Yahudiliğin Temel Özellikleri

Yahudiliği, İslam, Hristiyanlık ve diğer dünya dinlerinden ayıran seçilmişlik, kutsal toprak, mabet
ve Mesihçilik gibi bazı özellikler vardır.


Seçilmişlik:
Yahudilere göre Tanrı; ataları İbrahim, İshak ve Yakup’la bir ahit yapmış ve onların
soyunu kendisi için özel bir millet olarak seçmiştir. Bu yüzden Tanrı, tarihte onlara daima yardım
etmiştir. Onları Mısır esaretinden kurtarmak için Hz. Musa’yı görevlendirmiş ve kendisi de onların
kurtuluşuna müdahalede bulunmuştur. Kutsal kitap Tevrat’ı diğer milletlere vermemiş, onu seçilmiş
millet olarak kabul ettiği Yahudilere vermiştir. Seçilmişlik fikri, tarih boyunca Yahudileri diğer milletlerden
farklı kılmıştır. Yahudiler her türlü baskı ve zorlama karşısında millî ve dinî benliklerini
bu fikir sayesinde korumuşlardır. Bu sebepten dolayı onlar, yaklaşık iki bin yıllık sürgün hayatından
sonra 1948’de bağımsız Yahudi Devleti’ni kurmuşlardır.


Kutsal Toprak:
Yahudilik diğer dinlerden
farklı olarak belli bir toprakla bütünleşmiş bir
dindir. Yahudiliğin en temel kurum ve kuralları
bu topraklara göre belirlenmiş ve şekillenmiştir.
Tanrı’nın seçmesiyle belirlenen, vadedilen
bu toprakların dışında Yahudilik yaşanamaz. Zorunlu sürgün hariç, Tevrat’ın emirlerine kulak veren
Yahudilerin mutlaka bu topraklarda yaşamaları gerekir. Yahudi din bilginleri, şartları uygun olup da
kutsal topraklarda yaşamayan Yahudileri Tevrat’ın emirlerine karşı gelmiş bir asi olarak değerlendirmektedirler.

Yahudi din geleneğine göre kutsal topraklar içinde yer alan Kudüs, dünyanın merkezidir. Öldükten
sonra tekrar dirilme buradan gerçekleşecektir. Dünyanın değişik bölgelerinde gömülmüş Yahudiler,
tekrar dirilme gününde yer altındaki kanallar yoluyla kutsal topraklara gelecek ve oradan
dirileceklerdir.


Mabet:
Yahudilik, aynı zamanda mabet merkezli bir dindir. Yahudilikteki birçok ibadetin mabette
gerçekleştirilmesi gerekir. Bu mabet de herhangi bir yerdeki Yahudi mabedi değildir. Yerini
Tanrı’nın belirlemiş olduğu ve onun istemesiyle Kral Süleyman tarafından yaptırılan Kudüs’teki
Süleyman Mabedi’dir. Bu mabedin Yahudiler nezdindeki adı Bet-Hamikdaş’tır. Çoğu kez tahribata
uğrayan ve en son 70 yılında tamamen yıkılan Süleyman Mabedi’nden geriye sadece Batı Duvarı
kalmıştır. Batı Duvarı günümüzde Yahudiler için önemlidir. Yahudiler, bu duvarın önünde mabet
yıkıldığı için ağıt yakarlar ve en kısa zamanda yeniden inşa edilmesi için Tanrı’ya yakarırlar.


Mesihçilik:
Mesih terimi Yahudilerin kutsal kitaplarında herhangi bir göreve gelen kişi veya krallar
için kullanılmıştır. Yahudilerdeki Mesih beklentisi 70 yılında Roma İmparatorluğu’nun Kudüs’ü istila
edip kutsal mabedi yıkmasından sonra belirgin hâle gelmiştir. Romalılar, mabedi yıkmanın yanında Yahudilerin
dinî kurumlarını da ortadan kaldırarak
büyük bir baskı uygulamışlardır. Bu yıkımdan
sonra bir daha toparlanamayan Yahudiler,1948
yılına kadar devamlı başka milletlerin egemenliği
altında yaşamışlardır. Bu durum, onlarda
Davut soyundan gelecek ve kendilerini kurtaracak
olağanüstü güçlere sahip bir Mesih inancının doğmasına yol açmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir