Tarih Platformuna hoşgeldiniz, 19 Nisan 2021

Soğuk Savaş Dönemi’ndeki Bilimsel Gelişmeler

tarih bilmi

II. Dünya Savaşı sonrası bilimsel alandaki büyük ilerlemelerde ABD’nin ağırlığı arttı. Teknik gelişmelerin temel alanlarından biri, siyasi ve sembolik öneminden dolayı nükleer enerji oldu. Nükleer fizikten doğan bilgiden ilk önce askerî alanda yararlanıldı. Amerika ve SSCB nükleer silah yarışının içinde oldu. Nükleer enerjinin sivil alanda kullanımı, elektrik üretimini sağladı. 1973’te yaşanan petrol krizi Batılı ülkelerin nükleer enerjiye verdikleri önemi artırdı. Fransa, Belçika, İsviçre ve Almanya gibi devletlerde nükleer enerjiye olan bağımlılık arttı.

Nükleer Santraller

İngiltere, ilk genel ticari nükleer santralini Ekim 1956’da Calder Hall’de (Kaldır Hol) açtı. Onu Dumfriesshire (Damfrişayr) (1959), Gloucestershire (Gıloscıstırşeyr) ve Essex (Essez) (1962), Cumberland (Kanbırlend) (1963) izledi. Fransa, 1956’da Bagnols-sur-Ceze’de (Benyöln sü sez) ilk nükleer elektrik santralini açtı. Almanya, 1956’da bir Atom Enerjisi Bakanlığı kurdu ve ilk reaktörünü 1962’de Bavyera’daki Kahl’da açtı. Nükleer enerji kapasitesindeki hızlı artış 1950’den 1980’e kadar Avrupa’ya damgasını vurdu.

Uzay

Amerikan-Sovyet yarışının yaşandığı uzay çalışmaları iki hedefe yöneldi. Bilimsel özellik taşıyan ilk hedefe keşif ve tedbirler egemendi. İkinci hedef ise uyduların gözlem amaçlı olarak yörüngelere oturtulmasıydı. Başlangıçta askerî amaçlı kullanılan bu teknoloji daha sonra iletişim ve meteorolojide kullanıldı. Ruslar 1957’de ilk yapay uydu olan Sputnik’i (yoldaş) yörüngeye yerleştirdi. Dört yıl sonra da Sovyet astronotlar, uzayda dünya çevresinde tur attılar. Sovyetler Sputnik’i propaganda aracı olarak kullanmakta gecikmedi. Dünyaya “komünizm ile yıldızlara” mesajı veriliyordu. Yuri Gagarin, 1961’de Rus roketi Vostok 1 ile uzaya gitmeyi başaran ilk insan oldu.

ABD’de uzay çalışmalarının koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla değişik servislerin tek bir çatı altında toplanması görüşü doğrultusunda 1958 yılı Ekim ayında Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) kuruldu. Ruslara yetişme gayretindeki ABD’nin 1969’da Ay’a gönderdiği astronot Neil Armstrong (Neil Armsıtrong), Ay’a ayak basan ilk insan oldu. Armstrong Ay’a ilk ayak bastığında “Bir insan için küçük ama insanlık için büyük bir adım…” dedi. Dünya çevresinde dönerek TV sinyallerini yansıtan, hava değişikliklerini kaydeden, casusluk yapan araçlar uzaya yerleştirildi. Daha sonra ABD’nin geliştirdiği uzay mekiği ile uzay çağı yeni bir döneme girdi.

DNA

1950 ve 1960’larda özellikle moleküler biyoloji alanında önemli bilimsel atılımlar yapıldı. 1973’te DNA’nın kimyasal yapısı çözülerek organik olayları kimyasal görünümlerine indirgeme yolundaki gelişmeler kaydedildi. Biyoteknolojide sağlanan gelişmeler de tıbbi ve tarımsal yatırımın başlıca alanı oldu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Sitenin barındırma masrafları reklam gelirleri ile karşılanmakta.

Lütfen reklam engelleyici uygulamasını kapatın veya sitemizi engelleme dışında tutun.

Teşekkürler.