Roma Tarihi

Roma Şehrinde Krallık Dönemi

Roma şehrinin başında bulunan krala yaşlılardan oluşan bir grubun destek olduğu görülmektedir. Bu grubun oluşturduğu kuruma senex = yaşlı sözcüğünden türetilen ve yaşlılar meclisi anlamına gelen senato adı verilmiştir.

Kralın ölümü halinde yerine yenisi seçilinceye kadar geçen ve ara krallık = interregnum dönemi olarak tanımlanan dönemde ülkeyi yöneten senato yeni kralın belirlenmesinde de önemli rol oynamaktaydı.

Devletin gücü neredeyse tümüyle savaşmayla sınırlıydı. Kral da ordunun başkomutanıydı. Bu görevi dışında kral yönettiği toplumu tanrılara karşı temsil etmekteydi, senato ve halk meclisi toplantılarını yönetmekteydi. Halk meclisi curia adı verilen aşiret mensuplarının oluşturduğu comitia curiata adıyla yılda iki kez ve ayrıca zorunlu hallerde toplanmaktaydı. Comitia curiata savaşa ve Roma’nın çekirdek nüfusunu oluşturan ailelerin ve aşiretlerin nüfus değişikliklerine karar verme şeklindeydi.

Gens adını taşıyan ve akrabaların oluşturduğu aşiret sisteminde kararları her aşiretin reisi konumunda olan vermekteydi ve bu kararlar aşiretlerin bir araya gelmesiyle oluşan üst yönetim olan curia tarafından değerlendiriliyordu. Curia başkanları ayrıca cinayet, politik suçlar gibi ceza hukuku ve özel hukukla ilgili konularda da son karar verici konumundaydılar. Hukuk dini geleneklere bağlı olarak oluşturulduğundan ve kendine özgü bir usule bağlı olarak uygulandığından, hukuki kararlar sadece insani kararlar olarak algılanmamaktaydılar.

Roma’nın en eski toplumsal yapısına bakıldığında Etrüsk ve Latin kökenli halkın kaynaşarak şehrin savunmasına katkıda bulundukları ve savaş sonucunda ganimetleri paylaştıkları görülmektedir. Aşiretin bağımsız bir sosyal oluşum olup olmadığı şüphelidir. En eski Roma toplumunda en küçük sosyal oluşumun familia = aile olduğu anlaşılmaktadır. Ailenin başında baba (= pater familias) bulunmaktadır ve baba ailenin tüm fertleri üzerinde baba gücü (= patria potestas) uygulama hakkına sahipti.

Miras hukukunda ise baba tarafından akraba olanlara öncelik verilmekteydi. Diğer akrabaların miras hakkı daha sonra dikkate alınmaktaydı. Ailenin reisi karısı ve çocukları ile evde kendilerine yardımcı olan ve itaat etmekle yükümlü bulunan kişilere (=clientae) örf ve adetlere göre sınırlanmış bir güç kullanabilmekteydi. Çiftçilikle uğraşanların büyük bir kısmı aşiret reisinin yönetimi altındaydı.

Ailenin babası ve oğulları soylular olarak tanımlanan patricia sınıfını oluşturmaktaydılar. Roma şehrinin halkı clientes = itaat edenler olarak Patricia sınıfına mensup olanlara hizmet etmek üzere paylaştırılmaktaydılar. Bu durumda Roma’da krallığın kuruluşundan hemen sonraki dönemde hiçbir özgür çiftçi yoktu. Aileler ve Aşiretler tarafından oluşan curia yanısıra şahısların oluşturduğu ve tribus adı verilen birlikler vardı. Bunların Luceres, Ramnes, Tities gibi isimleri Etrüsk dilinden türetilmişti. Bunlar bir görüşe göre askeri birliklerdi. Diğer bir görüşe göre ise aşiret mensuplarından oluşan büyük topluluklardı. Tribus sözcüğü ayrıca Roma’nın en eski zamanlarından beri oluşturulmuş bulunan mahalleleri için kullanılmaktaydı. En eski tribus isimleri Collina, Esquilina, Palatina ve Suburna idi. Roma’nın krallık dönemi politik tarihi hakkında bilinenler oldukça azdır.

Arkeolojik bulgulara göre Roma krallık döneminde geniş caddelerin ve görkemli yapıların inşa edilmeye başlandığı büyük bir şehir olma yolundaydı. Şehrin çevresiyle birlikte kapladığı alanın bu dönemde 822 km2 olduğu saptanmıştır. Şehrin merkezinin ise yukarıda adları belirtilmiş olan dört tribus’un tamamını kapsayacak şekilde 2,85 kilometrelik bir alana yayılmaktaydı. Bu haliyle Roma yakındaki komşusu olan Etrüsk şehri Veii’den daha büyüktü. Latium bölgesindeki Latinlerin şehirlerinin ise ortak olarak tapınımda bulundukları bir tanrı ve bir tanrıça vardı. Bunlardan Juppiter Latiaris kutsal alanı Albanus Dağı üzerinde bulunmaktadır.

Aricia yakınlarındaki Nemi Gölü kıyısında da Diana’ya adanmış bir kutsal alan bulunmaktaydı. Roma henüz bu dönemde Latium bölgesinde yaşayan Latin şehirleri birliğinin önderiydi. Böylece Roma daha krallık döneminden başlayarak diğer şehirler üzerinde egemenlik alanı oluşturmanın alt yapısını hazırlamaya başlamıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir