Osmanlı Devleti Tarihi

Niğbolu Savaşı (1396)

Yıldırım Bayezit 1393’te Bulgar krallığını ortadan kaldırarak Bulgaristan topraklarının büyük bir kısmını Osmanlı Devleti’ne kattı.

Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda ilerlemesi ve İstanbul’u kuşatması üzerine Papa IX. Bonifas’ın girişimleriyle Macar kralı Sigismund komutasında yeni bir Haçlı ordusu hazırlandı. Haçlılar Niğbolu Kalesi’ni kuşattılar. Bu sırada İstanbul’u kuşatmış olan Yıldırım Bayezit, durumu haber alır almaz kuşatmayı kaldırarak hızla Niğbolu’ya hareket etti.1396 yılında yapılan savaşta Osmanlı ordusu Haçlıları yenilgiye uğrattı.

Niğbolu Savaşı Sonuçları

  • Halife, Niğbolu Savaşı’nı kazandığı için Yıldırım Bayezit’e Sultanıiklimirum (Anadolu’nun Sultanı) unvanını verdi. Böylece Osmanlı Devleti’nin İslam dünyasındaki etkinliği ve saygınlığı arttı.Osmanlı Devleti’nin Türk Beylikleri üzerindeki etkinliği artarak Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması kolaylaştı.
  • Osmanlı Devleti’ninAvrupa üzerindeki baskısı arttı.
  • Avrupa’da Osmanlı aleyhine en büyük güçlerden biri olan Macarlar etkisiz duruma geldi.
  • Eflâk ve Boğdan Osmanlı üstünlüğünü tanıdı. Bulgar krallığına tamamen son verildi. – Balkanlarda güvenliği sağlayan Yıldırım Bayezit, Türk birliğini sağlamak için Anadolu’ya yöneldi.

Yıldırım Bayezit, düşmanın Niğbolu Kalesi’nin giriş ve çıkışını sıkıca tuttuğunu öğrenince gayet huzursuz oldu. Gece vakti atına atlayarak içkili Haçlı devriyeleri arasından geçerek kale surlarının altına geldi. Kale komutanına seslenerek: “Bre Doğan! Bre Doğan!” diye haykırdı.

Gece gündüz kale surlarının üstünde tetikte duran, düşmanı kollayan kale kumandanı Doğan Bey bu sesi duydu. Ama bir anlam veremedi. Bu ses hünkârın sesine benziyordu. Ancak yüz binden fazla Haçlı ordusu ile kuşatılmış bir kalenin yanına nasıl gelinebilirdi? Hayal olduğunu sandı, kulaklarına inanamadı.

Fakat aynı ses, daha hâkim, daha vakur bir şekilde bir daha tekrarlanınca Doğan Bey ne yapacağını şaşırdı. Kaleden aşağıya baktı. Karanlıkta hünkârın atı üstünde nasıl dikildiğini gördü. Göğsünde hıçkırıklar düğümlendi.

Böyle bir hünkâra nasıl hizmet edilmezdi? Padişahın durumunu sorması üzerine: “Kalemizin kapı ve surları sağlam ve muhafızları gece gündüz uyanıktır. Zahiremiz yeterlidir.” cevabını verdi. Yıldırım Bayezit Han ile Doğan Bey arasındaki konuşmayı düşmanın devriyeleri de duymuş fakat bir anlam verememişlerdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir