Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

SSCB-Çekoslovakya İlişkileri

II. Dünya Savaşı’ndan önce Çekoslovakya’da “sosyal demokrasi” anlayışı hâkimdi. Çekoslovak
toplumu; liberal, milliyetçi, demokrat vb. farklı düşünceden insanlardan oluşuyordu.

Çekoslovakya, savaştan sonra SSCB’nin etkisinde kalarak Varşova Paktına girdi. 1953 yılı
baharında Doğu Bloku’nda görülen ağır ekonomik şartlar Çekoslovakya’da da kendini gösterdi. Mevcut
hükûmetin 30 Mayıs 1953’te enflasyonu düşürmeye yönelik yayınladığı kararlar halk tarafından tepkiyle
karşılanmış, bazı şehirlerdeki fabrika işçileri “hür seçim” sloganlarıyla ayaklanarak mevcut yönetimi ve
SSCB’yi protesto etmişlerdi. SSCB’nin de desteğini alan Çekoslovak Komünist Partisi yönetimi, sert
tedbirlerle ayaklanmaları bastırmıştı.

Çekoslovakya’da 1967’de Aleksander Dubcek liderliğinde “insancıl komünizm” hareketi
başladı. Bu
hareketin amacı, Çekoslovakya’da insan hürriyetini esas alan bir komünist sistemini
uygulamaktı.

1968’de yayınlanan “harekât programı” sosyalizmin demokrasi ilkeleri ile birleştirilerek yeni bir siyasi
sistemin oluşturulması amacındaydı. Tek partili sosyalist devlet yönetimine
karşı olan inkılapçı
nitelikteki bu hareket ile toplanma ve dernek, düşünce ve ifade, inanç ve kanaat gibi insanın temel hak
ve hürriyetlerinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Çekoslovakya’nın şartlarına uygun sosyalist demokratik
modelin kurulması ve serbest seçimlerin yapılması da ifade edildi.

SSCB, Varşova Paktı üyelerinin desteğini de alarak Çekoslovakya’daki “insancıl komünizm”
hareketini ikili görüşmeler ve baskı yoluyla engellemeye çalıştıysa da başarılı
olamadı. Gelişmeler
üzerine “Varşova Paktı Ordusu” 21 Ağustos 1968’de Çekoslovakya’yı işgale başladı. Çeklerin “insancıl
komünizm” hareketi başarısızlıkla sonuçlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir