Sanat Tarihi

Sümer Mimarisi

Şehir devletleri kuran Sümerler, zengin, bağımsız siteler kurmuş, şehirlerini güzelleştirmişlerdir. Her
sitenin bir yönetici ve koruyucu tanrısı vardır. Bütün yetkiler, Lugal (Büyük Adam) denen hükümdarın elindedir;
Lugal, aynı zamanda din adamıdır.
Sümer mimarisinin önde gelen yapıları tapınaklar, saraylar, şehri çevreleyen yüksek surlar, gösterişli ve
büyük sur kapılarıdır. Sümerler, Uruk şehrini surlarla çevirip bu surları kulelerle kuvvetlendirmiştir.
Ülkede taş bulunmadığından binalar, kerpiç tuğlalarla yapılmıştır. Dayanıklı olması için duvarların dış
tarafına payandalar (destek duvar) örülmüştür. Ayrıca binaların duvar yüzeyleri boyanmış; pişmiş toprak, sırlı
tuğla ve madenî levhalarla kaplanarak dekore edilmiştir. Tuğlalarla kemer ve kubbe yapma tekniğini Sümerler
bulmuştur.

Sümerlerde en önemli tapınak şekli, üst üste oturan kerpiç taraçalardan oluşan zigguratlardır. Taraçalar
eğimli rampalar ve merdivenlerle birbirine bağlanır. En üstteki taraçanın üzerinde tanrının tapınağı ve bir
sunak vardır. Zigguratın her katında odalar ve hücreler bulunur (78. görsel).
Sümer sarayları, dikdörtgen şeklinde bir avlu ve bu avlu etrafında dizilen birçok oda ve koridordan
oluşur. Saraylardaki odalar özel ya da resmi işler için kullanılmıştır.
Sümer evlerinde kullanılan planlar, saraylar için uygulanan planların küçültülerek yapılmış örneğidir.
Bütün yapıların duvarları oldukça kalındır. Çatılar, tahta veya tuğla kubbe ve tonozlarla örtülüdür. Binaların
hiçbirinde pencere yoktur, onun yerine kapı üstlerine mazgal delikleri yapılmıştır (79. görsel).
Sümer mezarları, önemli ve gösterişli değildir. Ur şehrindeki MÖ 3000 yıllarına ait kral mezarları tuğladan,
dikdörtgen planlı ve üzeri tuğla tonozla örtülü odalardan oluşur. Bu odaların önündeki geniş geçitlere
rampalardan inilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir