Türk Tarihi

Okçuluk ve Avcılık

Türkler, atlarının seçimi, bakımı ve
eğitimine verdikleri önem kadar, ok ve yaylarının
seçimine, kalitesine ve atış üstünlüğüne
de büyük önem vermekteydiler.

Türklerde, okçuluk sadece bir savaş
uğraşı değil, zevkli bir idman ve yarışma
biçimiydi. Türkler atlarını dörtnala koştururken
uçan kuşları okla vuracak kadar
atıcı ve avcı idiler.

Eski Türkler, bulundukları yerin ve yaşadıkları doğal koşulların
zorluğuna alışmak ve çocukları da ona göre yetiştirmek için kız
ve erkek çocuklarını ok atma, avlanma ve ata binme eğitimine tabi
tutarlardı. Çocuklar, çobanlık yaparken küçük yay ve oklarla kuş,
sıçan avlamasını öğrenirlerdi. Yaşları ilerledikçe yay ve okları da ona
göre geliştirilirdi. Ok atmak kadar boş yayı kurmak ve çekmek de
ayrı bir eğitim gerektirdiğinden öncelik bu eğitime verilirdi. Okçuluğa
istekli gençler, iki ayrı bölümde yapılan eğitimle, ok atışlarına hazırlanırlardı.
Bunlar yer eğitimi ve at eğitimi idi. Yer eğitimini başarıyla
tamamlayan gençler, at üzerinde ok atma eğitimine geçerlerdi.

Ok: Eski Türklerde önceleri hayvan kemiklerinden yapılan ok,
sonraları kamış ve ağaç dalından yapılmaya başlanmıştır. Oklar, yarışta,
avlanmada ve savaşta kullanılmasının yanında, işaret vermek
için de kullanılırdı. İşaret oklarını ilk kullanan Mete Han’dı. Bu oklara
“öten ok” adı verilirdi. Okun ses çıkarmasını yani ıslık çalmasını sağlayan
sistem, ucundaki temren bölümünde bulunurdu. Bunların değişik
türleri vardı. Kurbağa sesi verenler hücuma hazır ol, düz ıslık sesi
hücum, kesik ıslık sesi ise mola anlamı taşırdı.

Yay: Türklerde yay, önceleri düz dişbudak ağacından yapılırdı.
Yay yapımı, Hun ve Göktürklerde büyük bir aşama gösterir. Bazı
Türk boylarında boynuzdan yapılan yaylara da rastlanır.
Yay kirişi: Yayı kurmaya, kurulan yayı germeye ve oku fırlatmaya
yarardı. Önceleri hayvan bağırsağından yapılan yay kirişi,
sıcak-soğuk ve nem sebebiyle özelliğini yitirdiği için daha sonra ham
ipekten ibrişimler kullanılmaya başlandı. Yay kirişine bu nedenle “çile”
adı verilmiştir.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir