Emevilerden Sonra Endülüs

Emevilerden Sonra Endülüs

Hilafetin yıkılmasından sonra Mülûkü’t-Tavaif (Küçük Devletçikler) Dönemi’nde, Kurtuba dışındaki şehirlerde
yaşayan nüfuz sahibi pek çok aile bağımsızlığını ilan etti. Bu dönemin en büyük siyasi olayı, grupların
topraklarını genişletmek için birbirleriyle kıyasıya savaşmalarıdır. Bu süreçte Müslümanlar gittikçe zayıflarken
Hristiyan krallıklar güçlenerek “reconquista”yı
(geri alma) gerçekleştirmek için fırsat kollamaya
başladılar. Müslüman gruplar arasındaki çatışmaları
fırsat bilen Hristiyan krallıklar, Müslümanların
bazı şehirlerini ele geçirdi. 1085 yılında
Müslümanların Kurtuba’dan sonra ikinci büyük
şehirleri olan Tuleytula da işgal edildi. Bu olayla
birlikte gruplar, Hristiyanların İspanya’nın tamamını
ele geçirme peşinde olduklarını anladılar.
Halk bu olaydan sonra derin bir ümitsizlik içine
düştü. Yaklaşmakta olan tehlikeyi sezen bazı
emirler, ulema ve halkın da teşvikiyle Murabıtlardan
yardım almak zorunda kaldılar.

Murabıtların Hükümdarı Yusuf bin Tafşin komutasındaki
ordu 1086’da İspanya’ya girerek pek
çok yerde İspanyol Krallığı’na karşı savaştı ve kesin bir zafer elde etti. Hristiyanların Müslümanlara karşı saldırıları
bir süre durdu. Yusuf bin Tafşin tekrar Mağrip’e döndü. Ancak Mülûkü’t-Tavaif liderleri yeniden birbirleriyle
savaştığı için Yusuf bin Tafşin Endülüs’e geri döndü. Bu sefer grupları dağıtarak Endülüs’ü Murabıtlar
Devleti’ne bağlı bir eyalet olarak yönetmeye başladı. Burayı yöneten valiyi Murabıtlar atıyordu. Murabıtlar,
Endülüs’ü altmış yıl idare ettiler. Onlar yirmi beş yıl içeride istikrarı sağladılar ve Hristiyan saldırılarını engellediler.
Fakat bir müddet sonra durum değişti. Vergilerin artması, Murabıtlı idarecilerin zevk ve eğlenceye dalması
gibi sebeplerle iç çalkantılar meydana geldi. Bazı emirlerin ve fukahanın da Murabıtlara karşı koymaları Murabıtların
gücünü iyice zayıflattı. Bunun yanında Kuzey Afrika’da meydana gelen bazı iç huzursuzluklar ve Murabıtların
Endülüs’te Hristiyanlarla yaptıkları savaşlarda üst üste yenilmeleri onların sonunu hazırladı (1147).

Murabıtların yıkılmasından sonra Endülüs’ün siyasi birliği tekrar bozuldu. Fırsattan istifade eden İspanyol
krallıkları pek çok yeri ele geçirdiler. Bazı emirlerin yardım istemesi nedeniyle Kuzey Afrika’da Murabıtların
yerine kurulan Muvahhitler, Endülüs’e geldiler (1147). Burada Hristiyanlara karşı savaşan Muvahhitler, Hristiyanların
saldırılarını önledikten sonra tekrar kendi ülkelerine döndüler. Bunun üzerine Portekizliler 1189’da
Fransız, İngiliz ve Almanların da katıldığı bir Haçlı ordusuyla Şilp’i işgal ettiler. Muvahhitler, Hristiyanların
ilerlemesini durdurmak için tekrar Endülüs’e dönüp bazı savaşlarda başarılar elde ettiler. Fakat 1212’de pek
çok krallığın askerlerinden oluşan büyük bir Haçlı ordusu Muvahhitleri ağır bir yenilgiye uğrattı. Endülüslüler,
Haçlılar karşısındaki yenilginin nedeni olarak Muvahhitleri gördü. Bir müddet sonra pek çok grup ayaklanarak
bağımsızlığını ilan etti. Bu arada Kuzey Afrika’da da Muvahhitlere karşı ayaklanmalar meydana geldi.1228’de
Muvahhitler yıkılma sürecine girdi. Bu süreçte Hristiyanlar birleşerek hâkimiyet alanlarını genişlettiler ve bütün
İspanya’yı ele geçirme projelerini adım adım gerçekleştirdiler. 1228’den 1250’ye kadar Gırnata ve çevresindeki
birkaç kent dışındaki toprakların tamamı Hristiyan yönetimine geçti.

Müslümanların elinde kalan Gırnata ve civarında
bulunan birkaç küçük şehirde Gırnata Sultanlığı,
diğer bir ifadeyle Nasriler Devleti kuruldu (1238-
1492). Nasriler uyguladıkları esnek ve dinamik dış
politika sayesinde kurdukları devleti iki buçuk asır
yaşatmayı başardılar.14 Hristiyan krallıkları karşılarına
almamaya gayret gösterdiler. Gırnata Sultanlığı,
takip ettiği siyaset ile 1462 yılına kadar nispeten
istikrarlı bir dönem geçirdi. Fakat bu tarihten sonra
iç ve dış şartlar Gırnata’nın aleyhine gelişti. İç karışıklıklar
meydana geldi. Kastilya-Leon Krallığı
“reconquista”nın tamamlanması için bu durumu
çok iyi kullandı. Kuzey Afrika ile Gırnata arasındaki
tek bağlantı yolu olan Cebelitarık zapt edildi. Gırnata Sultanlığı’nın hareket alanı gittikçe daraldı. Gırnata’nın
elinde bulunan şehirler işgal edildi. Gırnata Sultanlığı 1487’de Osmanlı Padişahı II. Bayezit’ten yardım
istedi. Fakat II. Bayezit, kardeşi Cem ve Memlüklular ile mücadele etme mecburiyeti gibi sebeplerle yardım
gönderemedi. 1489’da Gırnata’nın etrafındaki bütün şehirler alındı ve sıra Gırnata’ya geldi. Müslümanlar çok
iyi savaşmalarına rağmen erzak yokluğu ve diğer imkânsızlıklar sonucu teslim olmak zorunda kaldı (1492).