İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Türk – İngiliz İlişkileri, Irak Sınırı ve Musul Sorunu

Lozan BarışAntlaşması Türk – İngiliz ilişkilerinde yeni bir dönem
başlatmakla beraber, taraflar arasındaki ilişkilerin gelişmesini
sağlayamamıştı. Hatta İngilizler, Ankara’nın başkent olmasına
karşı çıkmış ve büyükelçiliğini bir süre İstanbul’da tutma
konusunda ısrar ederek Türkiye’nin iç işlerine müdahaleci bir tutum
izlemişti.Ancak Türk – İngiliz ilişkilerindeki en önemli mesele Musul
sorunudur.

Musul, sahip olduğu zengin petrol kaynakları nedeniyle XIX.
yüzyıl sonlarından itibaren Batılı devletlerin ilgisini çekmeye başlamıştı. Özellikle İngiltere, I. Dünya
Savaşı sırasında İtilaf Devletlerinin diğer üyelerini Musul’un kendisine verilmesi konusunda ikna
etmişti. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı tarihte, Türk birliklerinin kontrolünde olan bölge,
ateşkesin 7. maddesine dayanılarak 15 Kasım 1918’de İngilizler tarafından işgal edilmiş ve Millî
Mücadele sırasında ise düşman işgalinden kurtarılamamıştı. Misakımillî’ye göre 30 Ekim 1918’de fiilî
işgal altında bulunmadığından Musul, Türk sınırları içerisindeydi.

Lozan Barış Konferansı’nda Türkiye – Irak sınır sorunu görüşülürken Türk heyeti, halkının büyük
çoğunluğu Türk olan bölgenin Türkiye’ye bırakılması
gerektiğini savunmuş, Irak’ı mandası altında
bulunduran İngiltere ise Musul’un Irak
sınırları içerisinde kalmasını
ısrarla istemişti. Lozan’da
halledilemeyen konu,
konferans sonrasına
bırakılmıştı. Uyuşmazlığı
gidermek amacıyla Mayıs
1924’te İstanbul’da
İngiltere ile başlatılan
görüşmelerde İngiltere’nin
Irak lehine Hakkâri
üzerinde de hak iddia
etmesi nedeniyle bir sonuç
alınamamıştı. Bunun
üzerine sorun Lozan Barış
Antlaşması’nın ilgili
maddesi gereği Milletler
Cemiyetine havale edilmiş,
cemiyet, konuyu Eylül 1924’te incelemeye başlamıştı. Müzakerelerde Türk tarafı daha önceki
görüşünde ısrar ederek Musul’da bir halk oylaması yapılmasını istediyse de İngiltere bu talebi kabul
etmemişti.

İngiltere, Musul konusunda anlaşma masasındaki uzlaşmaz tavrını sınır bölgesinde organize ettiği
kışkırtma hareketleriyle desteklemeye çalışmıştır.Ayrıca Anadolu’da Şeyh Sait İsyanı’nı teşvik ederek
sorunu kendi lehine çevirmeyi amaçlamıştır. Milletler Cemiyetinde Musul sorunu görüşülürken Türk –
İngiliz kuvvetleri arasında ufak çapta sınır çatışmaları meydana
gelmiştir.

Milletler Cemiyetinin konuyu incelemek üzere bölgeye gönderdiği
Tahkik Komisyonu’nun Eylül 1925’te cemiyet meclisine sunduğu
raporunda Musul’un Irak’ta kalması yönünde görüş beyan etmesi, Türk
temsilcileri ve halkı tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Türk
tarafının itirazlarına rağmen Milletler Cemiyeti, komisyon raporuna
uyarak bölgeyi 16 Aralık 1925 tarihli toplantısında Irak’a bırakma kararı
alacaktır.

Türkiye, Misakımillî sınırları içinde olmasına rağmen cemiyet meclisinin verdiği bu karara uymak
zorunda kalarak 5 Haziran 1926’da yapılan Ankara Antlaşması’yla Musul’u Irak’a bırakmıştır.
Türkiye’nin Musul’dan vazgeçmesinin karşılığı olarak bölgedeki petrol gelirinin % 10’u 25 yıl süreyle
Türkiye’ye verilmiştir.Ancak Türkiye 500.000 İngiliz sterlini karşılığı bu hakkından vazgeçmiştir.

Böylece Türkiye – Irak sınırı İngilizlerin istediği ve Milletler Cemiyetinin kararlaştırdığı şekilde çizilerek
Musul sorunu çözümlendi.Ancak Türkiye – İngiltere ilişkileri 1929’a kadar soğukluğunu korudu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir