IV. Murat Dönemi Siyasi Olayları ve Islahatları

II. Osman’ın 1622’de yeniçeriler tarafından öldürülmesinden
sonra, kısa bir süre I. Mustafa padişah olmuştur. 1623’te I.
Mustafa da tahttan indirilmiş ve tahta IV. Murat çıkarılmıştır. IV.
Murat tahta çıktığında çocuk yaşta idi. Bu nedenle yönetim
gücünü annesi Kösem Sultan ile Sadrazam Ali Paşa
kullanmışlardır. Ancak zamanla IV. Murat olgunluk çağına
gelince saray kadınları ve saray ağalarının etkisinden kurtulmuş
ve devlet yönetimine egemen olmuştur.

IV. Murat, devletin kötüye gidişinin nedenleri ve bu kötü
gidişin durdurulması için alınabilecek tedbirlere ilişkin devletin
ileri gelenlerine raporlar hazırlattı. Bu raporlardan özellikle Koçi
Bey ve Kâtip Çelebi’nin raporları önemlidir. Koçi Bey hazırladığı
raporunda devletin Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra yaşadığı
sıkıntıları, kurumların nasıl bozulduğunu detaylıca ortaya
koymuş ve çözüm önerilerini sunmuştur. IV. Murat da bu raporlar
doğrultusunda ıslahat çalışmalarına başlamıştır.

İktidara tek başına sahip olan IV. Murat, ıslahatlara başta annesi olmak üzere yönetimine etki eden
kişileri engelleyerek başlamıştır. Yeniçeriler içerisinde zorbaları ortadan kaldırmış ve gereğinden fazla
olan yeniçeri sayısını azaltmıştır. Böylece hem gücünü artırmış hem de askeri itaat altına almıştır.
Maliyeyi yeniden düzeltmiş Koçi Bey’in raporu doğrultusunda hak etmeyenlerden dirliklerini geri
almıştır. Dirlikleri layık olanlara vermiş ve otoriter bir güç ile İstanbul’un güvenliğini sağlamıştır.
İsyanlara teşvik edici konuşmaların yapıldığı merkezler hâline gelen kahvehanelerde içki içme tütün
kullanma ile birlikte sokağa çıkma yasaklarını uygulamıştır. Anadolu ve eyaletlerdeki isyanları
bastırmıştır.Yaptığı bütün bu yaptırım ve ıslahatların amacı devlet otoritesini güçlendirmektir.
IV. Murat dönemi siyasi olayları içerisinde Lehistan, Venedik ve İran ile yapılmış mücadeleler
görülmektedir. Lehistan’ın vergilerini zamanında vermemesi, Venedik’in ise Dalmaçya kıyılarında
isyan çıkarması nedenleriyle sefer hazırlıkları yapıldıysa da her iki tarafın barış talepleri üzerine savaş
olmadan barış antlaşmaları imzalanmıştır.

İran ise Osmanlı-Avusturya savaşlarını ve iç isyanları fırsat bilerek sık sık Osmanlı topraklarına
saldırmaya devam ediyordu. Bu nedenle IV. Murat, İran üzerine biri 1635 diğeri ise 1638’de olmak
üzere iki sefer düzenledi. Yapılan seferler sonunda Revan ve Bağdat alındı. IV. Murat Bağdat Fatihi olarak anıldı. İran’ın isteği üzerine 1639’da
Kasrışirin Antlaşması imzalandı. Buna göre:

– Bağdat Osmanlı’ya, Revan veAzerbaycan İran’a bırakıldı.
– Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu.

Kasrışirin Antlaşması bugün de geçerli olan Türkiye – İran sınırını büyük ölçüde belirlemiştir.  

Bir cevap yazın