Kategori: Türk Tarihi

Maarif (Eğitim) Kongresi 15-21 Temmuz 1921

- 25 Eyl 15

Gazi Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı’nın en yoğun olduğu günlerde, bir yandan bağımsızlık mücadelesinin liderliğini yaparken bir yandan da eğitim alanındaki çalışmalarına başlamıştır. Türk eğitim sisteminin oluşturulmasında ve geliştirilmesinde, söz konusu çalışmaların ürünü olan Maarif Kongresi ve Heyet-i İlmiye toplantılarının çok büyük katkıları olmuştur. 15-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında Maarif Kongresi’nde alınan kararlar, o günün eğitim ihtiyacını karşılamaktan çok, gelecekteki tam bağımsız ve çağdaş uygarlığı yakalamış Türkiye’yi güçlendirmeyi amaçlamıştır. Ankara’da gerçekleştirilen bu toplantıya, yurdun işgal altında olmayan illerinden pek çok kadın ve erkek öğretmen katılmıştır. Kongrenin açılış konuşmasını Mustafa Kemal Paşa yapmıştır.

Maarif Kongresinde Alınan Kararlar

  • Çocukları hayatta başarılı kılacak kabiliyette yetiştirmek için bir program hazırlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Dört sene olan ilköğretimin beş yıla çıkarılması gerekmektedir.
  • O zamana kadar uygulanan ilköğretim programları uygulamaya müsait değildir.
  • Halk eğitimi için, yüksek programlar yerine onlar için gerekli olan dil, din ve hesap dersleri okutulmalıdır.
  • Köy ve kentlerin ihtiyaçlarının farklı olması nedeniyle ilkokul programları ayrı ayrı hazırlanmalıdır.
  • Meslek derslerinin ilkokullarda bütünüyle öğretilmesi mümkün değildir.
  • Sanat ve bir iş edinmek için yeteneklerin esas olduğu kız okullarında kızların ev kadını olabilmeleri için gerekli olan pratik bilgilerin verilmesi gerekmektedir.

Maarif (Eğitim) Kongresi (15-21 Temmuz 1921) – Farklı Kaynaktan

Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı) Kütahya-Eskişehir Savaşları devam ederken 15 Temmuz 1921’de Ankara’da Darül Muallimin Mektebinin (Erkek Öğretmen Okulu) konferans salonunda Maarif (Eğitim) Kongresi’ni topladı.

Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey’in öncülüğünde toplanan kongrede yurdun her tarafından iki yüz elli kadar erkek ve kadın öğretmen bir araya geldi. Mustafa Kemal kongreye aşağıdaki metinden de anlaşılacağı gibi savaşın en zorlu günlerinden birinde katıldı. Yeni eğitim sisteminin hangi esaslara dayanması gerektiğini belirten çok önemli bir konuşma yaptı. Eğitim sistemi planlanırken millî kültüre sahip çıkılması, Türk kültürüne zarar verilmemesi ve çağdaşlıktan uzak düşülmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

Mustafa Kemal Çankaya Köşkünde Çalışırken

Mustafa Kemal Çankaya Köşkünde Çalışırken

“Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi ile Mazhar Müfit Beyler sessizce dışarı çıktılar. Meclis Başkanlığı odasının kapısı önünde Salih Bozok’la Yarbay Salih Omurtak alçak sesle konuşuyorlardı. Hamdullah Suphi Bey: ‘Reis Paşayı görebilir miyiz?’ diye sordu. Salih Bozok: ‘Çalışıyordu ama sizi bekletmek istemez.’ dedi, ‘Buyrun.’
Kapıyı vurup açtı, yol verdi.
M. Kemal Paşa, masanın üzerine serilmiş bir harita başındaydı. Oldukça düşünceli bir hâli vardı.
Girdiklerini fark etmedi. Hamdullah Suphi Bey seslenmek zorunda kaldı:
‘Paşam?’
Başını kaldırdı. Görünce gülümseyerek ayağa kalktı, ellerini sıktı:
‘Buyrun.’
Oturmadılar. Hamdullah Suphi Bey: ‘Vaktinizi almayacağız.’ dedi, ‘Mazhar Müfit Bey’in başkanı olduğu Öğretmenler Derneği, birkaç gün sonra Ankara’da toplanacak. İki yüzden fazla öğretmen katılıyor. Fakat Fevzi Paşa’yı dinleyince tereddüte düştük. Savaşın yoğunlaşacağı anlaşılan bir sırada böyle geniş bir toplantı size ayak bağı olabilir. Uygun görürseniz erteleyelim.’
Mustafa Kemal Paşa: ‘Hayır, hayır, ertelemeyin.’ dedi, ‘Cahillikle, ilkellikle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir. Toplantıya katılacağım ve konuşacağım.'”

Turgut Özakman, Mustafa Kemal’in kongrede yaptığı konuşmanın bir bölümünü ve yaşanan gelişmeleri şu şekilde aktarmıştır:

“‘Muhterem hanımlar, efendiler:
Bizi yaşatmamak isteyenlere karşı, yaşamak hakkımızı savunmak üzere toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, burada, Ankara’da açıldı. Bugün Ankara, millî Türkiye’nin millî eğitimini kuracak olan Öğretmenler Kongresi’ne de sahne olmakla iftihar duymaktadır.
Derin bir idari ihmalin devlet varlığında açtığı yaraları sarmak için en büyük çalışmayı hiç şüphesiz eğitim için yapmamız gerekiyor.
Şimdi maddi ve manevi bütün güç kaynaklarımızı düşmanlara karşı kullanıyoruz. Ancak bu savaş günlerinde bile dikkat ve özenle işlenip çizilmiş bir millî eğitim programı yapmaya emek sarf etmeliyiz.
Millî eğitim programı derken hurafelerden, yabancı fikirlerden, Doğu’dan ve Batı’dan gelebilen bütün tesirlerden uzak, tarihî ve millî seciyemize uygun bir kültürü kastediyorum…’
Salih Bozok salonun kapısının karşısındaki sıra başında oturuyordu. Kapı aralandı, boşlukta Yarbay Salih Omurtak göründü, ‘Dışarı gel.’ diye işaret etti. Önemli bir şey olmalıydı. Salih Bozok dışarı süzüldü.
‘Hayrola?’
‘4. Grup Cephesi, Yumruçal-Nasuhçal arasında yarıldı. Düşman ordu içine sızıyor. Paşa hemen Genelkurmay’a gelse çok iyi olacak.’
‘İçeri gel.’
İçeri girip konuşmanın bitmesini beklediler.
‘…Milletimizi yetiştirmek gibi kutsal bir görev yüklenmiş olan gelecekteki kurtuluşumuzun yüce öncüleri, kadın ve erkek öğretmenlerimiz hakkındaki saygı duygularımı bir kere daha belirtmek istiyorum. Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar sebatkâr oldukları tarihten de bilinir. Silahıyla olduğu gibi kafasıyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin, birincisinde gösterdiği kudreti, ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur. Her türlü güçlüğü göze alarak bu yolda sarsılmadan yürüyeceğinize inanıyorum. öreviniz çok önemli ve hayatidir.
Bunda muvaffak olmanızı Cenabı Hak’tan temenni ederim.'”

Yeni Türk devletinin eğitim politikasının belirlendiği kongrede Mustafa Kemal, çocuklara hiçbir güçlük karşısında baş eğmeyerek tam bir sabır ve dayanıklılık içerisinde çalışmalarını tavsiye ederken anne ve babalarına da çocuklarının eğitimi için her türlü fedakârlığı göze almaları gerektiğini söylemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR