Milli Cemiyetler

Milli Cemiyetler

Mondros Ateşkes Anlaşması ile işgalci devletlere kayıtsız şartsız teslim olunması üzerine vatansever kişiler savunma amaçlı milli cemiyetler kurmuşlardır. İşgallere karşı koymak ve Anadolu halkının çıkarlarını korumak amaçlı kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri (Milli Cemiyetler) halktan büyük destek almıştır. Milli cemiyetler hem işgalcilerle hem de azınlıklarla mücadele etmiş, ülkenin tamamını olmasa bile kendi bölgelerinin kurtuluşu için çalışmışlar ve ileride gerçekleşecek olan Milli Mücadele’ye zemin hazırlamışlardır.

Bölgesel nitelikli kurulan milli cemiyetler, bölgelerinin Türklere ait olduğunu kanıtlamaya çalışmışlardır. Başlangıçta propaganda ve yayınlar yoluyla eylemlerde bulunan bu cemiyetler işgaller başlayınca silahlı direnişe geçmişlerdir.

Milli cemiyetlerin öncülüğünde çekilen protesto telgrafları ve yurdun her tarafında yapılan mitingler, işgallere karşı ilk tepkilerdir. Osmanlı Devleti’nin yarattığı boşluğu doldurmuşlardır. Daha önce örneği görülmemiş bir yerel örgütlenme biçimi olarak bölge bölge Türk ulusunun bağımsızlığı için mücadele etmişlerdir. Halkın katılımıyla düzenledikleri bölgesel kongrelerle, milli ve demokratik bir kültürün oluşmasına katkı sağlamışlardır. İşgallerin doğrudan yaşandığı yerlerde Kuvayımilliye birliklerinin kurulmasına katkıda bulunmuşlardır.

Milli cemiyetler, gelişen savaş koşullarına uyum sağlamada sorunlar yaşamıştır. Aralarındaki kopukluk, iletişimsizlik ve imkansızlıklar uzun süre ayakta kalmalarını ve başarılı olma şanslarını zayıflatmıştır. Milli cemiyetlerin dayandığı askeri güç olan Kuvayımilliye birlikleri de ulusal bağımsızlığı sağlamak için yetersiz kalmıştır.

Mustafa Kemal liderliğinde düzenlenen Sivas Kongresi ile birlikte milli cemiyetler, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmişlerdir. Böylece ulusal düzeyde bir gücün parçası olmuşlardır.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı 1918 yılından başlayarak 1920’de TBMM’nin açılmasına kadar geçen sürede, Kuvayi Milliye güçleriyle birlikte bağımsızlık mücadelesine önemli katkılar sağlamışlardır.

Milli Cemiyetler ve Amaçları Nelerdir?

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

Sivas’ta kuruldu. Memleketin bağımsızlık ve bütünlüğünü savunmak, bütün Anadolu’nun birliği için çalışmak amacıyla mitingler düzenledi. İtilaf Devletleri temsilcilerine protesto telgrafları gönderdi.

İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti

İzmir’de Yunanların değil de Türklerin çoğunlukta olduğunu dünya kamuoyuna basın-yayın yoluyla duyurmaya çalıştı. Batı Anadolu’daki silahlı direniş hareketlerine, silah ve cephane sağladı.

Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

Doğu Trakya’nın Yunanlara verilmesine ve Mavri Mira Cemiyetinin zararlı çalışmalarına engel olmak istedi.

Redd-i İlhak Cemiyeti

İzmir’in işgal edilmesine karşı çıktı. Bu bölgenin Türklere ait olduğunu kanıtlamak için çalışmalar yaptı.

Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Vilayeti Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti)

Erzurum Kongresi’nin toplanmasına öncülük etti. Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurulmasına engel olmaya çalıştı. Bu amaçla, bölgeden kesinlikle göç edilmemesi kararını aldı. Çıkardıkları Fransızca “Le Pays (Vatan)” ve Türkçe “Hadisat” gazeteleri ile doğu illerinin Türk yurdunun ayrılmaz bir parçası olduğunu savundu.

Milli Kongre Cemiyeti

Doktor Esat Paşa (Işık) tarafından kurulan bu cemiyet, Türkler hakkında dünyada yapılan olumsuz propagandaya basın-yayın yoluyla karşı koymaya çalıştı.

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti

Karadeniz kıyılarında hak iddia eden Pontusçu Rumlar ile Ermenilere karşı mücadele amacıyla kuruldu.

Kilikyalılar Cemiyeti

Adana ve çevresini, Fransız ve Ermeni işgallerine karşı korumak amacıyla kuruldu.

Milli Cemiyetler

Milli Cemiyetler