Neolitik Çağ’da Anadolu

Neolitik Çağ yani Yeni Taş Çağı (Türkiye’de yaygın kullanılan adıyla Cilalı Taş Devri) insanlığın kültürel geli­şimindeki en önemli süreçtir. Bu süreçte insanoğlunun yaşam ve geçim tarzı köklü değişikliklere uğrayarak bir bakıma günümüz uygarlığının temelleri atılmıştır.




Anadolu’daki Neolitik Çağ yerleşimlerinden bazıları ve özellikleri şunlardır:

Halan Çemi Höyüğü: Batman iline bağlı Kozluk ilçesi yakınlarındaki höyükte yapılan kazılarda Neolitik Çağ’ın hiç bilinmeyen en erken evreleri konusunda yeni bilgilere ulaşılmıştır. Bu kazılarda, insanların bir kısmının mağaralardan çıkarak evlere yerleştiğini gösteren buluntulara ulaşılmıştır. Anadolu’nun şimdiye kadar saptanmış en eski köyüdür. Bu köyde evler toprağa açılmış 4­6 m çapındaki yuvarlak ya da oval bir çukurun içine inşa edilmiştir. Duvarların alt kısmı ahşap dikmelerle desteklenerek taştan yapılmış, üst kısımlar ise kamış ve ince dallarla örtülerek üzerleri çamurla sıvanmıştır. Alet yapımında Van çevresinden getirilen obsidiyeni kullanmışlar, taştan oydukları çanak geometrik desenlerle süslemişlerdir.




Malatya Cafer Höyük: Tarihi MÖ 7 000 yıllarına kadar inmektedir. Tarımın bilinmesine karşı gerçek anlamda hayvancılık henüz başlamamıştır. Yapılan kazılarda taştan kap kacak ve bileziklerin yanı sıra çokça doğal cam, az miktarda da çakmak taşından yapılmış alet bulunmuştur.

kabartmali-dikilitas Göbekli Tepede bulunan kabartmalı dikili taşlar



Göbekli Tepe: Neolitik Çağ’ın önemli yerleşim yerlerinden olan Göbekli Tepe, Şanlıurfa’daki Harran Ovası’nın bütününe hâkim bir yerdedir.
1995 yılında başlayan kazılarda dünyanın en büyük tapınma merkezi olduğunu ortaya koyan bulgulara rastlanmıştır.



Tarihi yaklaşık MÖ 11 000 yıllarına uzanan tapınma amaçlı törensel alanlara ait mimari kalıntılar üzerinde yabani hayvan ve bitki figürlerinin bulunduğu dikili taşlar gün yüzüne çıkarılmıştır.

 

 

 

 

tas-temelli-kerpic-duvarli-evler Çanyönü Tepesi'ndeki taş temelli kerpiç duvarlı evler



Çayönü: Diyarbakır’ın Ergani ilçesi yakınlarındadır. Çayönü’nde yaşamış insanlar Anadolu’nun en eski çiftçileridir. Onların buğday yetiştirmeyi, hasat etmeyi ve öğütmeyi bildiklerini, yapılan kazılarda ele geçirilen aletler kanıtlamaktadır. Çayönü’nde yaşayan insanlar taş temel üzerine, kerpiç duvarla yapılan evlerde oturuyorlardı. Evler dikdörtgen planlı ve çok bölümlü olarak yapılmıştı. Buradaki ölüler evlerin altına, ayaklar karına çekilmiş durumda (hoker) gömülmüştür.

Çayönü halkı kilden insan heykelcikleri, taştan veya ahşaptan oyarak kap kacak, çakmak taşı ve obsidiyenden bıçak, orak, kazıyıcı ve delici aletler, kemikten iğneler, çeşitli boncuklar, bilezikler yapmışlardır.

 

 

 

Çatalhöyük: Konya’nın Çumra ilçesi yakınlarındadır. Neolitik Çağ’ın en gelişmiş yerleşim merkezlerinden biridir. Höyüğün bulunduğu bölgede tarım ve hayvancılık için elverişli otlaklar ve sulak arazilerin bulunması, obsidiyen yataklarına yakın olması, güney ve batı kesimlerinin ormanlarla kaplı olması gibi çevresel özellikler Çatalhöyüklülerin ileri bir uygarlık yaratmalarını sağlamıştır.
Yerleşim; dışa kapalı avlular etrafında, bitişik olarak kerpiçle yapılmış dikdörtgen planlı çok sayıda tapınak ve konutun birleşmesiyle oluşmuştur. Tapınaklar, duvarlarındaki yüksek kabartmalar ve duvar resimleri ile konutlardan ayrılır.

Çatalhöyük’te yapılan kazılarda, gücü simgeleyen boğa başlarının bulunduğu birçok kült binası ortaya çıkarılmıştır. Kült tapma, tapınma anlamına gelir.

catalhoyuk-evinin-rekonstruksiyonu Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenen Çatalhöyük evinin rekonstrüksiyonu



Çatalhöyük’teki duvar kabartmalarında ve resimlerinde doğum, yaşam ve ölüm konuları işlenmiştir. Yapılan kazılarda bereketi simgeleyen ana tanrıça heykelcikleri de bulunmuştur.
Duvar resimlerinde ölü gömme törenleri, av sahneleri, çeşitli insan ve hayvan figürleri betimlenmiştir.

Aşıklı Höyük: Aksaray il merkezinin 25 km güneydoğusunda ve Melendiz Çayı’nın kıyısında bulunan höyük, MÖ 8 000-7 500 yılları arasına tarihlenir. Orta Anadolu’nun bilinen en eski köyüdür. Oturma alanları dış tarafı taştan, iç tarafı da kerpiçten yapılan iki duvarla kuşatılmıştır. Bir-üç gözlü, dörtgen biçimli olan evlere damlardaki açıklıklardan giriliyordu. Yapılarda malzeme olarak kerpiç kullanılmıştır. Ayrıca Aşıklı Höyük’te bulunan aletlerin taş, kemik, boynuz ve obsidiyenden yapıldığı tespit edilmiştir.

asikli-hoyuk Aşıklı Höyük’ün kazılmış alanını gösteren bir hava fotoğrafı



hacilar-hoyugu Hacılar Höyüğü’nün kazılmış alanını gösteren bir hava fotoğrafı



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hacılar: Burdur’un 25 km batısında, eski bir yerleşim merkezidir. Hacılar’da evler, taş temel üzerine kerpiçle yapılmış olup beyaz sıvalıdır. Evlerin içi, ince duvarlarla bölümlere ayrılmıştır. İçinde fırın, ocak, öğütme taşları bulunan mutfak, evin dışına alınmıştır. Hacılar’daki evlere, Çatalhöyük’tekilerden farklı olarak damdan değil avlulara açılan, evlerin geniş cephelerinde bulunan kapılardan giriliyordu. Evler arasında oluşan dar sokaklar, Hacılar mimarisinde artık bir kent dokusunun egemen olmaya başladığı izlenimini vermektedir (Fotoğraf 2.14). Ayrıca bu dönemde ölüler, artık evlerin içine değil, daha çok avlulara ve mezarlıklara gömülmeye başlanmıştır.
Hacılar’da yapılan kazılarda ele geçirilen heykelcikler de Çatalhöyük’te olduğu gibi çıplak ana tanrıça ve çocuk heykelcikleridir. Bunlar, iri badem gözlü oluşlarıyla Çatalhöyük heykelciklerinden farklılaşır.
Neolitik Çağ’ın Anadolu’daki diğer önemli yerleşimleri arasında Yumuk Tepe (Mersin), Kuruçay (Burdur), Erbaa (Tokat) ve Köşkhöyük (Bahçesaray, Niğde) sayılabilir.