Türk Tarihi

Türkiye Selçuklu Devleti’nin Dağılma Dönemi

I. Alâeddin Keykubad ölünce yerine II.Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıktı. II.Gıyaseddin Keyhüsrev, Selçuklu tahtına çıkmasında önemli rolü olan Sadettin Köpek ve yandaşlarının etkisinde
kaldı. Vezir Sadettin Köpek, kendi karşıtlarını ortadan kaldırmak için onlara karşı sultanı sürekli kışkırttı. Onun etkisinde kalan sultan, birçok devlet adamı ve komutanı ortadan kaldırdı.

Türkiye Selçuklu Devleti, Babaîlerin isyanını çok zor bastırmıştı. Selçuklu Devleti’nin güçsüzlüğünü gören Moğol ordusunun komutanı Baycu Noyan Erzurum’u ele geçirip yağmaladı (1242). Bu olay üzerine II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Moğol saldırılarına karşı Eyyûbiler ve diğer hükümdarlarla birlikte hareket etmek için çalışmalar yaptıysa da başarılı olamadı. Sultanın Sivas’ta olduğunu haber alan Baycu Noyan da buraya hareket etti. Selçuklular, Sivas’ın seksen kilometre kadar doğusunda bulunan Kösedağ mevkiinde ordugâh kurdu. Burası askerî bakımdan savunması kolay bir yerdi.

1206 yılında Moğol kabilelerinin kağanlığına getirilen Cengiz Han, sınırları doğuda büyük okyanustan batıda Anadolu’ya, kuzeyde Sibirya’dan güneyde Himalaya dağlarına kadar uzanan büyük bir
imparatorluk kurdu. 1218 yılında Harzemşahlar Devleti yle başlayan anlaşmazlık iki devlet arasında savaşa dönüştü. Moğol ordusunun Harzem ülkesine girmesiyle başlayan istila hareketi kısa sürede genişledi. Cengiz Han’ın 1227 yılında ölümüyle birlikte kurmuş olduğu imparatorluk çocukları arasında dörde bölündü. Cengiz Han’ın ölümünden sonra İran’da kurulan devletlerden biri olan İlhanlılar Türkiye Selçukluları döneminde Anadolu üzerinde de egemenlik kurmuştur.

Baycu Noyan, Kösedağ Savaşı’ndan sonra Selçuklu ordusunu takip amacıyla Sivas’a doğru ilerledi. Sivas kadısı Moğollara karşı koyulamayacağı düşüncesiyle şehrin ileri gelenlerini teslim
olmaya razı etti. Yapılan anlaşmaya göre Sivaslılar hayatlarını, mallarını ve paralarını kurtaracaklardı. Baycu Noyan şehri teslim alınca Erzincan kapısı hariç bütün kapıların kapatılarak üç gün
yağma edilmesine izin verdi. Selçukluların önemli bir askerî üssü olan Sivas’taki bütün savaş aletlerini, makineleri ve silahları yaktırarak surların bir kısmını tahrip ettirdi. Moğollar, Sivas’tan sonra Kayseri üzerine de yürüdüler. Şehir halkı, surları ve burçları tamir ederek Moğolları beklemeye başladı. Moğollar Kayseri’ye gelince varoşları işgal edip yağmadılar. Şehrin kapılarını ve kilitlerini gürzle kıran Moğol askerleri şehrin içine dalarak kaleyi ele geçirdiler. Moğollar, şehrin bütün servet ve hazinelerini yağmaladılar. Şehrin saray, köşk ve güzel evleri, surları yakılıp yıkıldı. Şehir, harabeye çevrildikten sonra binlerce insan öldürüldü.

Moğollar Kayseri’den sonra Erzincan’ı da kuşatarak şehri ele geçirdiler. Yağma ve katliamlardan sonra şehir, tamamıyla harap oldu. Moğollar arasında şiddetiyle ünlü olan Baycu Noyan, kolayca
kazandığı Kösedağ zaferiyle Selçuklu ordusunun zayıflığını görüp bazı şehirleri tahrip, yağma ve savaşsız teslim aldığından, ikinci bir seferle Anadolu’nun istilasını tamamlamak düşüncesiyle karargâhına döndü.

Kösedağ yenilgisinden sonra Türkiye Selçuklu Devleti Moğollara yıllık vergi vermek şartıyla barış antlaşması imzaladı. Böylece Türkiye Selçukluları Moğol hâkimiyetine resmen girmiş oldu. Selçuklulara bağlı olan Çukurova Ermenileri ve Trabzon İmparatorluğu da Moğollara bağlandılar. Moğolların Anadolu’yu tahrip etmeleri ve ağır vergiler nedeniyle ticaret geriledi .Birçok Türk şehrindeki bilim ve kültür faaliyetleri durdu. Türkmenler, Moğol baskısından uzak olan Türkiye’nin batı bölgelerine göç ettiler. Buraların Türkleşmesini sağladılar. Türkiye Selçuklu Devleti’nin otoritesi zayıfladıkça Türk beyleri, Türkiye Selçuklularından ayrılarak bağımsız devletler kurdular.

Ayrıca Bakınız: Sadeddin Köpek 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir