Türk Göçleri

Türklerin İlk Anayurdu

Türklerin ilk ana yurtları Orta Asya’dadır. Orta Asya, doğuda Kingan Dağları’ndan, batıda Hazar Denizi ve İtil boylarına, güneyde Hindikuş ve Karanlık Dağlarından kuzeyde Sibirya’ya kadar uzanır. Bu geniş alanda Türklerin ilk ana yurtları; Altay-Sayan Dağları’nın kuzeybatısı, Tanrı Dağları’nın kuzeyi, Aral Gölü’nün çevresi ve Hazar Denizi’nin doğusu arasında kalan bölgedir.

Orta Asya, geniş bozkırların ve çöllerin bulunduğu bir bölgedir. Altay , Ötüken , Sayan bölgenin en önemli dağlarıdır. Bu bölgede Amuderya (Ceyhun), Siriderya (Seyhun), Orhun, Selenga ve İrtiş ırmakları vardır. Karasal iklimin hüküm sürdüğü Orta Asya’da kışlar soğuk, yazlar sıcak ve kuraktır.

Eski Türk toplumları insan türünün yer yüzündeki en eski izlerine rastlanan bir bölgede ortaya çıkmışlardır. Tarihçiler arasında genel kabul gören görüşe göre; Türklerin ana yurdu Orta Asyadır.

Daha belirgin olarak Türklere Çin’in kuzeyinde, bugünkü Moğolistan ya da Altın ve Altay dağları gibi yüksek dağların çevrelediği Gobi ve Lob-Nor gibi çöllerden oluşan yüksek Asya’da rastlanmaktadır. Bununla birlikte Tarihlerinin bir çok anında “anayurt“larının çok ötelerinde; Çin seddinden başlayarak Tuna kıyılarına kadar Asya ve Avrupa kıtalarında hatırı sayılır genişlikte bir alana egemen olmuşlardır.

Türklerin Ana Yurdu

Çin seddini sık sık aşarak, bazen bir yüzyılı aşan bir süre orada devletler kurdukları görülmüştür. Gerçi saldırgan Türk azınlıkları büyük Çin dünyasında çoğu kez kendilerini yitirip özümseniyorlardı. Ama askerî açıdan yine de bu çapta bir imparatorluğun, Türk komşuları karşısında çaresiz kalışı anlamlı olsa gerek. Bu kıtalararası hareketlilik ister istemez halklar ve kültürler arası bir alış veriş ve iletişime yol açmaktadır.

Böylece Türkler göçmenlikleri dolayısıyla hem halktan halka dinler, düşünceler, değerler taşımakta hem de bu taşıdıklarından etkilenmektedirler. Belki ele göçmenliğin kararsız, değişken ve uçarılığından olacak Asya Türklerinin komşularının din, düşünce ve geleneklerine açık bir halk olduğu dikkati çekiyor. Daha sonra da görüleceği gibi din, abc, hatta dil değiştirmek Türkler için olağan şeylerdir.

Bu her an kımıldayan, yerinde duramayan, canlı insanların; doğadan, topraktan, iklimden esinlenmedikleri düşünülebilir mi?

Asya yaşamının bir kaç verisi hatırlatıldığında doğa ve tarihin nasıl acımasız bir çevre oluşturdukları ve insanların bu çevreden olsa olsa askerîlik gibi canlı kalmayı yaşamın ilk ve son ilkesi yapan bir yaklaşımla ayakta kalabilecekleri anlaşılabilir. Burada söz konusu olan doğal ayıklanmayı sonradan haklı çıkarma çabası değildir. Yaşanmış gerçeği öncelikle anlamaya çalışmaktır. Bir defa gerçeğin kendisi acımasızdır.

Kışın kavurucu soğuğun (—40) yazın boğucu sıcağın (+40) egemen olduğu, otlakların kısa sürdüğü dolayısıyla başlıca geçim kaynaklarından olan hayvancılığın bile nasıl insanları otlak savaşından yaşam savaşma ve en sonunda doğrudan doğruya savaşa sürükleyişinin anahtarlarından birini oluşturduğu kolayca anlaşılır. İnsana düşmanca karşı duran bu iklim, bu toprak yetmiyormuş gibi bir de çölleşme ve kuraklık derdi vardır. Bu dönemde doğa tarihinin sonu ile insan tarihinin başı dramatik bir biçimde bağlanmaktadır. Thetys okyanusu çekilip yok olmaktadır. Boz kum yeşil bitkinin, gür ormanın üzerine yürümektedir. Av hayvanları bile yok olmaktadır. Bu çetin doğal çevre asya insanın ya yerinden yurdundan kaçmaya zorlamaktadır ya da birbirlerini yok etmeye yöneltmektedir. Acımasız bir insan ve doğa seçimi ancak en güçlülerin yaşamasına izin vermektedir. Bu ortamda askerîlik yaşam kavgasının en yalın ve en çıplak biçimini örnekleştirecektir.

Tarihi kaynaklarında gösterdiği gibi Türklerin Ana Yurdu neresidir sorusuna net bir cevap olarak Orta Asya denilebilir.

Türklerin ilk ana yurdu Orta Asya’dır. Orta Asya etrafı dağlarla çevrili geniş düzlüklerden ve yüksek platolardan oluşan geniş bozkırların ve çöllerin bulunduğu bir bölgedir. Altay, Ötüken ve Sayan Dağları bölgenin en önemli dağlarıdır.  Sert Karasal iklimin görüldüğü  Orta Asya’da kışlar soğuk, yazlar sıcak ve kuraktır.

Orta Asya’nın

  • kuzeyinde Sibirya
  • batısında Hazar Denizi ve Itil boyları
  • doğusunda Kingan Dağları
  • güneyinde de Hindikuş ve Karanlık Dağları yer almaktadır.

Bu geniş alanda Türkler ilk olarak Altay-Sayan Dağları’nın kuzeybatısı, Tanrı Dağları’nın kuzeyi, Aral Gölü’nün çevresi ve Hazar Denizi’nin doğusu arasında kalan bölgede yaşamışlardır.

Orta Asya’nın karasal bir iklime sahip olması ve bölgenin coğrafi özelliği Türklerin hayvancılıkla uğraşmalarında ve yarı göçebe bir hayat yaşamalarında etkili olmuştur. Bu durum ise Türklerin mücadeleci bir karaktere sahip olmasına ortam hazırlamıştır.

Orta Asya Türk Göçleri

Orta Asya Türk Göçlerinin Sebepleri ve Sonuçları

Türk tarihine baktığımızda Türklerin geniş bir alanda yaşadıklarını anlaşılmaktadır. İlk yurtları Orta Asya olan Türkler, çeşitli nedenler sonucu MÖ. 2000 yıllardan başlayarak MS. 11. yüzyıla kadar Asya, Afrika ve Avrupa kıtasının değişik yerlerine göç etmişlerdir.

Orta Asya Türk Göçlerinin Sebepleri

 a) Ekonomik Faktörler:

  • Nüfusun artması sonucu yaşanılan toprakların artan nüfusun ihtiyacını karşılamada yetersiz kalması.
  • Hayvan hastalıkları.
  • Tarım alanlarının daralması.

b) Siyasi ve Sosyal Faktörler:

  • Türk boyları arasındaki siyasi antlaşmazlıklar.
  • Çin, Kitan ve Moğol baskıları.
  • Türk boylarının bağımsızlık duygusu.
  • Yeni yurtlar edinme düşüncesi.
  • Boylar arası yakınlık. Göç eden bir boyu diğerinin takip etmesi.

c) İklim Değişikliği ve Coğrafi Faktörler

  • Kuraklık, su kaynaklarının azalması.
  • Aşırı sıcak ve soğuklar.
  • Otlak ve meraların azalması.

Orta Asya Türk Göçlerinin Sonuçları

  • Göçler sonucu Türk kültürü ve medeniyeti geniş bir alana yayılmıştır.
  • Yerleştikleri topraklarda yerli halk ile kaynaşıp yeni kültürlerin doğmasına ortam hazırladılar.
  • Değişik adlarla devlet kurdular. Yaşadıkları yerlerin isimlerini Türkçeleştirdiler.
  • Çevre toplumları askeri, kültürel, idari ve ekonomik alanda etkilediler.
  • Bazı Türk boyları milli benliklerini kaybetti. ( Macarlar, Bulgarlar vb.)
  • Dünya tarihine yön veren önemli olaylara zemin hazırladılar. (Kavimler Göçü)

Bir cevap yazın