Nene Hatun

Nene Hatun

24/09/2015 0 Yazar: admin

7 Kasım 1877 gününün gece yarısında, bölge halkından
olan Osmanlı vatandaşı Ermeni çeteleri Erzurum’un Aziziye
Tabyası’na girerek tabyayı koruyan Türk askerlerini öldürdüler.
Arkadan gelen Rus askerleri, hiçbir mukavemetle karşılaşmaksızın
tabyayı ele geçirdiler.

Baskından yaralı olarak kurtulmayı başaran bir er, şehir
merkezine ulaşıp kara haberi Erzurumlulara ulaştırdı. Sabah
ezanından hemen sonra minarelerden şehir halkına duyuru yapıldı.
“Moskof askeri Aziziye Tabyası’nı ele geçirdi.”

Bu haber, Erzurum halkı tarafından, vatan savunması için emir
telakki edildi.

Silahı olan silahını, olmayanlar; balta, tırpan, kazma, kürek, sopa
ve taşları ellerine alarak Tabya’ya doğru koşmaya başladı. Kadın erkek tüm Erzurum halkı yollara
dökülmüştü.

Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan bir taze gelin de vardı. Ağabeyi bir gün önce
cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti. Üç aylık bebeğini emzirmiş, “Seni bana
Allah verdi. Ben de ona emanet ediyorum.” diyerek vedalaştıktan sonra birkaç saat önce ölen ağabeyinin kasaturasını ve et satırını alarak sokağa fırladı. Nene Hatun, elindeki et satırını düşman
askerlerinin kafalarına yıldırım gibi indiriyordu. Bir yandan da: “Vurun gardaşlarım, vurun bacılarım,
aman vermeyin!” diye haykıran Nene Hatun’un bu kahramanlığını gören Erzurumlular coştu. Aziziye
Tabyası’ndaki düşman bütünüyle imha edildi ve tabya düşmandan geri alındı.