Web sitemize hoşgeldiniz, 03 Aralık 2020

Sultan Melikşah Devrinde Anadolu

Sultan Melikşah Devrinde Anadolu

Malazgirt savaşından sonra Sultan Alp Arslan’ın buyruğu ile Anadolu içlerine akın yapan Türk emirleri Sultan Melikşâh zamanında da bu görevlerine devam ettiler.

Kutalmışoğullarının Anadolu’daki Durumu

Türk emîrleri Sultan Melikşâh zamanında Bizans’taki iç karışıklıklardan yararlanmış, bazen imparatorlar ile bazen de âsiler ile birlik olarak, hâkimiyet sahalarını İzmit’e kadar genişletmişlerdir. Bu sırada Kutalmışoğulları Anadolu’nun güneyinde Birecik ve Urfa taraflarında kendilerine yaşama imkânı sağlamaya çalışıyorlardı.

Sultan Melikşâh tarafından Artuk Bey’in Anadolu’dan geri çağırılması, soylarının yüceliği bakımından onlara herhalde Anadolu’da bulunan Türkmen grupları üzerinde mutlak bir hâkimiyet kurmak ümidini vermişti.

Nitekim ümitleri boşa çıkmadı. Selçuklu ailesinin bu önde gelen melikleri, Anadolu’da Bizans sınırlarında kendilerine çok uygun bir faaliyet sahası buldular. Onlar burada tutunarak bir devlet kurmaya çalışıyorlardı. Sultan Melikşâh ise Suriye’deki gibi Anadolu’daki bu yeni gelişmeyi zamanında kontrol altına almak için harekete geçmiş ve buraya Emîr Porsuk’u göndermişti. Bu emîr, Kutalmışoğlu Mansur ile giriştiği mübârezede (teke tek dövüş) Mansûr’u öldürmüş, bunun dışında ise herhangi bir başarı elde edemeyerek geri dönmek zorunda kalmıştı (1078).

İznik’in Fethi

Ağabeyinin öldürülmesinden sonra Kutalmışoğlu Süleymanşâh bir müddet Bizans’la işbirliği içinde bulundu. Porsuk’un ona karşı bir şey yapamamasında belki de Bizans’ın desteğini görmüş olması rol oynamıştır. Sultan Melikşâh’ın gönderdiği ordu geri döndükten sonra Süleymanşâh’ın durumu daha da kuvvetlendi. Nitekim Bizans’daki taht mücadelelerinden istifade eden Süleymanşâh, imparator adaylarından olan müttefiki Nikephoros Melissenos’un hareketinin başarısız kalması sonucu, kendisine muhafaza edilmek üzere bırakılmış olan İznik ve etrafındaki kaleleri Bizans’a teslim etmeyerek burada sıkıca yerleşti.

İznik Surları

İznik Surları

Bu suretle İznik 1080 yılı sonlarında yeni kurulan Türkiye Selçuklu Devleti’nin merkezi oluyordu. İznik şehrinin fetihinin 1075 yılında gerçekleştirildiğini bildiren kayıtlar ve bu tarihi devletin kuruluş tarihi olarak kabul eden tarihçiler de vardır.

Antakya’nın Fethi

Süleymanşâh 1081 yılında Bizans İmparatoru Aleksios ile bir antlaşma imzalayarak ülkesinin batıdaki sınırlarını sağlama aldıktan sonra doğuya yöneldi. Ermeni Philaretos’un elinde bulunan Antakya’yı ele geçirdi. 12 Aralık 1084’te şehre girdi; 12 Ocak 1085’de iç kaleyi feth etti.

Süleymanşâh’ın Marmara sahillerinden Antakya’ya kadar hâkimiyet sahasını genişletmesi, yakın bir gelecekte Büyük Selçuklular ile çatışmasını kaçınılmaz kılıyordu. Nitekim onun Haleb’i muhasara etmesi üzerine şehrin hâkimi İbn Huteytî (Şerîf Ebu’l–Hasan) durumu Sultan Melikşâh’a ve Suriye Meliki olan kardeşi Tâcüddevle Tutuş’a bildirerek yardım istedi. Süleymanşâh’ın Haleb’i ikinci muhasarası sırasında, Tutuş yanında Artuk Bey de olduğu halde harekete geçti.

Süleymanşah’ın Ölümü

İki ordu Haleb yakınlarındaki Aynü Seylem mevkiinde karşılaştı. Süleymanşâh’ın yanında olan Emîr Çubuk ve Türkmenler’in Tutuş tarafına geçmesi savaşın sonucunu belirledi. Savaşı kaybettiğini anlayan ve esir düşmek istemeyen Süleymanşâh intihar ederek hayatına son verdi (4 Haziran 1086). Tutuş, onun Hasan b. Tâhir adındaki vezîrini, oğulları ve eşini Antakya’ya gönderdi.

İzmit’in Fethi

Süleymanşâh’ın Antakya seferine giderken yerine vekil olarak bıraktığı Ebu’l–Kasım, Drakon Suyu Antlaşmasını bozarak Bizans’a karşı ordu göndermek suretiyle bir donanma inşasına başlamıştı. Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos, karadan ve denizden gönderdiği kuvvetlerle Gemlik’te (Kios) henüz yapımı devam eden Selçuklu gemilerini ateşe vererek imha ettirdi.

Bu sırada Sultan Melikşâh, bağımsız davranıp sultan unvanını kullanmaya başlayan Ebu’l Kasım’ı itaat altına alması için Emîr Porsuk’u Anadolu’ya göndermişti. Bizans İmparatoru Aleksios Emîr Porsuk’un yaklaşmakta olduğunu haber alınca Ebu’l–Kasım’ı İstanbul’a davet ederek Melikşâh aleyhine bir ittifak yapmış, fakat aynı zamanda İzmit şehrini ele geçirmişti.

İzmit'in Surları

İzmit’in Surları

Diğer taraftan Emîr Porsuk, İznik’i 3 ay kadar kuşattı ise de Bizans’ın Ebu’l–Kasım’a yardımcı kuvvet göndermesi sonucunda başarısız oldu. Emîr Porsuk’un bu seferi için bir tarih vermek oldukça güçtür. Çünkü kaynaklar bu olay için kesin bir tarih vermezler. Çağdaş müellifler ise, bu olayı 1087 ile 1089 arasına yerleştirmektedir.

Emîr Bozan’ın İznik Kuşatması

Sultan Melikşâh Emîr Porsuk’dan sonra Anadolu’ya Urfa Emîri Bozan’ı gönderdi. Emîr Bozan İznik’i kuşattı. Ancak sonuç alamayarak Ulubat Gölü tarafına çekildi. Ebu’l– Kasım ise, kardeşi Ebu’l–Gazi’yi yerine vekil bırakarak, yanına aldığı çok miktarda para ve değerli hediyelerle Isfahan’da bulunan Sultan Melikşâh’ın yanına gitti. Ancak sultan tarafından kendisi için bir af çıkmadı ve huzura da kabul edilmedi. Ona geri dönmesi ve Bozan ile anlaşması bildirildi. Fakat dönüşünde Emîr Bozan’ın adamları tarafından yakalanarak yayının kirişi ile boğduruldu(1092). Emîr Bozan, aynı yıl içinde Sultan Melikşah‘ın ölüm haberini alınca İznik’teki kuşatmayı kaldırarak geri döndü.

Anadolu’nun Ege sahillerinde ise diğer bir Türk Beyi Çaka216 hüküm sürüyordu. Çaka Bey İzmir’de inşa ettirdiği donanma ile Ege ve Marmara’da Bizans’ın hâkimiyetine son verip İstanbul’u ele geçirmeye çalışıyordu.

Kaynak: Selçuklular Tarihi – PROF. DR. MUHARREM KESİK

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz