Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

Türkiye’de Radyo Yayıncılığının Kuruluşu ve Gelişimi

Türkiye’de radyo yayıncılığı özel bir şirket olan Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi (TTTAŞ) tarafından 1927’de başlatıldı. Başlangıçta yalnızca bir eğlence aracı olarak topluma sunulan radyo, sonraki süreçte kültür ve sanatın geliştirilmesi, halkın eğitimi, ulusal bilincin aşılanması gibi millî rolleri de üstlendi.

1930’ların ikinci yarısından 1940’ların ortasına kadar yaşanan süreç devletin kitle iletişim araçlarından etkin olarak yararlanmak istediği yıllar oldu. II. Dünya Savaşı’nda insanların siyasi gelişmeleri takip etme isteği radyonun yaygınlaşmasını sağladı. Ülkemizde ilk olarak Ankara Radyosu 1943’ten sonra düzenli yayınlara başladı. Üstüne bir dantel örtü serilmiş lambalı radyolar, kentli evlerin başköşelerine kuruldu. Yaşanan teknolojik gelişmelerle radyonun eğlendiren ve müzik sunan işlevi ön plana çıktı.

1940’ların ikinci yarısından itibaren devlet radyolarının dışında da radyo istasyonları kurulmaya başlandı. 1945’te kurulan İstanbul Teknik Üniversitesi Radyosu bunların ilkidir. II. Dünya Savaşı sonrası başlayan Batı Bloku içinde yer alma çabası yayıncılığı da etkiledi. Radyo giderek daha fazla yaygınlaştı, kentlerden köylere hemen her kesimden insanın daha rahat eriştiği bir araç konumuna geldi.

Türkiye’de radyo yayıncılığının başlamasıyla birlikte radyo programlarında halk müziği örnekleri, bireysel faaliyetler çerçevesi içinde düzensiz bir biçimde yer buldu. Radyolarda halk müziği eserlerinin icrası, İstanbul Radyosunda Tamburacı Osman Pehlivan tarafından Rumeli türküleri ile başladı. 1938’de Ankara Radyosunda Sadi Yaver Ataman, gerçekleştirdiği açıklamalı halk müziği programlarında anonim ve âşık edebiyatı ürünlerine yer verdi. 1940’ta Vedat Nedim Tör’ün Ankara Radyosunun müdürü olması, radyo programlarının yeniden yapılandırılmasını sağladı. Bu doğrultuda 1941’de Mesut Cemil yönetimindeki Klasik Türk Müziği Korosu radyonun ilk düzenli halk müziği programlarını yaptı.

Bir Türkü Öğreniyoruz adı verilen bu programlar, Muzaffer Sarısözen’in şefliği ve repertuvar hocalığı doğrultusunda faaliyetini sürdürdü. Bu programlar klasik Türk müziği sanatçılarının halk müziği alanında eğitilmesini sağladığı gibi, Yurttan Sesler Korosunun kurulmasına da zemin hazırladı. 1947’ye gelindiğinde ismini Vedat Nedim Tör’ün verdiği Yurttan Sesler Korosu Muzaffer Sarısözen’in şefliğinde müstakil olarak kuruldu. Yurttan Sesler programlarında halk müziği derleme çalışmaları dinleyicilere sunuldu. Halkın büyük bir ilgi ve beğeniyle takip ettiği bu programlardaki anonslar Muzaffer Sarısözen tarafından yapıldı. Sarısözen anonslarında türküleri yöresi, kaynak kişisi ve icra edecek sanatçıyla birlikte söyledi. Davetliler önünde radyo konserleri yapılmaya başlandı. Münir Nurettin Selçuk, Ankara Radyosunun 1 numaralı stüdyosunda konserler verdi. Ankara Radyosu klasik müzik icralarını da canlı olarak yayımladı. Münir Nurettin, beş yıl içinde alaturkanın (Türk müziği) en seçme eserlerini okuduğu on beş taş plak doldurdu. Ankara Radyosunda günün popüler parçalarını okuyan Sevinç Tevs (Görsel 2.45) radyonun yıldızı lakabıyla tanındı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir