Mustafa Kemal’in Kişisel Özellikleri

Mustafa Kemal’in Kişisel Özellikleri

Aşağıdaki örnekler Mustafa Kemal Atatürk’ün yaratıcı düşünce, ileri görüşlülük, lider olma özelliklerinin birer örneğidir.

Mustafa Kemal’i tanımanın yolu onun icraatları olmalıdır. Meseleye bu açıdan bakarsak Türk
insanının Mondros Mütarekesi ve bunu müteakiben Sevr Antlaşması’na karşı Anadolu’da
başlatmış olduğu Kuvayımilliye hareketinin fikrî ve fiilî öncüsü olarak bu idealin amacına
ulaştırılmasında o ilk sırayı almaktadır. Bunun yanında günü geldiğinde yani Kuvayımilliye ile
düşman işgalinin kırılması ve kovulmasının mümkün olmayacağı düşüncesiyle düzenli orduya
geçişi en az kayıp ile gerçekleştirmeyi başarmış ve gerektiğinde Kuvayımilliye’de ısrarlı olan en
yakın dostlarını bile karşısına alabilmiştir. Düşman kuvvetlerinin Batı Anadolu’yu işgali ile Ankara
üzerine saldırmaya hazırlanması sırasında bütün yetki ve sorumluluğu üstlenerek Büyük Taarruz’u
gerçekleştirmiş ve nihai zaferin kazanılmasında en büyük pay sahibi olmuştur.

Abdülkadir Yuvalı, Atatürk İlkeleri ve Diğer Akımlar, C XII, s. 39, www.atam.gov.tr

“… Mustafa Kemal Atatürk, ülkesini hürriyet ve demokrasiye kavuşturmak uğrunda savaşarak
başarı kazanan büyük Türk önderi hakkındaki engin duygularımı ve hayranlığımı iletmek isterim.
Atatürk’ün hayatı ve eseri yalnız Türkiye için değil, dünyanın bütün hür milletler için ilham kaynağı
olmaya devam edecektir.”

Bekir Tünay, Atatürk ve Liderlik, C I, s. 2, www.atam.gov.tr


Mustafa Kemal bir konuşmasında “Çok zaman geçmeden Avrupa’da bir fırtına kopacak, bu
müthiş kasırga, dünyanın her tarafına yayılacak ve insanlık umumi bir harp felaketinin bütün
kötülükleri ile bir kere daha karşılaşacak! Bu kanlı, tehlikeli durumda tarafsız kalmak, harbe
katılmamak ve devlet gemisini bu fırtına ortasında hiçbir maniaya çarptırmadan yöneterek harp
dışında ve barış içinde yaşamaya çabalamak, bizim için hayati önem taşımaktadır.” demiştir.

1938 (Nihat Reşat Belger, Ulus gazetesi 10. 11. 1961)


I. Dünya Savaşı’nda son savaştığı Suriye Cephesi’nde imkânsızlıklar içinde
kendisine bağlı orduyu Adana hattına çekmesi ve burada önemli bir savunma
oluşturması Mustafa Kemal’in askerî liderliği bakımından önemli bir
başarısıydı. Bu çekilme esnasında Yıldırım Orduları Grup Komutanı
Liman Von Sanders bir gün Mustafa Kemal’i odasına çağırarak: “Siz harp cephelerinde, Arıburnu’nda ve Anafartalar’da
tanıdığım komutansınız. Aramızda gerçi bazı hadiseler
geçti fakat bunlar birbirimizi tanımamıza yardım etti.
Artık Türkiye’den ayrılmak zorundayım. Emrim
altındaki kuvvetleri, bu memlekete geldiğim
günden beri saydığım bir komutana – size – bırakıyorum.
Bu umumi felaket içinde bedbahtlık
duymamak imkânsızdır. Ben yalnız komutayı
size bırakmakla avunuyorum. Emir sizindir,
ben sizin misafirinizim.” dedi.

Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk, s. 59 (Sadeleştirilmiştir.)


Conkbayırı’nın güneyindeki 261 rakımlı
tepeden sahilin gözcülüğünü yapmakla
görevli olan erlerin Conkbayırı’na doğru
koşmakta, kaçmakta olduğunu gördüm.

– Niçin kaçıyorsunuz, dedim.
– Efendim düşman, dediler.
– Nerede?
– İşte, diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye
yaklaşmış ve rahatça ileriye doğru yürüyordu.
Şimdi vaziyeti düşünün: Ben kuvvetlerimi
bırakmışım, efrat on dakika istirahat etsin diye…
Düşman da bu tepeye gelmiş… Demek ki
düşman bana benim askerlerimden daha yakın!
Ve düşman, benim bulunduğum yere gelse
kuvvetlerim istirahatta oldukları bir anda yakalanacaklar.
Kaçan askere:

– Düşmandan kaçılmaz, dedim.
– Cephanemiz kalmadı, dediler.
– Cephaneniz yoksa süngünüz var, dedim.

Ve bağırarak bunlara süngü taktırdım. Yere yatırdım. Aynı
zamanda Conkbayırı’na doğru ilerlemekte olan piyade alayı
ile cebel bataryasının yetişebilen askerlerini “marş marş”la
benim bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir erimi
gönderdim. Bu askerler süngü takıp yere yatınca düşman efradı
da yere yattı. Kazandığımız an bu andır.

Mustafa Kemal ile Mülakat (Ruşen Eşref – 1930), www.kultur.gov.tr


Lloyd George (Loyd Corc) Türk orduları 1922’de Yunan ordularını Akdeniz’e dökünce İngiltere
parlamentosunda yaptığı konuşmada;

“- Arkadaşlar! Asırlar pek nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dâhiyi
asrımızda Türk milleti yetiştirdi. Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelir?” der ve kürsüden
iner. Daha sonra Başbakanlıktan istifasını verir.

Süleyman Arslan, Atatürk’ ün Devlet Adamlığı Vasfı, C XII, s. 36, www.atam.gov.tr