Kategori: Türk Tarihi

Türklerin Ana Yurdu – Anavatanı Neresidir?

- 06 Mar 18

Eski Türk toplumları insan türünün yer yüzündeki en eski izlerine rastlanan bir bölgede ortaya çıkmışlardır. Tarihçiler arasında genel kabul gören görüşe göre; Türklerin ana yurdu Orta Asyadır.

Daha belirgin olarak Türklere Çin’in kuzeyinde, bugünkü Moğolistan ya da Altın ve Altay dağları gibi yüksek dağların çevrelediği Gobi ve Lob-Nor gibi çöllerden oluşan yüksek Asya’da rastlanmaktadır. Bununla birlikte Tarihlerinin bir çok anında “anayurt“larının çok ötelerinde; Çin seddinden başlayarak Tuna kıyılarına kadar Asya ve Avrupa kıtalarında hatırı sayılır genişlikte bir alana egemen olmuşlardır.

Türklerin Ana Yurdu

Türklerin Ana Yurdu

Çin seddini sık sık aşarak, bazen bir yüzyılı aşan bir süre orada devletler kurdukları görülmüştür. Gerçi saldırgan Türk azınlıkları büyük Çin dünyasında çoğu kez kendilerini yitirip özümseniyorlardı. Ama askerî açıdan yine de bu çapta bir imparatorluğun, Türk komşuları karşısında çaresiz kalışı anlamlı olsa gerek. Bu kıtalararası hareketlilik ister istemez halklar ve kültürler arası bir alış veriş ve iletişime yol açmaktadır.

Böylece Türkler göçmenlikleri dolayısıyla hem halktan halka dinler, düşünceler, değerler taşımakta hem de bu taşıdıklarından etkilenmektedirler. Belki ele göçmenliğin kararsız, değişken ve uçarılığından olacak Asya Türklerinin komşularının din, düşünce ve geleneklerine açık bir halk olduğu dikkati çekiyor. Daha sonra da görüleceği gibi din, abc, hatta dil değiştirmek Türkler için olağan şeylerdir.

Bu her an kımıldayan, yerinde duramayan, canlı insanların; doğadan, topraktan, iklimden esinlenmedikleri düşünülebilir mi?

Asya yaşamının bir kaç verisi hatırlatıldığında doğa ve tarihin nasıl acımasız bir çevre oluşturdukları ve insanların bu çevreden olsa olsa askerîlik gibi canlı kalmayı yaşamın ilk ve son ilkesi yapan bir yaklaşımla ayakta kalabilecekleri anlaşılabilir. Burada söz konusu olan doğal ayıklanmayı sonradan haklı çıkarma çabası değildir. Yaşanmış gerçeği öncelikle anlamaya çalışmaktır. Bir defa gerçeğin kendisi acımasızdır.

Kışın kavurucu soğuğun (—40) yazın boğucu sıcağın (+40) egemen olduğu, otlakların kısa sürdüğü dolayısıyla başlıca geçim kaynaklarından olan hayvancılığın bile nasıl insanları otlak savaşından yaşam savaşma ve en sonunda doğrudan doğruya savaşa sürükleyişinin anahtarlarından birini oluşturduğu kolayca anlaşılır. İnsana düşmanca karşı duran bu iklim, bu toprak yetmiyormuş gibi bir de çölleşme ve kuraklık derdi vardır. Bu dönemde doğa tarihinin sonu ile insan tarihinin başı dramatik bir biçimde bağlanmaktadır. Thetys okyanusu çekilip yok olmaktadır. Boz kum yeşil bitkinin, gür ormanın üzerine yürümektedir. Av hayvanları bile yok olmaktadır. Bu çetin doğal çevre asya insanın ya yerinden yurdundan kaçmaya zorlamaktadır ya da birbirlerini yok etmeye yöneltmektedir. Acımasız bir insan ve doğa seçimi ancak en güçlülerin yaşamasına izin vermektedir. Bu ortamda askerîlik yaşam kavgasının en yalın ve en çıplak biçimini örnekleştirecektir.

Tarihi kaynaklarında gösterdiği gibi Türklerin Ana Yurdu neresidir sorusuna net bir cevap olarak Orta Asya denilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR