Tanzimat Fermanı (3 Kasım 1839)

Tanzimat Fermanı (3 Kasım 1839)

24/09/2015 0 Yazar: admin

– Müslüman ve Hristiyan bütün halkın ırz, namus, can ve mal güvenliği devletin
güvencesi altında olacaktır.
– Mahkemeler açık olarak yapılacak ve hiç kimse yargılanmadan
cezalandırılmayacaktır.
– Askerlik tüm Osmanlı halkı için geçerli olacak ve belli bir süreye
bağlanacaktır.
– Vergiler herkesin gelirine göre toplanacaktır.

XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti’nin siyasi ve askerî gücünü yeniden kazanmak için
geniş çaplı reformlar yaptığı bir dönem oldu. Bu yüzyılda içeride ve dışarıda
zor durumda olan Osmanlı Devleti Avrupa devletlerinin yardım ve desteğine
ihtiyaç duyuyordu. Ancak Avrupalı devletler kendi çıkarları doğrultusunda
hareket ediyor, Osmanlı Devleti’ne aradığı desteği vermiyorlardı. Rusya
Ortodoksları, Fransa Katolikleri, İngiltere de Protestanları koruma bahanesi ile
sık sık Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışıyorlardı.

II. Mahmut devrinde yapılan Tanzimat hazırlıklarına onun ölümüyle tahta çıkan
oğlu I. Abdülmecit döneminde hız verildi. Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa
tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı I. Abdülmecit’in onayıyla ilan edildi (3
Kasım 1839). Osmanlı Devleti’nin siyasi, sosyal ve ekonomik beklentileri göz
önüne alınarak ilan edilenTanzimat Fermanı ile ulaşılmak istenen amaç:

1840 Londra Konferansı’nda azınlık sorununun gündeme gelmesine engel olmak ve
Mehmet Ali Paşa isyanı konusunda Osmanlı Devleti’nin lehine karar alınmasını
sağlamaktı. Böylece azınlıkları koruma bahanesiyle Avrupa devletlerinin
Osmanlı’nın iç işlerine karışmasının önü kesilecek ve Rusya’nın Balkanlardaki
etkisi kırılmış olacaktı.

TANZİMAT FERMANI (GÜLHANE HATTIHÜMAYUNU)


Tahta çıktığımız sevinçli günden beri padişahlara layık eserleri ortaya
çıkaracak hayırlı fikirlerimiz, sadece memleketin imarı ve ahalinin refahı ve
fakirler için faydalı işlere aittir. Devletiâliyye’nin memleketlerinin coğrafi
konumunu, verimli arazisini, halkın kabiliyet ve yeteneklerini göz önünde
tutarak yapılması lazım gelen işlere teşebbüs edildiği zaman beş on sene
zarfında Allah’ın yardımı ile Devletiâliyye’nin iyi idaresi için bazı yeni
kanunların konulması ve uygulanması gerekli ve önemli görüldü.

İş bu gereken kanunların esas maddeleri; can güvenliği, ırz, namus ve malın
korunması, vergi tayini ve gereken askerlerin nasıl celp ve ne kadar süreyle
istihdamı işlerinden ibarettir. Bilakis kişinin can ve namusundan emin olduğu
zaman sadakat ve doğruluktan ayrılmayacağı, işi ve gücü ile devletine ve
milletine iyi ve güzel hizmette bulunacağı açıktır. İnsan mal ve mülkleri
tamamen emniyet altında olduğu zaman kendi işiyle kendi gelirini yükseltmekle
uğraşıp kendisinde günbegün devlet ve millet gayreti ve vatan sevgisi
arttığından ona göre iyi niyetle çalışacağı şüpheden uzaktır. Vergi ile ilgili
maddeye gelince bir devlet, ülkesini korumak için ordusuna ve askerlerine ve
diğer gerekli masraflara muhtaçtır. Bu ise akçe ile idare olunacağına ve akçe de
tebaasının vergisi ile meydana geleceğine göre bunun da güzelce toplanması en
iyisidir.

… Bundan sonra memleketin ahalisinden her ferdin mülklerine ve gücüne göre
uygun bir vergi tayin olunarak kimseden daha fazla bir şey alınmaması gerekir.
Dolayısıyla iltizam kaldırılmıştır. Devletiâliye’mizin karada ve denizde askerî
ve diğer masraflarının da kanunlar ile belirlenip sınırlandırılması ve ona göre
icra olunması gerekir. …

Ve buraya kadar açıklanan durum eski usulleri bütün bütün değiştirmiş ve
yenilemiş olacağından iş bu iradeişahanemiz (fermanımız), Dersaadet (İstanbul)
ve Osmanlı Devleti ahalisine ilan olunacaktır. Dost ülkelerin de bu usulün
Allah’ın izni ile sonsuza kadar sürmesine şahit olmaları için Dersaadetimizde
ikamet eden bütün elçilere de resmen bildirilsin.