Tarih Platformuna hoşgeldiniz, 19 Nisan 2021

Modern Kara Hâkimiyet Teorisi Nedir?

tarih bilmi

İngiliz Halford J. Mackinder, XX. yüzyıl başlarında jeopolitik anlayışa deniz egemenliğine karşılık kara gücünü ön planda tutan yeni bir görüş getirdi. Mackinder bu teorisinde denizlere egemen olma çağının artık önemini kaybettiğini, yeni uluslararası sistem içerisinde dünya egemenliğini kara güçlerinin sağlayacağını savundu. Bir devlet için coğrafi açıdan en uygun yerin merkez bölgesi olduğunu düşünen Mackinder, kara gücünün ortaya çıktığı merkezi ise Avrasya’nın iç bölgesi olarak gördü. Mackinder, burası için ilk olarak Geographical Pivot of History [Ceografikıl Pivıt of Histori (Tarihin Coğrafi Mihveri)], daha sonra Heartland [Hartlınt (kalpgâh)] adını kullandı. Mackinder; Asya, Avrupa ve Afrika’nın dünya adasını oluşturduğunu, diğer kıtaların dünya adasının uyduları olduğunu belirtti.

Doğuda Sibirya, batıda Volga, kuzeyde Buz Denizi ve güneyde Himalayalar ile sınırlanan alanı Heartland olarak kabul eden Mackinder, daha sonra bu sınırları genişleterek Avrupa Rusya’sının tamamını merkez bölge içinde mütalaa etti.

Merkez bölgesini kontrol eden iki önemli kuşak vardır:

1. İç (Kenar) Kuşak: Merkez bölgesinin çevresinde Almanya, Avusturya, Balkanlar, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan ve Çin’i kapsayan kuşaktır.

2. Dış (Kenar) Kuşak: İngiltere, Kuzeybatı Afrika, Avustralya, ABD ve Kanada’dan oluşan kuşaktır. Mackinder’e göre Doğu Avrupa’ya hâkim olan, merkez bölgesini; merkez bölgesine hâkim olan, dünya adasını; dünya adasına hâkim olan, dünyayı kontrol eder.

Mackinder’in Heartland teorisini en çok benimseyen ülke Hitler Almanya’sı oldu. Ayrıca, bu jeopolitik görüş Nazizmin üstün ırk felsefesiyle de desteklendi. Bu anlayışlar İkinci Dünya Savaşı’nda uygulamaya geçirildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Sitenin barındırma masrafları reklam gelirleri ile karşılanmakta.

Lütfen reklam engelleyici uygulamasını kapatın veya sitemizi engelleme dışında tutun.

Teşekkürler.