İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Veda Hutbesi

“Hamd ve şükür Allah’a mahsustur; biz O’na hamdeder, O’ndan yardım talep eder,
affımızı ondan diler ve ona yöneliriz. Nefislerimizin şerlerinden, hareket ve
fiillerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi doğru yola iletirse
o kimse için sapıklık olamaz; kimi sapıklığa sevkederse o kimse için doğruyola
sevkeden kalmamıştır: Allah’tan başka ilah olmadığına, Onun Tekliğine ve bir
denginin bulunmadığına şehadet ederim. Yine şehadet ederim ki Muhammed O’nun
kulu ve elçisidir. Ey Allah’ın kulları! Sizlere Allah’tan korkup çekinmenizi
tavsiye ve sizi O’na itaatte bulunmaya teşvik ederim. Bu suretle en iyi ve
hayırlı olan bir şey ile sözlerime başlamak istiyorum: O halde ey insanlar! Size
açıkladığım şeyleri dinleyin! Zira bilmiyorum, bu yıldan sonra bulunduğum bu
yerde belki de sizlerle tekrar buluşamayacağım.

Ey insanlar! Kanlarınız (hayatınız), mallarınız, haysiyet ve şerefleriniz,
Rabbinizle buluşacağınız güne kadar, bu yerde (Mekke), bu ayda (Zilhicce), bu
günün mukaddes olması gibi mukaddes ve mükerremdir. Dikkat edin! Tebliğ ettim
mi?.. Ey Allah’ım Sen şahit ol!

Emanet olarak eli altında bir şey bulunduran kimse, onu kendisine emanet etmiş
olan şahsa iade etmelidir.

Gerçekten (artık) Câhiliyye Devrinde mevcut ribâ kaldırılmıştır; şu kadan var ki
(borç olarak verdiğiniz) sermayeleriniz sizindir; (bu suretle) ne zulmedecek ve
ne de zulm edileceksiniz. Allah (bundan böyle) ribâ’mn olmayacağına hükmetti.
Kaldırdığım ilk ribâ, amcam Abbas b. Abdülmuttalib’in ribâsıdır.

Ve yine Câhiliyye Dönemi kan davaları kaldırılmıştır; (kaldıracağım) ilk kan
davası (yeğenim) Âmir b. Rebîa b. Hâris b. Abdülmuttalib’in kan davasıdır:

Câhiliyye Dönemi’nin (Mekke şehri ile ilgili) hükümet vazifeleri kaldırılmıştır.
Kâ’be Muhafızlığı (sidâne) ve hacıların su işleri (sikâye) vazifesi bundan
müstesnadır, Kasden adam öldürme kısas ile cezalandırılır: Taş ve sopa ile
öldürme gibi, şüpheli kasıt hallerinde yüz deve (kan diyeti)’dir. Daha fazlasını
isteyen kimse, Câhiliyye devri insanlanndandır. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?..
Ey Allah’ım Sen şahid ol!

O halde ey insanlar! Gerçekten şeytan, sizin bu ülkenizde kendisine tapılmaktan
ümidini kesmiş bulunuyor. Fakat o, bunun dışındaki iş ve hareketlerinizden
ehemmiyetsiz saydıklarınızda, kendisine tâbi olunmaktan hoşnut olacaktır.

Ey insanlar! “Nesî” usûlünü (yani Haram Aylar’dan olan mukaddes aylara bunun
dışından bir ay ilavesi usûlünü) tatbik etmek küfürde aşın gitmektir; kâfirler
bununla sapıtmışlardır Onlar bu bir aylık (zamanı) bir sene kutsiyetsiz (yani
Haram Aylar dışı, alelâde bir ay), diğer bir sene de haram (yani, Haram Aylara
dahil, mukaddes bir ay) sayarlar, gayeleri, Allah’ın Haram Aylar’dan saydığı
(aylann) birbiri arkasına akışım görünüşte muhafaza etmek ve Allah’ın Haram
Aylar dışı saydığı aylan bunun içinde (yani mukaddes) gibi göstermektir.

Bu suretle onlar, Allah’ın helal ettiği şeyi haram hale getirmiş oluyorlar,
Şimdi zaman (yani takvim), Allah’ın yeri ve semâvâtı yarattığı gündeki durumuna
rucû etmiş bulunuyor (yani Nesî tatbik edilen sene ile, nesîsiz aylar birbiri
üzerine çakışmış, diğer bir ifadeyle kamerî takvim, nesî ameliyesine ihtiyaç
göstermeksizin o yıl tam güneş takvimindeki aylar üzerine intibak edip
oturmuştu), “Gerçekte Allah indinde, yeri ve semâvâtı yarattığı günde takdir
ettiğine göre, ayların sayısı on ikidir, Bunlardan dördü haram aylardır”; bu
dördün üçü birbiri arkasına gelir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, dördüncüsü Mudar
kabilesinin Receb ayıdır ki bu, Cemâziyelâhir ile Şa’bân ayı arasında bulunur,
Dikkat edin! tebliğ ettim mi?

Ey Allah’ım Sen şahit ol!

O halde ey insanlar! Hanımlarınızın sizin üzerinizde hakkı bulunduğu gibi sizin
de onlar üzerinde hakkınız vardır: Sizin onlar üzerinizdeki hakkınız, sizden
başka bir erkeğe döşeğinizi çiğnetmemeleri ve sizin hoşlanmadığınız herhangi bir
kimseyi, izninizle olması müstesna evlerinize sokmamalarıdır. Kadınlara en iyi
bir tarzda davranıp muamelede bulununuz; çünkü onlar sizin himaye ve muhafazanız
altına girmiş kimselerdir, Sizler onları Allah’ın bir emaneti olarak almış
bulunuyorsunuz, Onlara “Allah’ın adıyla” helalinden yaklaşın, Kadınlar hususunda
Allah’dan korkup çekinin ve onlara karşı en iyi bir tarzda davranıp muamele
edin! Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?,, Ey Allah’ım Sen şahit ol! Ey İnsanlar!
Müminler kardeştir. Bir kimse için kardeşinin malım (yemek) onun tam rızasın
elde etmedikçe helal olmaz, Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?,, Ey Allah’ım Sen
şahid ol! Benden sonra küfre sapıp birbirinizi boğazlar hale gelmeyin, Dikkat
edin! Tebliğ ettim mi?,, Ey Allah’ım Sen şahit ol! “Ey İnsanlar! Rabbiniz bir,
atamz birdir, Hepiniz Âdem’den türemiş bulunuyorsunuz, Âdem ise topraktan
yaratılmıştır: Allah indinde en mükerrem ve makbul olanınız, O’ndan korkup
çekineninizdir. Bir Arabın Arap olmayan üzerinde bir üstünlüğü yoktur; (varsa)
bu, takvâ yönündendir, Dikkat edin ! Tebliğ ettim mi?,, Ey Allah’ım Sen şahit
ol!

Kendisini dinleyen müminlerin “Evet” demeleri üzerine Hz, Peygamber şöyle devam
etti: “Burada bulunanlar bulunmayanlara bu sözlerimi bildirsinler!,, Ey
İnsanlar! Allah muhakkak ki her vârisin mirastan olan hissesini tayin ve tesbit
etmiştir, O halde bir vasiyet, her hangi bir vâris lehine olmak üzere, diğer
vârislerin mahfuz hisse hudutlarım, aşamaz, Mirasçılardan başkası için yapılan
bir vasiyet, miras olarak kalan mallar toplamımn üçte birinden fazla olamaz,
Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa oraya aittir. Babasından başka bir kimseye
mensubiyet iddiasında bulunan, yahut (kendisini himaye altına almış olan)
efendisinden başkasını efendi edinenin üzerine Allah’ın, meleklerin ve bütün
insanlann laneti olsun!.. Böyle bir insanın ne nâfile ibadetleri (sarf) ve ne de
farz ibadetleri (adl) kabul olunacaktır, Ve’sselâmü aleyküm.


İbrahim SARIÇAM, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, s. 389-393.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir