Kategori: Türk Tarihi

Tanzimat Döneminde Osmanlı Hukuku

- 24 Eyl 15

Dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan devletler, Orta Çağda
genel olarak tebaaları ile ilişkilerinde dinî sınıflandırmayı esas
almıştı. Avrupa’daki derebeylik sisteminde, sınıflara göre değişen faklı kanunlar
vardı. Osmanlı Devleti’nde ise Türklerde var olan
adalet anlayışı gereği, kadı önünde Müslümanlarla zimmilere
aynı kanun uygulanıyordu. Osmanlı Devleti, gayrimüslim
tebaaya tanıdığı din ve vicdan hürriyeti bakımından çağdaşları
arasında en önde gelen devletti. II. Mahmut Dönemindeki
düzenlemelerle Osmanlı toplumunda, gelişen “devlet-vatandaş” ilişkisi doğal olarak “vatandaşlık
bağı”nın oluşmasını
sağlamıştı. Bu anlayış Tanzimat Döneminde de devam ettirilerek
hukuk alanındaki ıslahatlara temel teşkil etmiştir.


Tanzimat Fermanı
’nın ilan edilmesinden sonra öncelikle
kanunlar hazırlanarak yürürlüğe konulmuş, Ferman’la kanun
üstünlüğünün esas alınacağı bildirilmiştir. Hukuk belli kurallara
göre düzenlenerek kanunlaştırma kavramı ortaya çıkmıştır. İdari
alanda tüm sivil ve askerî görevlerin bir kişide toplanmasına son
verilmiş, devlet görevleri ayrıma tabi tutulmuştur.

Tanzimat Fermanı’yla padişahın yasama ve yargı
yetkileri sınırlandırılarak her türlü yargılama yetkisi
mahkemelere verilmişti. Mahkemeler herkese açık tutulmuş, yargıdaki aksaklıklar giderilerek adil
yargılamaya özen gösterilmiştir. Ferman’dan Osmanlı
vatandaşlarının hepsinin yararlanması öngörülmüş, Müslümanların hukuki
ayrıcalığı sona ermiştir. Şeri hukuk yanında Batılı tarzda düzenlenen yeni
kanunlar hukuk birliğini daha da parçalamıştır.

Tanzimat Dönemindeki gelişmelerle yönetilenler lehine hukuki
düzenlemeler yapılmış ve halkın eşit olduğu kabul edilmiştir. Fermanla kanun
önünde bütün tebaanın mal, can ve namus emniyeti güvence altına alınmıştır.

1856’da ilan edilen Islahat Fermanı, hukuki
açıdan Tanzimat Fermanı’yla benzerlik
göstermektedir. Bu fermanla gayrimüslimlerin (zimmiler) haklarının genişletilerek kanuni güvence altına alınması ve
onların Müslümanlarla eşit tutulması amaçlanmıştır. Bu bakımdan,
fermanda yer alan ilkeler Tanzimat
Fermanı’nı olumlu bir biçimde tamamlamaktadır.
Fakat gayrimüslimlere ve yabancılara
yargılama bakımından tanınan ayrıcalıklar,
hukuk birliğini bozucu niteliktedir.


Bu dönemde Rusya’daki Yahudiler ve Katoliklerin
temel hak ve hürriyetleri Osmanlı Devleti’ndeki
azınlıklara göre son derece kısıtlıydı. Avusturya,
Osmanlıdakine benzer eşit hakları kendi ülkesi için
tehlikeli buluyordu. Fransızlar ise Osmanlı ülkesinde
yaşayan azınlıklardan sadece Katoliklerin hakları ile
ilgileniyordu. İngilizler ise bu konuda daha samimi
görünse de sömürgelerindeki yerli halklara bu tür hakları
tanımamışlardı.

Tanzimat Döneminde Osmanlı yargı teşkilatında önemli değişiklikler olmuş,
yeni mahkemeler kurulmuştur. Bu dönemde yapılan hukuk reformunda
özellikle Müslümanlarla gayrimüslimlerin kanun önünde eşit tutulma ilkesi etkili
olmuştur.

Tanzimat Döneminde çok farklı mahkeme türleri faaliyetteydi. Her
mahkemenin kendi ilkeleri ve alt örgütleri vardı. Bu karmaşık yapı pek
çok sorunun çıkmasına sebep oluyordu. Yeni kurulan mahkemelerde
görev yapacak yeterli eleman bulunamadığından istenilen netice elde
edilememiştir. Tanzimat Döneminde ceza, ticaret, deniz ticareti, arazi
ve vatandaşlık kanunları kabul edilmiştir. Ayrıca o güne kadar
Osmanlıda bulunmayan avukatlık, savcılık, noterlik gibi müesseselerde
Batı örnek alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR