Türk Tarihi

Osmanlı Devleti’nde Para politikası

Osmanlı ekonomik sisteminde yaşanan olumsuzluklar, yetkilileri para ayarında oynamaya (tağşiş) mecbur bırakmıştır. Akçe içindeki gümüş miktarı neredeyse yarı yarıya azaltılarak %90 civarında bir devalüasyon gerçekleştirilmiştir. Akçe giderek değerini kaybedince 1623’te para adında yeni bir sikke kestirilmiştir. XVII. yüzyılda tağşiş uygulamasından sonra maaşları yeni paralarla ödenen ve satın alma gücü azalan Yeniçeriler ayaklanmaya başlamıştır.

XVIII. yüzyıl başlarında akçe temel para ölçü birimi olma özelliğini yitirmiş ve ekonomideki yerini kaybetmiştir. 1760’lardan sonra savaş ve ordu masraflarının artması üzerine mali bunalım sürekli artış göstermiştir. Devlet bir yandan sarraflardan borç para alırken diğer taraftan paranın değeri düşmeye devam etmiştir.

Dünya ekonomisiyle ilişkilerin arttığı yeni dönemde, ilk defa kaime denilen kâğıt paralar basılmıştır. Kaime fazla miktarda basılınca bunların da değeri düşmüş, daha sonra da kaimeler piyasadan çekilmiştir. 1844’te tashih-i ayar ismiyle yeni madenî para düzenlemesi yapılmış, bu düzenlemeden sonra bir gram saf gümüşü bulunan birime kuruş, yirmi kuruş değerindeki gümüş paraya mecidiye ve yüz gümüş kuruş değerindeki altına lira adı verilmiştir.

Bu yüzyılda devlet kendi parasına sahip çıkıp onu koruyamadığı için devletin ekonomi üzerindeki denetimi de azalmıştır. Bunun üzerine Osmanlı piyasalarında bütünüyle yabancı paralar dolaşmaya başlamış ve bu durum siyasi açıdan olumsuz bir görüntüye sebep olmuştur.

Osmanlı Ekonomisi Çözülme Sürecinde

“Osmanlı’nın sayısı o kadar fazla olan ve yalnız mahallî tüketimi karşılamakla kalmayıp bütün Doğu’ya ve Avrupa’nın birçok yerlerine ihracat yapan imâlathaneleri, şimdi ya hiç mevcut değil ya da tam bir çöküntü içindedir. Gerçi önceki asırlardan devreden sanayinin belli bazı kalıntıları vardır. Kunduracılık, terzilik ve fırıncılık gibi bazı dallar hariç tutulursa geri kalan sanayi faaliyetleri Osmanlı ekonomisinde önemli yer tutmamakta, Avrupa’nın sanayi kapitalizmi Osmanlı ekonomisine giderek artan bir şekilde nüfuz etmektedir. Osmanlı’nın hükûmet merkezi ile çevresi dokumacı, kalaycı ve bakırcı gibi el ile yapılan işlerle geçinen insanlarla doludur.

Ayfer Özçelik, Osmanlı Devleti’nin Çöküşünde Ekonomik-Politik Baskılar s. 25-26

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir