Kategori: Türk Tarihi

Tarım ve Hayvancılığa Dayanan Sanayiler

- 24 Eyl 15

Bu alanda önemli bir dal olan dokuma sanayii, lifli bitkileri (keten, kenevir,
pamuk vb.) ham madde olarak kullananlar, yünlü kumaş üretenler ve ipekli
dokumacılar olmak üzere üç kısımda ele alınabilir. Birinci tür lifli bitkilere
dayalı
üretim Anadolu’nun her tarafında yaygındı. Batı, Orta ve Güneydoğu
Anadolu’nun ve Suriye’nin pamuklu dokumaları oldukça tanınmıştı. Ege,
İstanbul ve Kastamonu çevresinde gelişmiş bir keten dokuma sanayii vardı.
Bursa ve Bilecik ipekli dokuma ve kadife merkeziydi. Ayrıca Bursa alacası,
peştemal, nefti, mavi bez, çeşitli renklerde kadifeler, kutni denen pamuklu-ipekli
kumaş Bursa’nın ünlü kumaşları arasındaydı. Yine Bursa’da altın (sırma) ve
gümüş telli (sim) kumaşlar dokunmaktaydı.

İstanbul’da dış pazarlar için de üretim yapan kaliteli basma imalathaneleri
bulunuyordu. Fener Tahta Minare’de iltizamla işletilen bir çuha fabrikası vardı.
Burada 1720’den sonra kalın ipekli kumaş da dokunmuştur. İstanbul’da XVIII.
yüzyılda üstün kaliteli ipekli dokuma sanayii gelişmişti.
Deri sanayii İstanbul, Edirne, Kayseri, Ankara, Bursa, Konya gibi şehirlerde
önemli bir yere sahipti. İstanbul ve Edirne’de belli kalite ve standartlara uygun
olarak üretimde bulunan kürkçü esnafının faal olduğu bilinmektedir.
Halıcılık, Türk tarihinin ilk dönemlerinden beri önemli bir üretim alanıydı. Bu
dönemde Uşak, Gördes, Kula, Milas, Ladik halıcılığı meşhurdur.
Buralarda dokunan halılar Avrupa’da büyük talep görmüştür.
Ankara ile çevresinde dokunan yünlü dokumaya (sof), büyük bir iç ve dış
talep vardı. XVIII. yüzyılda Ankara civarında tiftik sofu üretimi devam etmiş ve
dışarıda da yüksek talep görmüştü. Selanik’te de çuha ve keçe üretilmekteydi.
Dericilik ve dokuma sanayiindeki gelişme,
boyacılığın da gelişmesini sağlamıştı. Hatta
Avrupa’nın lüks kumaşları Bursa ve diğer şehirlerdeki boyahanelerde boyanıyordu.

XVI. yüzyıl sonlarındaki uzun savaşlar ve
Celali isyanları tarımla beraber sanayii de
olumsuz etkilemiştir. Birçok sermaye sahibi
ve kalifiye elemanın Iran ile yapılan
savaşlarda ölmesi Bursa’da bazı atölyelerdeki
tezgah sayısının azalmasına bazı
atölyelerin ise tamamen ortadan kalkmasına
yol açmıştı. Ayrıca bu yüzyılın ikinci yarısında
(1563’te olduğu gibi) Batı’nın yüksek ham
madde talebi bazen Osmanlı Devleti’nin
güvenliğini tehlikeye düşürebiliyor, iç
üretimdeki yetersizliği artırıyor ve yerli
sanayii darboğaza itiyordu. Böyle
durumlarda ham madde (tiftik ve sof ipliği vb.)
ihracatı yasaklanıyordu.

Osmanlı ekonomisi XVIII. yüzyılın ikinci
yarısına kadar Batı’nın fabrika üretimine
karşı başarıyla direnmiştir. Pahalı fakat
kaliteli olan Osmanlı malları ucuz fakat
kalitesiz olan Avrupa mallarına, özellikle
yelken bezi gibi stratejik ürünlerde,
Avrupa’da bile tercih edilmiştir. XIX.
yüzyıldan itibaren Avrupa mallarının Osmanlı
pazarında rağbet görmesi Osmanlı
sanayisinin çökmesine neden olmuştur.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR