İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Zina Yapmamak

Aralarında evlilik bağı olmayan kimselerin cinsel birlikteliklerine zina denir. İnsan neslinin devamını
tehdit eden, bireylerin iffet ve namus değerlerini yok eden zina, tarih boyunca toplumlar ve dinler
tarafından zararlı bir davranış olarak görülmüştür. Hukuki, ahlaki ve siyasi sistemler zinaya karşı
caydırıcı tedbirler almışlardır.

İslam dini zinayı büyük günahlardan biri olarak kabul etmiştir. Zina, insanları ahlaksızlığa sevk
eder ve kul hakkına sebep olur. Bu nedenle Kur’an’ı Kerim’de insanı zinaya götürebilecek düşünce,
söz ve davranışlar yasaklanmıştır. Nitekim bu konuda şöyle emredilir: “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır, kötü bir yoldur.”

Yahudiliğe göre zina yapmak kötü ve yasak davranışlardandır. On Emir’den biri olan “Zina
etmeyeceksin!” emri her Yahudi’nin uyması gereken temel ilkelerdendir. Tevrat’ta zinanın her türlüsü
şiddetle yasaklanmış ve bunu yapanlara sert cezalar öngörülmüştür. Yine Tevrat’ta insanları
zinaya düşürecek davranışlardan sakınmak gerektiği emredilmektedir.

Hristiyanlığa göre de zina yapmak büyük bir günahtır. Hristiyanlığa göre zina yapmak haram olduğu
gibi herhangi bir kadına kötü duygularla bakmak da o kadınla zina yapmış gibi sayılmıştır. Yine
İncil’e göre bir kişinin fuhuş dışındaki bir sebepten dolayı eşini boşaması doğru değildir.

Hint dinlerinde de zina yasaklanmıştır. Evliliğe dinî ve sosyal açıdan büyük önem verilen Hinduizme
göre cinsî ihtiyaçlar meşru yollarla karşılanmalı ve zinadan uzak durulmalıdır. Budizmde ise
zina yapmamak, uyulması gereken beş temel ilkeden biridir. Bir Budist, nefsini ve bedenini kontrol
etmeli, her türlü şehvet ve kötü huydan kendini korumalıdır. Zira cinsî tatmin her türlü kötülüğün
kaynağıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir