Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatı

Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatı

Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatı 1Mustafa, 1881’de Selanik’te doğmuştur.
BabasıAli Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır.
Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV –
XV. yüzyıllarda Anadolu’dan Makedonya’ya
yerleştirilmiş Kocacık yörüklerindendir. Annesinin
babası Feyzullah Ağa ise Karaman’dan Rumeli’ye
gelen Konyar yörüklerindendir. Zübeyde Hanım ve
Ali Rıza Efendi evlendikten hemen sonra, Ali Rıza
Efendi’nin Selanik’teki babaevine yerleşirler.
Evliliklerin ilk yılları bu evde geçer. Önce bir kızları
olur, adını Fatma koyarlar. Bundan sonraAhmet ve
Ömer adını verdikleri iki erkek çocukları daha olur.
Bunları Mustafa, Makbule ve Naciye takip eder.
Fatma, Ahmet, Ömer ve Naciye küçük yaşta vefat
etmişlerdir.

Mustafa’nın babası Ali Rıza Efendi 1876 – 1877 yıllarında Selanik’teki “Asakirimilliye Taburu”nda
üsteğmen rütbesiyle görev yapmıştır. Askerlik görevinden sonra bir süre Vakıflar İdaresinde ikinci
kâtip, Rüsumat idaresinde gümrük memurlukları görevinde bulunmuştur. Daha sonra kereste işi ile
uğraşarak serbest ticaret yapmaya başlamıştır.

Mustafa’nın doğduğu ve 1896 yılına kadar kaldığı Selanik, Osmanlı Devleti’nin çok uluslu
yapısında değişik ırka ve dine mensup Osmanlı halklarının yaşadığı bir şehirdi. Bir liman şehri olan
Selanik, Avrupa ve İstanbul’u birbirine bağlayan demir yollarına sahipti. Şehrin bu özelliği Avrupa’da
meydana gelen yeniliklerin ve olayların takip edilmesini kolaylaştırıyordu. Selanik’in kültürel hayatına
hareketlilik katan bu özellik, siyasi olarak bölgeyi zor durumda bırakıyordu. Örneğin Fransız İhtilali ile
ortaya çıkan milliyetçilik düşüncesi, farklı etnik grupların bir arada
yaşadığı bölge üzerinde yıkıcı etkilere neden oldu. Osmanlı
Devleti’nin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmak isteyen
başta Rusya olmak üzere Avrupalı Devletler Balkanlardaki
milliyetçilik fikirlerini destekleyerek burada yaşayan azınlıkları
Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtıyorlardı. Mustafa’nın
doğduğu topraklarda yüzyıllarca beraber yaşayan Sırp, Bulgar ve Makedonlar Osmanlı Devleti’nden bağımsızlık istiyorlardı.

Milliyetçilik isyanlarının devam ettiği yıllarda 1877 – 1878
Osmanlı – Rus Savaşı başladı. Osmanlı Devleti’nin savaş
sonrası imzaladığı Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ
ve Romanya bağımsız oldu. Berlin Antlaşması’nda alınan
diğer bir karar da Makedonya bölgesinde de ıslahat
yapılmasıydı. İlerleyen dönemde bölgede yeteri kadar
ıslahat yapılmadığını söyleyen Avrupalı Devletler bir
taraftan Osmanlı Devleti’ne baskı uyguluyor, diğer taraftan
bölgedeki isyan hareketlerini destekliyorlardı. Selanik ve
Manastır gibi şehirlerin içinde bulunduğu Makedonya
bölgesi bu isyanların en yoğun yaşandığı yerdi. Osmanlı
Devleti bölgede asayişi sağlamakta zorluk çekiyor,
gayrimüslimlerin oluşturdukları çeteler halkın can ve mal
güvenliğini tehdit ediyordu.

Balkanlarda ortaya çıkan bu ayrılıkçı fikirler ve isyan
hareketleri Osmanlı aydınları arasında yeni arayışlara neden
oldu. Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu zor şartlardan
kurtaracak yeni fikirler tartışılmaya başlandı. XX. yüzyıl
başlarında meşruti yönetimi tekrar kurmak isteyen Osmanlı
aydınları devlet otoritesinin güçlü olmadığı daha rahat
hareket edebilecekleri bir yer olan Makedonya bölgesinde
örgütlenmişlerdi. Selanik şehrinin bu ortamı içinde Mustafa;
çok genç yaşta farklı kültürleri tanımış, Osmanlı Devleti’nin
sorunlarının konuşulup tartışıldığı, yeni fikir ve düşüncelerin
oluştuğu bir ortamda yetişme imkânı bulmuştur.