Türk Tarihi

İslamiyet’ten Önceki Türklerde Yetiştirilmek İstenen İdeal İnsan Tipi

Hun tarihi ile arasındaki büyük yakınlıktan MÖ II. yüzyılda doğduğu anlaşılan Hun-Oğuz Destanı, MS
XIII. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Asırlar boyunca canlılığından bir şey kaybetmeden yaşaması, bu destanın
Türk ulusunca ne derece benimsendiğini göstermektedir. Destanın kahramanı Oğuz Kağan, İslamiyet’in kabulünden
önceki Türk toplumlarında ideal insan tipini sembolize eden “alp”a iyi bir örnektir.

Oğuz Kağan Destanı’ndan

(Oğuz Kağan) at sürüleri güder, ata
biner ve av avlardı. Günlerden ve gecelerden
sonra yiğit oldu.

O çağda, orada büyük bir orman
vardı… Buraya gelen avlar ve burada
uçan kuşlar çoktu. Bu ormanın içinde
büyük bir gergedan vardı. At sürülerini ve
halkı yerdi. Büyük ve yaman bir canavardı.
Ağır bir eziyetle halkı ezmişti.
Oğuz Kağan, cesur bir adamdı. Bu gergedanı
avlamak istedi. Günlerden bir gün
ava çıktı. Kargı, yay, ok, kılıç ve kalkanla
ava gitti.

Sonra dedi ki: “(Gergedan) geyiği
yedi, ayıyı yedi. Kargım onu öldürdü;
demir olsa (olduğu için). Gergedanı ala
doğan yedi. Yayım, okum onu öldürdü;
bakır olsa (olduğu için).” dedi, gitti.

(Soysal, s. 9-10.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir