Osmanlı Toplumunda Yemek Kültürü, Eğlence ve Festivaller

Osmanlı Devleti’nde halk genellikle boza, şıra, şerbet ve süt gibi içecekleri içer, sofralarda ekmek ve pide eksik olmazdı. İstanbul’un kaliteli unlarından yapılan ekmekler ise dünya çapında bir üne sahipti. Koyun eti, en beğenilen lezzetli yiyeceklerin başında gelirdi ve yemeklerin yanında pilav da tüketilirdi.




Evliya Çelebi, Bursa’daki Sultani Çarşısı için “Pirinç Hanı yakınındaki Kebapçılar Çarşısı çok güzel bir yerdir.” demiş ve bu şehre mahsus Hoşafçılar Çarşısı’ndan bahsetmiştir. Yemiş satan Kayağan Pazarı’ndaki dükkânların meyve dalları ile süslendiğini söyleyen Evliya Çelebi, Ulu Cami dibindeki Emir kahvesinin meşhur olduğunu ve buraların birer arifler mektebine döndüğünü ifade eder.

Saray ve konaklarda pişen nefis ve lezzetli yemeklerden dolayı, İstanbul Mutfağı dünya çapında bir ün kazanmıştır. Saraydaki düğünlere devlet erkanı, yabancı davetliler, ulema ve halk da katılabilirdi. Düğüne katılanlar hiyerarşik bir düzen içerisinde oturur, düğüne katılan herkese güzel bir ziyafet verilirdi. Lala Mustafa Paşa’nın verdiği ziyafeti tasvir eden minyatür İstanbul mutfağının zenginliğini göstermektedir. Minyatürlerden ve Surnamelerden de anlaşılacağı gibi saray düğünü ve şenliklerinde; ekmek (nan), çörek, poğaça, börek, pilav, kebap, şiş kebabı, tutmaç, çorba, ördek, kaz, tavuk çevirmeleri ve kızartmaları ile balık gibi yemekler yenilirdi. Tatlı olarak aseli, zerde, güllaç, helva, hurma, muhallebi ve baklava, içecek olarak da şerbet, üzüm suyu, boza, kahve vb. tercih edilirdi.




Osmanlı toplumundaki şenlikler ve geleneksel törenler, Orta Asya Türk şölen gelenekleri ve İslami unsurlara dayandırılmıştır. Şenlikler, hükümdar ve halkın buluştuğu nadir yerlerden birisi olmuş, bu geleneksel törenler ve şenlikler; doğum, evlilik ve sünnet gibi nedenlerle yapılmıştır. Şenlikler, devletin otoritesini ve zenginliğini halka ve dünyaya göstermiş, ekonomik hareketlilik getirmiş, dinî amaçlara hizmet etmiş ve halkın moral seviyesini yükseltmiştir. Osmanlı Devleti’nde yapılan düğün ve şenliklerde; cambazlık, hokkabazlık (sihirbazlık) ve kukla oyunları gibi çeşitli gösteriler sergilenirdi. Bu eğlencelerde ayrıca güreş, ok atma, cirit ve ata binme gibi spor gösterileri de yapılırdı.

III. Ahmet’in şehzadelerinin sünnet şenliğindeki havai fişek gösterisini anlatan yandaki minyatürde görüldüğü gibi gece Okmeydanı’nda yapılan görkemli havai fişek gösterileri, şenliğin muhteşem açılışına katkı sağlardı. Padişah, yıldızlarla bezeli gece mavisi gökyüzündeki fişekleri çadırından izlerdi. Fırıldak, gemi ve fıskiye biçimlerindeki havai fişekler izleyicileri kendine hayran bırakırdı. Havai fişek kullanılarak yapılan bu eğlence anlayışı günümüzde de devam etmektedir.