Osmanlı Devleti’ndeki Azınlık Okulları ve Yabancı Okullar

Azınlık Okulları




Osmanlı Devleti, eğitim kurumlarının açılması ve yönetilmesi konusunda Türk ve Müslümanlara tanıdığı serbestliği azınlıklar için de tanımıştır. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin ardından Rum unsurlara tanıdığı imtiyazlardan, daha sonra diğer Hristiyan topluluklar ve Museviler (Yahudiler) de yararlanmaya başlamıştır. Osmanlı Devleti’nde azınlıklar için açılan ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretim kurumları bizzat azınlıklar tarafından kurulmuş, bu okullar gayrimüslim cemaatler ile gayrimüslim zenginler tarafından desteklenmiştir. Azınlıklar için yapılan okullar genellikle kiliselerin etrafında açılmış, buralarda verilen eğitim de kilise aracılığıyla sürdürülmüştür.

İlk dönemler okuma yazma öğretilip dinî ve kültürel eğitimler verilen bu okullar devlet denetiminden uzak kalmış, buralarda öğretmen olarak genellikle papazlar görev yapmıştır. Dünyada milliyetçilik hareketlerinin başlaması üzerine, azınlıkların açtığı Rum, Ermeni ve Yahudi okulları da milliyetçilik fikrinin yayılmaya başladığı kurumlara dönüşmüş, bu okullarda bağımsızlık propagandaları yapılmıştır.




Yabancı Okullar

Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa’ya verdiği ayrıcalığı (kapitülasyon) fırsat bilen diğer Avrupalı devletler de Osmanlı Devleti’nde okullar açmaya başlamıştır (Tablo 5.4). Oysa kapitülasyonlar ekonomik amaçlar için hazırlanmıştı ve kapitülasyonlarda eğitimle ilgili bir hüküm yer almamıştı. Bu duruma rağmen Osmanlı Devleti’nde yabancı okulların açılmasına Papa ve Fransa öncülük etmiştir. 1583 yılında Cizvit rahibinin İstanbul’a gelmesini sağlayan Papa ve Fransa Devleti, Cizvit rahibinin İstanbul’da Saint Benoit (Sant Benot) Kilisesi’ne yerleşmesini sağlamıştır. Saint Benoit kilisesine yerleşen Cizvit rahibi, burada bir okul açılmasını sağlamıştır. Daha sonraki dönemlerde kapitülasyonları bahane eden birçok ülke Osmanlı Devleti’nde okullar açmaya devam etmiş, 1839 yılına kadar Katolik Mezhebi’ne mensup Hristiyanların açtığı okulların sayısı 40’a ulaşmıştır.






Osmanlı topraklarında ilk Protestan mezhebine mensup misyoner okulu, 1824 yılında Beyrut’ta Amerikalılar tarafından açılmış, daha sonra bu okulların açılışları hızla devam etmiştir. Genelde din adamlarının çabalarıyla açılan bu okullar, dinî amaçların dışında ekonomik, kültürel ve siyasi amaçlar için de misyonerlik faaliyetleri yapmıştır.

Osmanlı Devleti’nde 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnâmesi’ne kadar yabancı okullarla ilgili düzenleme yapılmamış, Lozan Antlaşması ile birlikte gayrimüslim ve yabancı okullara tanınan ayrıcalıklar tamamen kaldırılmış, bu okulların Türk kanun ve yönetmeliklerine tabi olmaları sağlanmıştır.