Kategori: Türk Tarihi

Narh Sistemi

- 24 Eyl 15

Eksik rekabet şartlarından dolayı fiyatlara
müdahale edilmesi olarak tarif edilen narh sistemi
klasik dönem Osmanlı ekonomisinde fiyat politikasına
esas teşkil etmiştir.

Osmanlı narh uygulamasında temel ölçü, arz ve
talep şartları olup tekelci eğilimlerin önlenmesi
istenmiştir. Özellikle zirai ürünlerde arz şartlarının çok
değişken olması böyle bir uygulamayı zorunlu kılmıştı.
Yine talebin arttığı Ramazan ayı öncesinde fiyatların
yeniden tespiti gerekirdi. Muhtesiplikçe onaylanmış bir
narh defterinin her ay İstanbul şehreminine teslim
edilmesi bir gelenekti.

Kuraklık, ulaşım zorlukları, harp, abluka vb.
sebeplerden dolayı üretimin azalması sonucu arzda
bir daralma olduğunda narh fiyatları yükseltilir, arzın
genişlemesi hâlinde düşürülürdü. Para birimi olan
akçenin değer kaybetmesi narh fiyatlarında bir
yükselmeye, değer kazanması ise topyekûn bir
azalmaya yol açardı. Fakat bu yükselme veya düşme oranları her malda aynı
olmazdı. Narhların tespiti
kadıların başkanlığında kurulan komisyonların
göreviydi. Bir malın fiyat tespit komitesi, ilgili esnafın şeyh, kethüda,
yiğitbaşı, ehli hibre gibi yönetici ve
uzmanlarıyla halkın temsilcilerinden oluşuyordu.
Esnaftan fiyatların yükseltilmesi talebi geldiğinde
malın ham madde hâlinden son hâline gelinceye
kadar geçirdiği safhalardaki maliyetleri, iş saatleri
ve ücretler bilirkişilerce tespit edilir, yeterli kâr
bırakması hâlinde fiyatların yükseltilmesine gerek
duyulmazdı.

Ortalama kâr, işin özelliğine göre genellikle %
10-20 arasında değişmektedir. Gerekli belgelerle
tespit edildikten sonra kadı sicillerine geçirilir, esnaf
ile halka ilan olunurdu.

Narh, toptancı ve perakendeci için ayrı ayrı tespit
edilirdi. Toptancıların dükkân açıp perakendecilik
yapmaları yasaktı. Malın toptancıdan perakendecilere
ulaşması belli bir düzen içinde gerçekleştirilir,
esnafın malsız kalmaması amaçlanırdı.

Ürünlerin kalite denetimi ve standardizasyonu
hem üreticilerin hem de tüketicilerin uzun vadeli
çıkarlarının korunması açısından önemliydi. Tespit
edilen standartlar kadı sicillerine kaydedilmiş olup
ülkenin uzak bölgelerinde de standartlara uyulması,
bu arada ölçü ve tartı birimlerinin damgalattırılması
istenirdi. Kaliteyi bozanlar ve mesleklerinde
ehliyetsiz olanlar takip edilerek cezalandırılırdı.
Yine kaliteli mal üretimi için esnafın kredi
kullanmamaları ve öz sermayelerini arttırmaları istenirdi.
Fiyat ve kalite denetiminde bizzat esnaf teşkilatının iç denetimi önemlidir.
Daha sonra muhtesip, kadı, sadrazam ve nihayet padişah denetimlerde
bulunuyordu. Sistemi bozmak isteyenler cezalandırılıyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR