Sovyetler Birliği’nin Çekoslovakya’yı İşgali

Çekoslovakya, Doğu Avrupa içinde yer alan Doğu Bloku ülkeleri arasında çok partili liberal demokrasi geleneği olan tek ülkeydi.

Buna karşın II. Dünya Savaşı’ndan sonra SSCB nüfuzu altında tek partili komünist sisteme geçti. Bu durumun yaşanmasında 1939 Münih Konferansı’nda İngiltere ve Fransa’nın Çekoslovakya’yı Nazilerin işgaline bırakmalarını unutmamaları etkili oldu.

1953’te ekonomik sorunlardan kaynaklanan ve hür seçim talebiyle çıkan ayaklanmalar, Çekoslovakya Komünist Partisi’nce sert biçimde bastırılmıştı.

1960’ları ekonomik sorunlarla ve Slovaklarla Çekler arasında etnik sorunlarla geçiren Çekoslovakya’da 1967’de Komünist Partisi liderliğine getirilen Aleksander Dubcek, 9 Nisan 1968’de “İnsancıl Komünizm Hareketi”ni başlattı.

Çekoslovakya devlet adamı Aleksander Dubcek

Çekoslovakya devlet adamı Aleksander Dubcek

Çekoslovakya’nın Sosyalizme Giden Yolu” ya da “Hareket Programı” adıyla anılan bir bildiri yayımladı. Bu harekete “Prag Baharı” adı da verilmiştir.

Dubcek liderliğindeki Çekoslovakya Komünist Partisi’nin “Hareket Programı” adıyla anılan bildirisinin bazı maddeleri şunlardır:

  • Sosyalizmin dinamik gelişmesini geniş bir demokrasi ile birleştirerek yeni bir sistem kurulacak.
  • Komünist Partisi ile devlet birbirinden ayrılacak, partinin devlet yönetimine müdahalesi önlenecek.
  • Sosyalist devlet iktidarı tek bir partinin tekelinde olmayacak, çok partili sisteme geçilecek.
  • Toplanma, dernek kurma, ifade, inanç, basın ve seyahat özgürlükleri kabul edilecek, sansür tamamen kaldırılacak.
  • Çekoslovakya’nın koşullarına tamamen uyan sosyalist bir toplumun demokratik modeli inşa edilecek.

(Armaoğlu, 2005: 567)

Sovyetler Birliği, Dubcek’in “İnsancıl Komünizm Hareketi”ni önce ikili görüşmeler ve baskı yoluyla engellemeye çalıştı. Bu yolla bir sonuç alamayan Sovyetler Birliği; Polonya, Doğu Almanya ve Macaristan’dan oluşan “Varşova Paktı Ordusu” ile 21 Ağustos 1968’de Çekoslovakya’yı işgal etti.

Sovyet ordularının Çekoslovakya’nın başkenti Prag’ı işgali ve halkın tepkisi (1968)

Sovyet ordularının Çekoslovakya’nın başkenti Prag’ı işgali ve halkın tepkisi (1968)

Dubcek ve arkadaşları görevden alındı. Böylece “Prag Baharı” diye adlandırılan “İnsancıl Komünizm Hareketi” sona erdi. Bu işgal, birçok komünist devlet, parti ve bireyin Sovyetler Birliği’ni eleştirmesine ve ona karşı tavır almasına neden oldu. Türkiye’de de bazı sosyalist aydınlar ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) lideri Mehmet Ali Aybar bu işgale karşı çıktı.

Sovyet ordularının Çekoslovakya’nın başkenti Prag’ı işgali ve halkın tepkisi (1968)

Sovyet ordularının Çekoslovakya’nın başkenti Prag’ı işgali ve halkın tepkisi (1968)

“İnsancıl Komünizm Hareketi”ni engellemek için Çekoslovakya’nın işgalini Bulgaristan, Polonya, Doğu Almanya, Macaristan, Varşova Paktı dışından da Batı Alman, Lüksemburg, Portekiz, Kıbrıs komünist partileri desteklediler. Yugoslavya, Arnavutluk, Romanya ve Batı komünist partileriyle birlikte (İtalyan, Fransız komünist partileri gibi) on sekiz komünist parti ise bu işgale karşı çıktı. Çekoslovakya işgalinden önce Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Doğu Alman ve Sovyetler Birliği komünist partilerinin Çekoslovakya’ya gönderdiği mektubun özeti şöyledir:

“Emperyalizm tarafından desteklenen partinize, Çekoslovak Sosyalist Cumhuriyeti’nin sosyo-politik rejimin temellerine yapılan saldırı, ülkenizi sosyalizmin yolundan saptırıyor ve bunun sonucunda bütün sosyalist sistemin çıkarlarını tehdit ediyor.

(…) Devletinizin ve partinizin iç işlerine müdahale etme, sosyalist ülkeler ve komünist partiler arasındaki ilişkilerde sosyalist eşitlik, bağımsızlık, saygı ilkelerini ihlal etme niyetimiz olmadı. Buna karşın, ülkenizi sosyalist yoldan saptırıp Çekoslovakya’yı sosyalist topluluktan koparacak düşmanca güçleri asla kabul edemeyiz (…) Emperyalizmin barışçı olan veya olmayan yollardan, içeriden veya dışarıdan sosyalist sistemde bir delik açmasını ve Avrupa’daki güç dengesini kendi lehine değiştirmesini asla kabul etmeyeceğiz.” (Langlois, 2000: 335) (Düzenlenmiştir.)

Çekoslovakya işgalinden sonra Sovyet lideri Brejnev’in geliştirdiği doktrin şöyledir:

Sosyalist ülkeler arasında bu gibi müdahaleler normaldir, bir sosyalist ülkenin iç gelişmeleri bütün sosyalist ülkeleri ilgilendiren bir durumdur. Ona göre sosyalist bir ülkenin egemenliği, dünya sosyalizminin çıkarlarına aykırı olamaz. Böyle bir durum ortaya çıktığında sosyalist ülkeler topluluğu adına yapılacak bir müdahale yerinde bir davranıştır. (Sönmezoğlu, 2005: 163-170) (Özetlenmiştir.)

Kaynak:

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Kitabı – BİR-YAY Yayınevi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir