Tarih Bilimi

Yalancı Şahitlik Yapmamak

Yalan söylememek ve yalancı şahitlik yapmamak dinlerin ortak ahlaki ilkelerindendir. Yalan, başkalarını
kandırmak amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktır. Doğruluğu emreden dinler, yalan
söylemeyi ve yalancı şahitlikte bulunmayı yasaklamışlardır. Çünkü yalan söylemek insanlar arasındaki
güven duygusunu zedeler. Yalancı şahitlik yapmak ise hem adaletin gerçekleşmesini engeller hem de
insanların mağdur olmalarına sebep olur.

İslam dini yalan söylemeyi ve yalancı şahitlik yapmayı yasaklamış ve büyük günahlardan saymıştır.
Nitekim Kur’an’da, “…Yalan sözden sakının.” diye buyrulmuştur. Yalancı şahitlik yapmanın
yasak oluşu ise Kur’an’da şöyle ifade edilmektedir: “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta
tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir
topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsizliğe
itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna
daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah’a isyandan
sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla
bilmektedir.”

Yalancı şahitlik yapmak Yahudilikte de
yasaklanmıştır. Yahudilikteki On Emir’den
biri de “Komşuna karşı yalan yere tanıklık
etmeyeceksin!” buyruğudur. Bu konuda
Tevrat’ta şöyle emredilmektedir: “Yalan haber
taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek
kötü kişiye yan çıkmayacaksınız!”

Hristiyanlıkta da yalancı şahitlik yapmak yasaklanmıştır.
Mutluluğa ulaşmanın yollarından
biri de Tanrı’nın buyruklarından olan “Yalan yere
tanıklık etmeyeceksin.” emrine uymaktır.

Hint dinlerinde de yalancı şahitlik yapmak yasaklanmıştır. Budizm’in beş ilkesinden biri de yalan
söylememektir. Budizme göre her zaman doğru konuşmak ve doğru hareket etmek insanın içine düştüğü
ıztıraptan kurtulmasını sağlar.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir