Kategori: İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Konfüçyanizmin Ortaya Çıkışı ve Temel Özellikleri

- 25 Eyl 15

Çin’in büyük filozoflarından biri olan Konfüçyüs
(Kung Fu- Tzu, MÖ 551- 478) Konfüçyanizmin kurucusudur.
O, hayatının ilk yıllarının yoksulluk içinde
geçmesine rağmen öğrenmeye olan merakı sebebiyle iyi
bir eğitim görmüştür. Yirmi yaşında öğrenci yetiştirmeye
başlamıştır. Metodu, geçmişlerin hikmetini yorumlamaktır.
Onun sisteminin temelinde insan fıtratının iyi
olduğuna inanmak ve bu fıtrata uygun davranmak yatar.

Konfüçyüs, hayatının son beş yılını meşhur eserlerini
kaleme almak, öğrenci yetiştirmek ve doktrinini öğretmekle
geçirmiştir. Ölümünden sonra şöhreti yayılmış,
mezarı bir ziyaret yeri haline getirilmiştir.


Konfüçyüsçülük
te sosyal düzen ve sağlam bir toplumun
oluşması için aile ve akrabalık bağları da son derece önemlidir. Konfüçyüsçülükte ahlaki yön,
diğer özelliklerden daha fazla ön plana çıkmakta ve bu durum, yöneticilerde idare sanatı, soylularda siyasi ahlak, halkta da geleneğe
bağlılık olarak gerçekleşmektedir.


Konfüçyüs
’ün ahlak sistemi,
cemiyet ve millet içindir. Gayesi
ise milleti siyasi bir terbiye ile
saadete ulaştırmaktır. Konfüçyüs,
dünyada ağırbaşlılık, cömertlik,
samimiyet, doğruluk ve
nezaket gibi beş ilkeyi her şeye
uygulayabilme yeteneğine mükemmel
erdem demektedir.

Konfüçyüs, insanın rahat bir
hayat sürebilmesi için hayatın
her safhasında orta yolu tutması, aşırılıktan kaçınması, iyiliğe iyilik, kötülüğe karşı da adalet gösterilmesi
gerektiğini ifade eder. Adaletin gerçekleşmesi, menfaati önler.

İktidar sahibi olan kimselerin beş üstün şeye değer verip dört kötü
şeyden de kaçınması gerekir. Beş üstün şey:

• Aşırı derecede harcama yapmadan faydalı olmak.
• Halkına, pişmanlığa sevk etmeyecek görevler vermek.
• Açgözlülük etmeden istediği şeyi almak.
• Gururlu olmadan itibar kazanmak.
• Korkutucu olmadan yüce olmaktır.

Dört kötü şey:

• Halka bir şey öğretmeden ölüme sürüklemek, buna “zulüm” denir.
• Onları haberdar etmeden ani olarak iş yüklemek, buna “baskı”
denir.
• Acele olmayan emirler verip bunların hemen uygulanmasını
istemek, buna “gaddarlık” denir.
• İnsanlara bir şey verirken hasis olmak, buna da “yersiz
davranmak” denir.

Amirlerin riayet etmesi gereken temel esas, yönettiklerinin güvenini ve sevgisini kazanmaktır.
Ülkesini erdemlilikle yöneten hükümdar, kutup yıldızına benzer. O, halkını doğru yola iletir. Halk
doğru yola ulaşırsa kimse yanlış davranmaya cesaret edemez.

Konfüçyanizm, 1912 yılına kadar Çin’in resmî devlet dini olmuştur. Bu dine bağlı olanların çoğunluğu
Çin’de, geri kalanları ise Japonya, Burma ve Tayland’da yaşamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR