Türk Tarihi

Türk-İslam Devletlerinde Vergi Sistemi

İlk Türk devletlerinde olduğu gibi Türk-İslam devletlerinde de vergiye önem
veriliyor ve toplanan vergiler önemli gelir kaynağı oluşturuyordu. Türk-İslam
devletlerinde uygulanan İslam hukuku, vergi sisteminin oluşumunda da etkili
olmuş ve vergi sistemi, bu doğrultuda şekillenmiştir. İslam vergi hukukunda
zekât, Müslüman halktan, belli bir sayıda hayvanı, değerli maden ve ticari
eşyası olan kişilerden 1/40 oranında alınırdı. Öşür Müslümanlardan,
haraç ise gayrimüslim halktan yetiştirdiği ürün üzerinden alınıyordu.
Cizye ise devletin koruması karşılığında askerlik çağındaki
gayrimüslim halkın erkeklerinden alınan bir vergiydi. Çocuklardan, kadınlardan, ihtiyarlardan ve din adamlarından bu vergi alınmazdı.

İktisadi teşkilatlanmanın da temeli olan ikta sistemiyle
zirai vergiler hazineye girmeden sipahilerin maaşlarını
karşılıyordu. Vergiye esas olan toprak birimine çift-i avâmil
deniyordu. Çift başına yıllık vergi 1 dinardı. XII. yüzyılda bu
tür vergiler Anadolu’da nakden toplanıyordu. Ayrıca bağlı
devlet ve beyliklerin ödediği vergiler, kervanlar, çeşitli iş kolları, tüccarlar ve pazarlardan (bac) alınan vergiler
devletin önemli gelir kaynaklarını oluşturuyordu. Yol,
köprü yapımı ve bakımı veya herhangi bir sosyal hizmetle
meşgul olan köylerden bazı vergiler alınmazdı.

Türk-İslam devletlerinde vergi sistemine ilişkin bu
uygulamalar daha sonra Osmanlı Devleti Döneminde daha
da geliştirilerek uygulanmaya devam etmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir