Türk Tarihi

Laik Hukuk Sistemine Geçiş

Cumhuriyet Döneminde yapılacak yeni kanunlarla tüm vatandaşların kanun
önünde eşitliğinin sağlanması ve diğer inkılapların da güvence altına alınması
amaçlanmıştır. Bu amaçla Avrupa ülkelerinin medeni kanunları incelendikten
sonra İsviçre Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu ile birlikte tercüme edilip
düzenlenerek yürürlüğe girdi.

Medeni Kanun’la evlenme, boşanma, miras gibi konularda var olan eşitsizlik
giderilmiştir. Kişinin hak ve özgürlükleri güvence altına alınmış, kişinin devlete
karşı olan ödevleri yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca resmî nikâhla kurulan
modern aile yapısı hedeflenmiştir. Kadın ve erkek bütün vatandaşlar medeni
ülkelerin vatandaşlarıyla aynı haklara kavuşmuş, yeni mahkemeler ve barolar
kurulmuştur. Cumhuriyet ile birlikte Türk kadını, ekonomik özgürlüğüne, siyasi
haklarına pek çok Avrupa ülkesinden daha önce kavuşturularak demokratik
katılım ve kanun önünde eşitlik sağlanmıştır.

Cumhuriyet ilan edildiğinde 1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
yürürlükte bulunuyordu. Bu kanun, TBMM’nin varlığını yasal hâle getirmek ve
yeni devletin dayandığı temel ilkeleri belirlemek amacı ile ilan edilmişti. 23
maddelik kısa bir kanun olan Teşkilatı Esasiye, Osmanlıdan devralınan
kanunuesasiyi de yürürlükten kaldırmamıştı.

Cumhuriyetin ilanı ve halifeliğin kaldırılmasından sonra yeni devletin
ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasanın yapılması gerekmiştir. Bu sebeple 20
Nisan 1924’te Cumhuriyet Döneminin ilk anayasası kabul edildi. 1924
Anayasası, kanunuesasiyi yürürlükten kaldırmıştır.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir