Osmanlı Devleti Tarihi

XIX. Yüzyılda Osmanlı Eğitim Durumu

Bugün İstanbul’da ve taşralarda medreselerde okutulan
ilimleri tamamlamış nice kemal sahipleri vardır ki henüz bir
dereceye malik olmayıp şiddetli yoksulluk içinde inlerler. Ve
nice âlim, kibarzade ve elifba bilmez cahiller vardır ki kimi büyük
müderrislerden kimi kadıların ileri gelenlerinden, belki daha
büyük kadılardan ve büyük rütbelilerden geçinir ve
faydalanırlar.

Mademki ilim, refah ve şerefe sebep değildir, niçin istek ve
tahsili için senelerce zahmet çekmeyi seçsin? Bundan dolayıdır
ki iki yüz seneden beri bizde din âlimleri azalmaktadır. Bu
sebeple mahkemeler esefle karşılanacak durumdadır. Yine bu
sebepledir ki devletimiz dahi zaaf ve gerileme içindedir.
Gelelim şu ilahî ilimleri tahsil
etmenin sonuçlarına: Bizde bir çocuk
beş altı yaşında mahalle mektebine
verilir. Elifbadan başlar. Birkaç aydan
sonra önüne ebcet çıkar ki ne
olduğunu ne hoca efendi bilir ve ne
de bir kimse anlar.

Bu gibi ilim sahiplerine Elcevaib
gibi Arapça bir gazete verilse lügate
iki saat bakıp düşünmeyince bir
anlam çıkaramazlar. Fıkıh ilmine ait
bir mesele sorulsa cevap vermekten
aciz kalıp “Bizim fıkıhla sürekli bir
uğraşımız yoktur.” derler. Akait
üzerine bir bahse girişilse eline bir
taassup siperi alıp her sözde
hasmını dinden çıkararak susturmaya çabalarlar. Kur’an-ı
Kerim’den bir ayetin manası sorulsa Kadı Efendi’ye müracaat
yolunu gösterirler. Politikadan söz açılsa dünyada İngiltere,
Amerika, Japonya ve Fas gibi diyarlar ve memleketler
olduğunu hayretle duyarlar. Dostlarından birine Türkçe bir
mektup yazmak gerekse şuna buna yalvarırlar.

Avrupa devletlerinde eğitim sistemi böyle değildir. Bir çocuk
okula gidip alfabeyi söker sökmez hem okumayı hem de ileride
göreceği ilimlerin giriş konularını öğreniyor. Mesela coğrafya,
tabiatın sırları ve tarih gibi ilimlerin kolay meselelerini dahi
öğreniyorlar. Bizimkilerin on beş yaşında olanlarında bile
Türkçe iki satır yazabilen veyahut Takvimivakayi’yi okuyan az
bulunur.

Şimdi böyle kalıp batalım mı? Yoksa diğer milletler nasıl
ilerliyorsa biz de o yolda çalışıp yürüyelim mi? Bu ana kadar
tuttuğumuz yol bizi şu bulunduğumuz seviyeye düşürdü.
Bundan böyle daha da aşağı seviyeye düşeceğimize başka
delil ister mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir