İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Osmanlı-Endülüs-İspanya İlişkileri

İstanbul’un Müslüman Türkler tarafından fethi, Benî Ahmer
Emirliği’nde büyük bir sevinçle karşılandı. Zira bu olay
son İslam devleti açısından, Hristiyan krallıklara karşı yardım
talep edebilecekleri bir güç demekti. II. Bayazit, kardeşi Cem
ve Memlüklerle meşgul olduğu için (1487) de kendisinden istenilen
yardımı yapamadı.

Gırnata’nın düşmesinden on yıl sonra, (1502)’de bu defa
şehirde kalmış olan Müslümanlar II. Bayazit’e elçi gönderdiler.
Bunun üzerine II. Bayazit, meşhur denizci Kemal Reis kumandasında
bir donanmayı Akdeniz’e gönderdi. Kemal Reis,
bir grup Endülüslü Müslüman’ı kurtararak Kuzey Afrika’ya ve
İstanbul’a taşınmalarını sağladı.

Şarlken (V. Carl) zamanında (1516-1556), İspanyollardan
büyük zulüm gören Endülüs Müslümanları, Cezayir emiri olan Hızır Reis’ten (Barbaros) yardım istediler.
Hızır Reis de 1530 yılında İspanya sahillerine yedi defa gönderdiği otuz altı parçalık donanmasıyla 70.000
Müslüman’ı kurtardı. Yine Kanuni döneminde Turgut, Piyale ve Salih reisler de Osmanlı donanmasıyla,
İspanya kıyılarına sayısız seferler düzenleyerek çok sayıda Endülüslü Müslüman’ı, Kuzey Afrika’ya taşıdılar.
Türk denizcilerinin bu faaliyetleriyle Osmanlı-Endülüs münasebetlerinin iyice güçlenmekte olduğunu
gören İspanyollar, Endülüs Müslümanlarının Osmanlılarla ilgilerini kesebilmek için asimilasyon faaliyetlerine
hız verdiler. Dışarıyla ilişki kurduğu tespit edilen kişiler engizisyon mahkemelerinde ağır şekilde
cezalandırıldılar. Bu hareketler neticesinde Endülüslüler, 1568’de İspanya’nın güney kıyılarının tamamını
etkileyen büyük bir ayaklanma gerçekleştirdiler. Bu sırada Osmanlı padişahı olan II. Selim’e de üst üste
mektuplar gönderildi. II. Selim de, Cezayir Beylerbeyi Kılıç Ali Paşa’ya emir verdi. Alınan emir sonucunda
Kılıç Ali Paşa’nın gönderdiği donanma, Meriye önlerinde çıkan bir fırtına neticesinde dağıldı. Ertesi yıl bir
komutanla bol miktarda silah ve asker gönderildi. Fakat Endülüs’e varan komutanın, mal toplamaya yönelmesi
ve isyan eden Müslümanların lideri Muhammed b. Ümeyye’yi öldürtmesi, ayaklanmayı zayıflattı. Bu
durumdan haberdar olan II. Selim, Endülüslülere bir defa daha yardım taahhüdünde bulunduysa da (1570)
ertesi yıl, Osmanlı donanmasının Lepanto’da yakılması, vaat edilen yardımın gerçekleşmesini imkânsız
hale getirdi. Bunun da etkisiyle üç yıldır devam eden ayaklanma son buldu.

İspanyollar, 1609-1614 yılları arasında ülkede bulunan Müslümanların tamamını Endülüs’ten uzaklaştırdılar.
O sırada Osmanlı tahtında bulunan I. Ahmet hem Avusturya hem de İran seferleriyle uğraşması
ve donanmanın da güçlü olmaması sebepleriyle Endülüs Müslümanlarına yardım edemedi. Bununla beraber
Sultan; Fas, İngiltere, Fransa ve Venedik gibi devletlere elçiler göndererek Osmanlı Devleti’ne sığınmak
isteyen Endülüs Müslümanlarına yardımcı olunmasını istedi ve bu sayede birçok Endülüslü Kuzey
Afrika’daki Osmanlı topraklarına ve İstanbul’a ulaşabildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir