığın bu sefer esnasında tekrar nüksetmesi ile fenalaşarak 10 Eylül 1131 tarihinde vefat etmiştir. Sultan Sencer halife üzerine yaptığı bu seferde yeğeninin ölmesi üzerine başarılı olamamıştır.

Böylelikle kendisi için zaman zaman saltanat tehlikesi oluşturan yeğeni Mahmud’dan kurtulmuş olan Sultan Sencer, öte yandan devlet içinde saltanat kargaşasının tekrar çıkmasına da engel olamamıştır. Bu minvalde Mahmud’un ölümü ile Irak Selçukluları kolundan boşalan tahta, oğlu Davud geçerek babasının bütün yetkisini kendisi üstlenmiştir. Nitekim Mahmud’un diğer kardeşleri Mesud, Tuğrul ve Selçukşah, Davud’un bu hamlesinden hoşnut olmayarak karışıklıklar çıkarmaya başlamışlardır. Durumun daha kötüye gitmesinden korkan Sultan Sencer, kontrolü sağlamak için derhal müdahalede bulunmuştur.

Mahmud’un idaresinde olan Irak Selçukluları kolunu yönetmesi için aklında bulunan ismin Tuğrul olduğunu açıklayan ve Irak Selçukluları tahtına onu oturtmak isteyen Sultan Sencer, Tuğrul’un diğer kardeşleri ve halife Müsterşid’in tepkisi ve oluşturdukları ittifak ile karşı karşıya kalmıştır. Ne yazık ki olayları yatıştıramayan Sultan Sencer yeğenlerinin oluşturduğu ittifak karşısında savaşmaktan başka çare görememiş ve ordusunu hazırlatarak Rey şehrine kadar ilerlemiştir.

Melik Mesud’un kontrolündeki ittifak güçleri ile karşı karıya gelen Sultan Sencer, yanında diğer yeğeni Tuğrul ile birlikte ittifak güçlerine karşı Dinever dolaylarında kıran kırana bir çarpışmaya girmiştir. Şiddetli bir savaş neticesinde yeğeni Melik Mesud ağır bir darbe alarak yenilgiye uğramış, ittifak kuvvetlerinin ordusu Sultan Sencer’in ordusu karşısında tarumar olmuştur. Nihayetinde Sultan Sencer, kanlı biten bir savaşın ardından Irak Selçukluları Devleti’nin başına, yeğeni Tuğrul’u geçirmeyi başarmıştır.

Fakat Tuğrul’un başa geçmesinden sonra olaylar bir türlü dinmek bilmemiş, kardeşleri tarafından saltanatı ele geçirmeye yönelik kargaşalar devam etmiştir. Nitekim Tuğrul bir taraftan devleti yönetmeye çalışırken öte yandan da kardeşlerinin isyanı ile mücadele etmek durumunda kalmıştır. Tuğrul, yine bu zaman zarfı içerisinde amansız bir hastalıkla da mücadele etmektedir ve gün geçtikçe de hastalık onu biçare duruma düşürmektedir. Nihayet 24 Ekim 1134 tarihinde hastalığın pençesinden kurtulamayan Tuğrul vefat etmiş, Irak Selçukluları tahtı yine boş kalmıştır. Bu bağlamda fırsat gözeten Melik Mesud uzun zamandır istediği taht için hamle yaparak Irak Selçukluları yönetimini ele geçirmeyi başarmıştır.

Melik Mesud’un tahta geçişinde Sultan Sencer’in kararı veya onayının alınmadığı görülmektedir. Buradan Sultan Sencer’in tekrar bir müdahalenin ülkede saltanat karışıklıkları çıkaracağı düşüncesi ile sessiz kaldığı düşünülmektedir.

Melik Mesud Irak Selçukluları tahtına oturduktan sonra kendi başına buyruk hareket etme eğilimi içerisine girmiştir. Bu bağlamda kendi hükümdarlık sahasını genişletmek amacıyla bazı savaşlara girişmiş; ama ne yazık ki bu savaşlardan istediği sonucu alamamıştır. Bu durum, Mesud’un kendi başına hareket etmesinin pek de fayda getirmediğini göstermiştir. Bu bağlamda Sultan Sencer ile Rey şehrinde bir araya gelerek ona biat edip emrine uyacağı ile ilgili raporlar sunmuş, Sultan Sencer ise Mesud’un verdiği izahattan tatmin olmuş vaziyette ona güvendiğini dile getirerek kaygısız bir şekilde Horasan’a dönmüştür.

Kaynak: Sultan Sencer (Sancar) Dönemi (1119-1157) Selçuklularda Taht Mücadeleleri – Abdullah BAYINDIR