Tarih Öncesi ve İlk Çağ’da Mimari, Resim ve Heykel

Tarih Öncesi ve İlk Çağ’da Mimari, Resim ve Heykel

İnsanoğlu, Prehistorya’dan İlk Çağlara kadar birçok konuda gelişme kaydetmiştir.

Resim, yontu ve mimari alanlarındaki bu gelişmelerde yaşanan coğrafya, iklim ve inanışlar etkili olmuştur.

Günümüze ulaşan eserlerden inançların sanatı ve toplumları yönlendirdiği açıkça görülmektedir. Anadolu ve Mısır’da taşın, Mezopotamya bölgesinde kilin bol olması mimari yapıların şeklini belirlemiştir. Yunan ve Roma uygarlıklarında ise mimari doruk noktasına ulaşmıştır.

Ölü gömme geleneği, tüm toplumlarda önemlidir. Kralların ve yöneticilerin her toplumda farklı boyutlarda anıt mezarları yapılmıştır. Çok tanrılı inanç, mimariyi Yunan ve Roma uygarlıklarında tapınak, Mısır’da ise mezar anıtları olarak biçimlendirmiştir.

Mimari ile paralel gelişen yontu, Hitit, Mısır ve Sümer’de mimarinin yan ögesi olarak gelişmiştir.

Özellikle Mısır’da ilerleyen heykel sanatı, Yunan ve Roma uygarlıklarında doruk noktasına ulaşmıştır. Bu uygarlıkların topraklarında altın, gümüş, bakır bulunması bu değerli madenlerin her alanda kullanılmasını sağlamıştır. Bu madenler, tüm medeniyetler tarafından kullanılmıştır.

Resim sanatı her ne kadar mimari ve yontu ile başlasa da teknik anlamda geride kalmıştır.

Günümüze az sayıda resim örneği gelebilmiştir. Ancak tapınak ile ev kalıntılarındaki freskolar ve mozaikler, İlk Çağ resim sanatı hakkında fikir verir. Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarına göre Mısır resim sanatı daha ileridir.