Yazılış Şekillerine Göre Tarih Anlayışı

Yazılış Şekillerine Göre Tarih Anlayışı

1- Hikayeci Tarih (Öykücü) Anlayışı

Helenizm devrinde olgunlaşan hikayeci anlayış, insanlık tarihinde uzun bir süre etkinliğini korumuştur. İnsan gelişmesini bilgi birikimi ile sağladığından, gerçekleştirdiği ilk örnekleri, uzun bir süreç içinde kullanmak zorunda kalmıştı.

Hikayeci tarih türünde yazılmış eserlerde olaylar doğrudan doğruya aktarılmış ve anlatılmıştır. Efsane ve destanları bu türe örnek olarak gösterebiliriz. Heredot’un tarihi, hikayeci anlayışın ilk örneğidir.

2- Öğretici Tarih Anlayışı (Pragmatik – Faydacı Tarih)

Öğretici türde eserler kendilerinden sonraki kuşaklara bir şeyler öğretmek amacı ile yazılır. Önemli olaylar ve kahramanlardan dikkat çekecek şekilde söz edilir. Öğretici anlayışın ana fikrini; “Tarih büyük insanların ve onların yaratmış oldukları olayların tarihidir.” şeklinde özetleyebiliriz. Türkiye’deki ders kitaplarının hepsi bu anlayışa örnek olarak verilebilir. Ders kitapları sorgulayan insan yerine itaat eden insan tipi yaratmak için çaba harcamaktadır.

Halkın ödediği vergilerin takibini yapamadığı yönetimler, doğal olarak halkı şiddetli bir şekilde sömürürler. Sosyal devlet anlayışından uzaklaşırlar. Devlet gelirleri haneden üyeleri arasında tüketilmeye başlanır. Bu davranış zamanla sınırlı değildir. Tarihte olduğu gibi günümüzde de durum böyledir. ARap uyanışından önceki Arap diktatörleri bu duruma örnek verilebilir.

Libya’yı uzun bir süre yüksek bir petrol geliri ile yöneten Kaddafi’nin ülkesinde, sağlık koşullarının düşük, eğitimin yetersiz, kabile yaşantısının hakim olduğu, sayısız olumsuz örneklerinin sıralanabileceği yöntem gerçekleşir. Kaddafi, doğal olarak isyan eden halka, yönetimi savaşarak devreder.

Halk egemenliğini eline geçiren Kaddafi, petrol gelirlerini kendi çevresi için kullanırken halkını şiddetli bir biçimde sömürür. Tarih dersleri Kaddafi’nin yüceltilmesini sağlayan araç olur. Gerek baskı gerekse uyutma ile yönetim modern çağda 40 yıl sürer. Bu tür yönetimlerin geçmişte yüzyıllar sürmesi uyanmanın zorluğundandır.

Bu anlayış az gelişmiş ülkelerde toplumları uyuşturmak için kullanılır. Tarih biliminin temel amacı ise; insanı özgür düşünceye ulaştırarak, yaşam kalitesini artırılmaya çalışır.,

3- Sosyal Tarih

Öğretici tarihin duygusal yönü terk edilerek, toplumların her türlü faaliyetleri bilimsel olarak incelenir. Materyalist anlaşın en çok kullandığı yöntemdir. Yönetim ve insan ilişkilerinin araştırılması sayesinde toplumsal olaylar kavranılmaya çalışır. Toplum materyalist anlayışla birlikte çıkarlarını korumayı öğrenmeye başlar. Materyalist anlayışa sahip olan toplumlar ekonomik ilişkilerin önemini kavradığındna sömürü zorlaşır.

Karl Marx derin bir kavrayışla halkın önündeki en büyük engele dikkat çeker. Bu uyarıya Marx’ın 1843 yılında kaleme aldığı Hegel’in “Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı” adlı yazıda yer verir.

4- Bilimsel Tarih Anlayışı (Neden – Nasılcı)

Akademik tarih olarak da adlandırılır. Tarih yazıcılığının geliştirdiği son aşamadır. 19. yüzyıldan itibaren gelişmeye başlamış ve bu güne değiş sürekli bir gelişme göstermiştir. Bilimsel anlayış “tarih bilimini” insanın geleceğine yönelik bir rehber olmasın sağlamayı temel amaç sayar. Neden – sonuç ilişkisi içinde olayları titizlikle inceler, elde ettiği sonuçları disiplin altında okuyucuya sunar.