Türk Tarihi

Türklerde Bilim

İlk Türklerin yaşadıkları bölgelerde yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan
çeşitli kaplar, giysi, takı ve hayvan kalıntıları eski dönemlerden itibaren onların
bazı basit tekniklerle kimya, ilaç yapımı, veterinerlik ve tıp ile ilgili bilgilere sahip
olduğunu göstermiştir.

Türklerin bilimsel çalışmaları geliştirmesinde belirleyici unsur diğer
alanlarda olduğu gibi yaşam tarzıdır. Konargöçer bir hayat sürdüren Türkler yer
değiştirmek, yerleşik hayata geçtiklerinde de tarımsal faaliyetlerini gerçekleştirmek
için astronomi bilimine ilgi duymuşlardır. Güneş ve Ay’ın hareketlerini
izlemişler, Venüs ve Merkür gezegenlerinin varlığını tespit ederek onları sabah
yıldızı ve akşam yıldızı olarak adlandırmışlar ve yıldızlara bakarak yön tayin
etmeye çalışmışlardır. Bugün “Nevruz Bayramı” olarak kutlanan gün,
Dünya’nın kendi ve Güneş etrafındaki hareketlerinin gözlenmesiyle tespit
edilmiştir. Orta Asya’da yaygın olarak kullanılan “On İki Hayvanlı Türk
Takvimi”
ni ilk kez Türkler düzenlemiştir.

İpek Yolu güzergâhındaki bölgelerde yerleşmiş olan Türklerin önemli
geçim kaynaklarından biri de ticaret olmuştur. Bu yüzden
Türkler matematikle ilgilenmişlerdir. Erken tarihlerden
itibaren on tabanlı (desimal) sistemi kullanmış, bu
sistemle çeşitli matematik işlemlerini de
yapmışlardır. Genel olarak Türklerdeki matematik
bilgisi günlük hayatta kullanılan dört
işlemden ibaretti. Türkler ağırlık ve uzunluk
ölçüleriyle ilgilenmiş olup takas alış verişine
uygun belli birim ölçülerini kullanılmışlardır.
Zaman içinde bazı ağırlık ve uzunluk
ölçüleri ile para birimlerinin kullanıldığı
hukuk metinlerinden anlaşılmaktadır.

Türkler madenleri bıçak, kama, kap
kacak, süs vb. eşya yapımında kullanmışlardır.
Türklerin kullandıkları ilk maden olan
bakırın alaşımlarından tunç ya da bronz
elde etmişlerdir. Kök Türkler Dönemine
yönelik yapılan araştırmalar neticesinde
demirin eritilmesinin bilindiği, aynı zamanda
çelikten çeşitli silahlar yapıldığı anlaşılmıştır.
Çin kaynaklarından Uygurların maden kömürü
kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca Uygurların,
nişadır ticareti yaptıkları, boraks elde ettikleri bakırcılık
ve kuyumculukta bir hayli ileri oldukları çeşitli kaynaklarda yer
almıştır.

Türkler tıp alanında çalışmalar yapmışlardır. Genel
olarak erken dönemlerde basit yara, kırık, çıkık vb.
tedavisi şeklinde görülen tıp bilgisi, zaman içinde çok
hızlı olmasa da belli bir çizgide gelişim göstermiştir.
“Otacı” adı verilen şifacılar halkın tedavisinde görev
almıştır.

Uygurlar tıp alanında, diğer Türklerden daha ileriye
gitmişlerdir. Hint ve Çin uygarlıklarına ait tıp bilgisinden
de çeviriler yapmışlar, cerrahi müdahale yerine ilaçla
tedaviyi tercih etmişlerdir. Bu yüzden eczacılıkta gelişen
Uygurlar, çeşitli bitkisel ve hayvansal ürünlerden ilaçlar
yapmışlardır. Onlardan günümüze kadar gelen bir tıp
kitabında; baş ağrısı, göz, kulak, burun ve zihin hastalıkları
gibi birçok hastalık hakkında bilgi bulunmaktadır.
Ayrıca Uygurlar, Çinlilerde görülen akupunktur
benzeri bir tedaviyi de uygulamışlardır.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir