Osmanlı Devleti’nde Eğitim Alanındaki Değişmeler

XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti’nde eğitim alanında büyük yeniliklerin yapıldığı dönem oldu. II.
Mahmut yeniçeri ocağını kaldırdıktan sonra modern yöntemlere uygun eğitim alanındaki ıslahatlarına
başladı. Yurt dışına öğrenci gönderildi. Medreseler aynen korunurken diğer taraftan da yabancı dil,
matematik, fen gibi bilim alanlarında eğitim yapan okullar açıldı.

Bir yandan yeni anlayışla eğitim yapan okullardan mezun olanlar, diğer yandan geleneksel
medrese eğitimi alanlar nedeniyle iki farklı düşünce oluştu. Osmanlı Devleti’ndeki bu iki farklı anlayışın
çatışması devlet yıkılıncaya dek sürdü. Tanzimat döneminde de artarak
yurt dışına öğrenci gönderilmesine devam edildi. Avrupa’da okuyanlar
yurda dönünce Osmanlı Devleti’nde önemli görevler üstlendiler ve yararlı
hizmetlerde bulundular. Bu sayede Osmanlı Devleti’nde askerlik,
mühendislik, güzel sanatlar, tıp ve edebiyat alanında yenilikler görüldü.
Tanzimat döneminde eğitim, devleti felakete gidişten kurtaracak bir yol
olarak değerlendirildi. Bu amaçla eğitimle ilgili olarak okul ve sınıf
ortamının düzenlenmesine, yeni ders araç ve gereçlerinin kullanılmasına,
genel ve özel yeni öğretim metotlarının denenmesine başlandı. Ahmet
Cevdet Paşa’nın önderliğinde Encümenidaniş kuruldu. Encümenidaniş,
fen dersleri ile ilgili çevirilerin yapılmasına ve ders kitaplarının seçimine
karar veren kurum özelliği taşıyordu. Nihayet 1857’de kurulan Maarifiumumiye Nezareti bugünkü Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevlerini
yerine getiren kurum olarak faaliyete geçti. 1861’de harbiye, tıbbiye ve
bahriye dışındaki okullar bu kuruma bağlandı.

Maarifiumumiye Nezareti daha sonra Maarifiumumiye
Nizamnamesi
’ni yayımladı (1869). Bu
nizamnameye göre her köy ve mahalleye Sıbyan
Mektebi kurulacaktı. Ayrıca eğitimin aşamalarını da
belirleyen bu nizamname sıbyan mektebi, rüştiye,
idadi, sultani, darülfünunun açılmasını hükme
bağlamıştı.
Yapılan çalışmalar sonunda 1868’de Galatasaray
Sultanisi açıldı.

Osmanlı Devleti’nde darülfünun 1870 yılında açıldı.
Bu okulda fen bilimleri, matematik, edebiyat, felsefe ve
hukuk bölümleri yer alıyordu. Üç defa açılıp kapanan
bu okul 1900 yılında bugünkü İstanbul Üniversitesi’nin
yerinde Darülfununuşahane adıyla yeniden açıldı.

Eğitim alanındaki gelişmelere II. Abdülhamit
döneminde de devam edildi. Yeni okulların yapılması
için bütçeden ödenek ayrıldı. Çeşitli meslek ve sanat
okullarının açılması sağlandı. (Baytar Mektebi, Orman
ve Maden Mektebi, Telgraf Mektebi, Kadastro Mektebi,
Dişçi Mektebi vb. …)

II. Abdülhamit döneminde meşrutiyetin ikinci kez
ilanından sonra eğitim alanındaki gelişmeler daha da
hızlandı. Hem İstanbul’da hem de taşrada kızlara ait
okulların sayısında artış görüldü. Örneğin İstanbul’da
1877’de dokuz tane kız rüştiyesi varken bu sayı
1908’de seksen beşe yükselmişti. Sultanilerin sayısı
da aynı oranda artmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir