Türk Tarihi

XVII. Yüzyıl Sonrası Osmanlı Devlet Ekonomisi

XV. yüzyıla kadar ticaret yolları büyük ölçüde Osmanlı Devleti’nin kontrolü altındaydı. Coğrafî keşifler sonucu Osmanlı’nın Akdeniz ve Karadeniz’deki ticaret limanları önem kaybederken Atlas Okyanusu’na kıyısı olan Avrupa limanları önem kazanmaya başlamıştır. Ayrıca Amerika’nın altın ve gümüşünün Avrupa’ya girmesiyle birlikte Osmanlı Akçesi değer kaybetmiş, bu durum Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemiştir.

Osmanlı ekonomisinde Tımar Sistemi önemli bir yere sahipti. Bu sistem sayesinde ordunun temelini oluşturan tımarlı sipahilerin ihtiyaçları kırsal nüfustan toplanan ve yerinde harcanan kaynaklarla karşılanabiliyordu. Devlet, başlıca gelir kaynağı olan tarımsal üretimi Tımar Sistemi’yle kontrol edebiliyor, doğrudan vergi toplama yükünden kurtuluyor ve askerî harcamalara da kaynak bulabiliyordu.

XVI. yüzyılın sonlarına doğru bozulmaya başlayan Tımar Sistemi, XVII. yüzyılda da devam etmiştir. Ehil olmayan kişilere tımar verilmesi, rüşvet ve kayırmacılık gibi nedenler sistemin bozulmasına sebep olmuştur. Tımar Sistemi’nin bozulmasıyla güvenlik sorunu ortaya çıkmış, köylüler ve sipahiler toprağı bırakıp şehre göç etmişlerdir. Bu durum üretimin azalmasına ve ordunun ihtiyaçlarının merkez hazineden karşılanmasına sebep olmuş, bu nedenle bütçe açıkları artmıştır.

Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda uzun süren ve üst üste kaybedilen savaşlar nedeniyle ekonomik açıdan sıkıntılar yaşamış, devlet bütçesinde açıklar oluşmuştur. Oluşan bütçe açıklarını kapatmak amacıyla halktan yeni vergiler toplanmış, toplanan bu vergiler çeşitli isyanların yaşanmasına sebep olmuştur. Yeni vergi gelirleri de yetersiz kalınca ihtiyaçların karşılanması için kısa ve uzun vadeli borçlanma yoluna gidilmiştir. Aşağıdaki tabloda 1608-1654 yılları arasında bütçe gelir ve giderleri görülmektedir (Tablo 4.2).

Koçi Bey XVII. yüzyılda Osmanlı ekonomisinin gidişatı ile ilgili Sultan İbrahim’e sunduğu rapordaki tespitlerinden bir kısmı şöyledir: “Yöneticiler para idaresi ile daha yakından ilgilenmelidir. Çiftçi sınıfından tahsil edilen vergilerin oranı yüksektir. Reayanın güçlü olması devlet hazinesini de güçlendirecektir.”

Osmanlı Devleti, Tımar Sistemi’nin bozulmasından sonra İltizam Sistemi’ne geçmiştir. Bu sistem, devletin vergi kaynaklarının (mukataa) işletilmesinin açık artırma usulü ile belli bir süreliğine mültezim adı verilen görevlilere verilmesine dayanıyordu. İltizam Sistemi’nin amacı, hazineye hızlı nakit para girdisi sağlamaktı. Mültezimler vergi verenlere iyi davranmak ve vergi gelirlerini artırmaya yönelik çalışmalarda bulunmak zorundaydı. Aksi hâlde mültezimin mallarına el konulur ve mültezimler şiddetle cezalandırılırdı.

İltizam Sistemi’nde sık sık değişen mültezimler, fazla kâr sağlamak amacıyla vergi kaynaklarını talan etmeye başlamışlardır. Bu durumu engellemek ve vergi devamlılığını sağlamak amacıyla vergi kaynaklarının mültezimlere ömür boyu verilmesi anlamına gelen Malikâne Sistemi’ne geçilmiştir. Bu sistem ayanların güçlenmesine neden olmuş, devletin karşısında güçlü bir zümre ortaya çıkmıştır.

Giderek büyüyen askerî harcamalar karşısında Osmanlı Devleti’nin ekonomisi zor duruma düşmüştür. Bu durumdan kurtulmak isteyen Osmanlı padişahları, kendilerine tahsis edilen iç hazineden merkezî hazineye aktarmalar yapmışlar, ancak yapılan bu aktarmalar da yeterli olmamıştır. XVIII. yüzyıla gelindiğinde Osmanlı Devleti eyaletlerdeki bazı yerel güçlere iltizam vermek zorunda kalmıştır. Yerel ailelere verilen iltizamlar sonucunda bu aileler, Anadolu ve Rumeli’de merkeze karşı bağımsız sayılabilecek siyasi egemenlik alanları oluşturmuşlardır.

Osmanlı Devleti bozulan ekonomiyi düzeltmek için yeni vergiler koymuş, konulan vergileri ödeyemeyen halk köylerden şehirlere göç etmiştir. Bunun neticesinde köylerin nüfusu azalmış, şehirlerdeki nüfus artmıştır. Köy nüfusunun eksilmesine bağlı olarak tarım ürünleri ve köylülerden elde edilen vergiler de azalmıştır. Büyük şehirlerde gıda sıkıntısı yaşanmış ve işsizler ordusu ortaya çıkmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir