Lozan Barış Antlaşması'nı İmzalayan Türk Heyeti

Lozan Barış Antlaşması’nın İmzalanması ve Kapitülasyonlar

İsmet Paşa 24 Temmuz 1923 günü saat üçü dokuz geçe attığı imza ile yıllardır süren savaşlara son noktayı koyuyordu.

İsmet Paşa o günü şöyle anlatmaktaydı:

“…İmza edeceğim ilk vesikayı elime aldığım zaman, görüştüklerimize uygunluğunu kontrol için baştan aşağı okuyacakmışım gibi bir gözden geçirmeye koyuldum… Bu hareketim, “dokuz ay uğraştıktan sonra galiba yeniden baştan başlayacağız, başımıza iş çıkaracak” diye şakalaşmalara sebep oldu. Bu hava içerisinde muahedenin kendisini, bütün eklerini imzaladım.”

İmza töreni ve akabinde verilen yemekten sonra İsmet Paşa oteline dönünce Mustafa Kemal Paşa’nın şu telgrafıyla karşılaştı:

“Millet ve Hükümetin Zâtı Devletlerine vermiş olduğu yeni görevi başarıyla tamamladınız: Memlekette bir dizi yararlı hizmetlerden ibaret olan ömrünüzü bu defa da tarihi bir başarıyla taçlandırdınız. Parlak hizmetlerinizden dolayı Zâtı Devletlerinizi, muhterem arkadaşlarımız Rıza Nur ve Hasan Beyleri ve çalışmalarınızda size yardım eden Delegasyon üyelerini teşekkürle tebrik ederim.”

Bu telgrafa İsmet Paşa; tüm heyet üyeleri adına teşekkürlerini ve Türk milleti için yaptıklarından dolayı Mustafa Kemal Paşa’ya şükranlarını bildirerek cevap verdi.

Lozan Barış Antlaşması’nı İmzalayan Türk Heyeti

Lozan Barış Antlaşması’nda Kapitülasyonlarla İlgili Madde

“MADDE 28 Bağıtlı Yüksek Taraflar, her biri kendi yönünden, Türkiye’de Kapitülasyonların her bakımdan kaldırıldığını kabul ettiklerini bildirirler.”

İsmet Paşa Lozan’daki işlerini bitirip hemen memleketine döndü ve 13 Ağustos’ta Meclis’in huzuruna çıktı. Vekiller antlaşmanın bazı maddelerini eleştirmekteydiler. İzmir Milletvekili Mustafa Necati Bey antlaşmanın tamamlanmadığını ileri sürerek, imzadan sonraya bırakılan meseleler üzerinde durdu. Kapitülasyon meselesinin tamamen kaldırılmadığını bu sebeple antlaşmayı onaylamak için oy veremeyeceğini bildirdi.

Eleştiriler genelde sınırlar üzerine yapılmaktaydı. 23 Ağustos gününe kadar süren görüşmeler akabinde yapılan oylamada, antlaşma 13 oya karşı 207 oyla kabul edildi. Lozan Barış Antlaşması diğer Müttefik Devletleri’nin antlaşmayı meclislerinde onaylatmalarından sonra 26 Ağustos 1924’te tam anlamıyla yürürlüğe girdi.

Rıza Nur Tevhid-i Efkâr başyazarı Velid Ebuzziya’ya verdiği mülakatta da; Lozan Antlaşması’yla yurdun her türlü yabancı müdahalesinden ve kapitülasyonlardan kurtulduğunu, Avrupa devletleri gibi bağımsız olduğunu söylemekteydi. Rıza Nur’a göre; beş sene zarfında bu antlaşmanın kalan sorunları da halledilecekti. İsmet Paşa’ya göre, savaşta nasıl bütün dünya devletleriyle uğraşıldıysa, Lozan’da da barış için bu devletlerle mücadele etmek zorunda kalındı. İsmet Paşa; Anadolu’da verilen mücadelede karşılarında Yunan birliklerinin olduğunu, Lozan’da ise bütün büyük devletlerin bulunduğunu ve Türk Heyeti’nin bu devletlerin temsilcilerine ayrı ayrı söz geçirmekte zorlandığını anlatmaktaydı.

İsmet Paşa’ya göre bu devletlerin zorluk çıkarmalarının nedeni, Türkiye’yi hür ve bağımsız görmek istememeleri ve Türkiye coğrafyasını babalarından miras kalan bir çiftlik gibi görmelerinden kaynaklanmaktaydı.

Bir cevap yazın