İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Sıffin Olayı

Hz. Ali, Cemel Savaşı’ndan sonra Irak’ta
hâkimiyeti sağlayarak Kûfe’yi başşehir yaptı. O, daha Medine’de iken Suriye Valisi Muaviye’yi biate davet
etmiş; ancak olumlu cevap alamamıştı. Cemel Savaşı’ndan sonra da bu davetini sürdürdü. Muaviye’nin
olumlu cevap vermemesi sebebiyle onunla mücadeleye karar verdi. Bunu haber alan Muaviye de harekete
geçti. İki tarafın askerleri Fırat’ın batı kıyısındaki Sıffin Ovası’nda toplandılar. Hz. Ali, Muaviye’ye
yeniden elçi göndererek onu, Müslümanların birliğini bozmamaya ve halife olarak kendisine itaat etmeye
çağırdı. Muaviye ise bu isteği kabul etmedi ve Hz. Osman’ın katillerinin cezalandırılması ile ilgili talebini
tekrarladı. Görüşmelerden bir sonuç elde edilemeyince her iki ordu savaş düzeni aldı.

Üç ay süren mücadelenin sonunda Muaviye’nin ordusu bozguna uğramak üzereydi. Bunun üzerine Muaviye,
Amr bin As’ın tavsiyesi ile Mushaf sayfalarını mızrakların ucuna taktırarak taşıttı. Askerler, “Allah’ın
kitabı sizinle aramızda hakemdir.” diye bağırdılar. Hz. Ali ve ordusunun büyük bir bölümü bu hareketin bir
hile olduğunu anladı. Fakat ön saflarda çarpışan ve kurradan oluşan bir grup, Mushafın kaldırılmış olduğunu
görünce savaşı bıraktı.

Hz. Ali onları itaate çağırdı. Onun sözüne aldırmayan ve sonradan ”Hariciler” olarak adlandırılacak olan
bir grup, Hz. Ali’den Kur’an’ın hakemliğini kabul etmesini istediler. Aksi takdirde onu düşmanlarına teslim
edeceklerini bildirdiler. Bunun üzerine
Hz. Ali savaşı durdurmak zorunda
kaldı. Böylece Sıffin Savaşı, Şam ve
Iraklılardan binlerce kişinin ölümüyle
sonuçlanmış oldu.

Hz. Ali, ordusundaki bozguncuların
baskısı sonucu Muaviye tarafının teklifini
kabul etti. Suriyeliler Amr bin As’ı,
Hz. Ali taraftarları da Ebu Musa el-
Eş’ari’yi hakem tayin etti. Hakemlerin
seçilmesinden sonra taraflarca “tahkim
antlaşması” hazırlandı. Eş’as bin Kays
antlaşma metnini Hz. Ali’nin askerleri
arasında okumaya başlayınca bu defa da
“Hüküm ancak Allah’a aittir.” diyerek
karşı çıkanlar oldu. Bundan sonra Muaviye ve askerleri Şam’a, Hz. Ali ve askerleri de Kûfe’ye döndü.

Hariciler, Hz. Ali’nin ordusundan ayrılarak Kûfe köylerinden biri olan Harura’ya çekildiler. Hakemler
658 yılında Ezruh’ta bir araya geldiler. Toplantıya gözlemci olarak Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Zübeyr
ve Muğire bin Şu’be de katıldı. Hakemler önce Hz. Ali ile Muaviye’nin azledilmesini, sonra da yeni
halifenin bir şûra tarafından seçilmesini kararlaştırdılar. Bu karar önce Ebû Mûsâ el- Eşari tarafından açıklandı; ancak Amr b. Âs alınan kararın aksine hileye
başvurup Muâviye’yi halife tayin ettiğini bildirdi.
Ebû Mûsâ’nın aldatıldığını söylemesi bir işe yaramadı.

Hz. Ali taraftarları buna itiraz ettiler. Ebu Musa
bu olaya çok üzüldü. Bu olaydan sonra siyaset alanından
tamamen çekildi. Amr bin As ve Suriyeliler, Muaviye’ye gidip onu halife olarak selamladılar.
Hz. Ali, Haricilerle de mücadele etmek zorunda kaldı. Çünkü Hariciler kendi görüşlerine katılmayan
kimselere sert davranıyor ve öç alma duygusuyla hareket ediyorlardı.

Hz. Ali’nin barış çabaları sonuç vermedi. Bunun üzerine meydana gelen Nuhayle ve Nehrevan savaşlarında
Haricilerin çoğu öldürüldü (658). Bu savaşlar, siyasi tarih açısından Hz. Ali ve ordusu için bir zafer
niteliğindeydi.Nitekim Hz. Ali İbn Mülcem adlı bir Harici tarafından şehit edildi. Hariciler daha da ileri
giderek işi, Hz. Osman ve Hz. Ali’yi tekfire kadar götürdüler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir