Sivas Subaşısı Hüsamettin Karaca’nın Sadettin Köpek’i Öldürmesi

Selçuk Devleti’nin başında II. Gıyaseddin Keyhüsrev varken Sivas Subaşı olarak görev yapan komutan Hüsamettin Karaca’dır.

II. Gıyasettin Keyhüsrev babası Alaaddin Keykubat’ın hükümdarlığı zamanında henüz şehzade iken Hüsamettin Karaca ile çok iyi bir muhabbete sahipti. Keyhüsrev, Hüsamettin Karaca’ya ziyadesi ile güvenirdi.

Hüsamettin Karaca’nın Sadettin Köpek’i Öldürmesi Olayı

Gıyasettin Keyhüsrev, tahta geçtikten sonra kendisi üzerinde üstünlük kurmaya çalışan  Sadettin Köpek karşısında ne yapacağını düşünmeye başladı. Hatta bir ara panikledi bile. Ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilmiyordu. Kimseye güvenemiyordu. Sadettin Köpek’i karşısına alıp, ona da bir şey söyleyemezdi. Bu ihanet sanki ilahi bir cezaymış gibi geldi.

Sultan eğlenmeyi bırakmış, kara kara düşünmeye başlamıştı. Böylece olaya ciddiyetle eğilmek fırsatı buldu. Sadettin Köpek’i kendi ortadan kaldıramazdı. Buna yapmaya gücü ve cesareti yoktu. Ama işin içine hayati tehlike ve korku girince durum değişir gibi oldu. Son derece sinirlenmesine rağmen, kendini tutmasını bildi.

II. Gıyasettin Keyhüsrev, sonunda kararını verdi. İşi Beyşehir gölü kıyısındaki Kubadabat sarayında halledecekti 1238 yılı Sonbaharında başta Sadettin Köpek olmak üzere maiyetini alarak oraya vardı.

Has adamlarından, yani gulamlarından birine konuyu açtı. Ondan gizlice Sivas’a gidip şehrin sübaşısı Hüsamettin Karaca’ya durumu anlatmasını ve onun derhal saraya gelmesini istedi. Gulam vazifesini başarıyla yaptı. Hüsamettin Karaca kısa sürede ve gizlice Kubadabat’a geldi. Sadettin Köpek Sivas sübaşısı Hüsamettin Karaca’dan çekinir ve korkardı.

Selçuklu devlet adamları ve komutanları içinde arasında tek çekindiği ve korktuğu adam oydu. Buna rağmen Hüsamettin Karaca, ansızın gelmesi nedeniyle onu şüphelendirmemek için büyük gayretin sarfetti. Geldiğini gizlice sultana haber verip, önce Sadettin Köpek’in konağına vardı.

Sadettin Köpek, “Cihan padişahını mı görmeye geldin?” deyince o, “Sizin izninizi almadan ben nasıl sultanın huzuruna çıkabilirim ve kendimi onun yakını sayabilirim. Kendim için sığınacak ve yardım istenecek makam olarak sizin makamınızı görüyorum” dedi. Bu sözler Sadettin Köpek’in endişesini yok etti. Sultan ile görüşmesini sağlayacağını söyledi.

Hüsamettin Karaca, onun daha çok güvenini daha çok pekiştirmek için elinden geleni yaptı. Birkaç gün misafiri olduğu gibi yemeğine ve eğlencesine de katıldı. O arada Sadettin Köpek’in güveni tam oldu ki, onu saraya götürüp sultanın huzuruna çıkardı. Bir ara yalnız kaldıklarında II. Gıyasettin Keyhüsrev, Hüsamettin Karaca’ya Sadettin Köpek’i halletme planını sordu. O da açıkladı.

Hüsamettin Karaca’nın Sadettin Köpek’i Öldürme Planı

Bu plana göre sarayda birkaç gün ziyafet ve eğlence düzenlendi, onu uygun bir duruma getirecek, gaflet anını kollandı. Son ziyafet ve eğlenceden Sadettin Köpek, def-i hacet için sultandan izin alıp dışarı çıktı. Hüsamettin Karaca, sofada, yani kapı yanında elinde sopayla yer almıştı. Sadettin Köpek, kapıdan çıkarken onun kafasına vurdu. Ama sopa yüzünü sıyırıp omuzuna isabet etti. Darbenin etkisiyle afalladığı gibi, yüzü de kan için kalan Sadettin Köpek, birden toparlanıp sofada kaçmaya başladı. Kılıcını çeken Emir-i Alem Togan, onun peşine düştü.

Sadettin Köpek, can havliyle kendini şaraphaneye attı. Burada o kılıç, gürz ve bıçak darbeleriyle öldürüldü. Böylece devlet bir beladan kurtulmuş oldu. Sultan onun cesedini bir demir kafes içine koydurup yüksekçe bir yere astırdı.

Böylece Sadettin Köpek gibi bir devlet düşmanı Hüsamettin Karaca gibi vatanperver bir komutanın elinden ecelini buldu. Hüsamettin Karaca görevini layıkı ile yapmış, II. Gıyasettin Keyhüsrev’in kendisine olan güvenini boşa çıkarmamıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir