Türk Tarihi

Türk-İslam Devletlerinde Eğitim Anlayışı

Karahanlılar Dönemi Türk eğitim tarihinde bir dönüm noktası oldu. İlk Türk
devletleri döneminde dağınık bir şekilde verilen eğitim, bu dönemde belli bir
plan ve program çerçevesinde verilmeye başlandı. Eğitimin tüm toplum
kesimleri için gerekli olduğu görüşü yaygınlık kazandı. Bu doğrultuda eğitimde
yöntem ve teknikler belirlendi. Eğitim bir bütün olarak düşünülerek kurumsallaşmaya
gidildi. Türk geleneğindeki “eğitime önem verme” bu dönemde devam
ettirildi. Devlet adamlarının bilim insanlarının eğitim konusundaki önerilerini
dikkate almaları, Türk-İslam dönemi eğitim çalışmalarını ileri boyutlara taşıdı.
Ayrıca bilim ve kültüre verilen önem sayesinde ünlü bilim insanları Türk-İslam
devletleri bünyesinde toplanmaya başladı.

FARABİ’YE GÖRE EĞİTİM

Eğitim, toplumun tüm kesimleri için gereklidir. Çünkü
eğitim olmazsa mutluluğa ve mükemmelliğe ulaşmak
mümkün değildir. Bununla birlikte toplumu oluşturanlar
arasındaki fark, eğitimde uygulanacak yöntemlerin de
farklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yöntemler
“ikna” ve “göstererek açıklama”dır.

Ikna daha çok emek gücüne dayanan işlerin
öğretilmesinde kullanılan yöntemdir. Sıradan insanlar
yeniliğe açık değildir ve ancak yenilikleri ikna oldukları
zaman kabullenirler. Bu nedenle yaptıkları işi
benimsemeleri ve kendilerine gösterilen şekilde yapmaları ancak ikna edilmelerine bağlıdır.
Teorik bilgilerin öğretilmesinde göstererek
açıklamaya (demostrasyon) dayanan yöntem
kullanılmalıdır. Bu yöntemde gerçek bilgiyi
(doğruyu) öğretmek ve onu çıkaracak şekilde
anlatmak gerekmektedir.

İBNİ SİNA’YA GÖRE EĞİTİM

Eğitim; bireyin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerini
sağlamalıdır. Bireyin içinde yaşadığı toplumda
yeteneklerine uygun bir meslek seçmesini sağlayarak
gelişiminin tüm aşamalarında ona yardımcı olmalıdır. Bu
nedenle İbni Sina’nın eğitim görüşü, fiziksel gelişme ve
gereksinimleri (bedensel hareketler, beslenme, uyku,
temizlik vb.) ihmal etmemekte, onu üstü kapalı da olsa
kapsamaktadır. Eğitimin bireysel gelişimi ve bilgi
birikimini sağlama yanında motive edici tarafı da
bulunmaktadır. İbni Sina’ya göre eğitim, bireyin
kişiliğinin bir bütün olarak bedensel, zihinsel ve
karakter bakımından gelişimine katkı sağlamasıdır.
Bu eğitim anlayışında eğitim iyi bir vatandaş
olmanın yanında toplumsal gelişmeye katkıda
bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.

Prof. Dr. Sebahattin ARIBAŞ, Dr. Ibrahim GÖRÜCÜ,
“İslamiyetin Kabulünden Sonraki Dönemlerde Türklerde Eğitim”, Türk Eğitim Tarihi, s. 27-29 (Özetlenmiştir.).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir