İslam ve Diğer Dinler Tarihi

İslam’ın Doğduğu Ortam: Siyasi Durum

İslam’dan önce Arap Yarımadası’nda belli bir siyasi sistem mevcut değildi. İslam’ın
doğuşundan önce Yemen’de Seb’e ve Himyerî krallıkları gibi devletler mevcut idi. Kuzey Arabistan’da,
güneyden göç eden Araplar tarafından kurulmuş iki Hıristiyan devlet bulunuyordu. Bunlardan ilki, M.S.
(200-636) yılları arasında Bizans İmparatorluğu’na bağlı olarak Suriye’de kurulmuş Gassânîler; diğeri ise
M.S. (200-633) yılları arasında Sâsânîler’e bağlı olarak Irak’ta hüküm sürmüş Hîreliler’di.
Yemen’de M.Ö. (1400-650) yılları arasında
Maînliler, onlardan sonra da M.Ö. (750-115) yılları
arasında da Seb’eliler hüküm sürmüşlerdir.

Seb’elileri savaşçı bir kavim olan Himyerîler yıkmıştır.
M.Ö. (115) ve M.S. (525) yılları arası hüküm
süren Himyerî Krallığı Peygamber Efendimiz
(s.a.v) zamanına kadar bölgede küçük emirlikler
halinde varlığını devam ettirmiştir. Yemen’e yarım
yüzyıl, Himyerî Krallığı’na son veren Habeşliler
hâkim olmuşlardır. İslam’ın doğduğu yıllarda ise
Yemen’e hâkim olanlar Sâsânîler’di.

İslam tarihi açısından yarımadanın en önemli
bölgesi Hicaz’dır. Çünkü İslam, bölgenin önemli
şehirlerinden olan Mekke’de doğmuş, Medine’de
gelişip yayılmıştır. Bu bölgenin başka önemli bir
şehri de Taif’tir.


Mekke:
Dinî ve ticari bir merkezdi. Burada bulunan
Kâbe, Hz. Âdem (as) tarafından ilk defa inşa edilmiş daha
sonra da İbrahim (as) ve oğlu İsmail (as) tarafından yıkılıp
kaybolduğu yerde tekrar yapılmıştır. Kâbe o günden
İslam’ın doğuşuna kadar dinî bir merkez olma özelliğini
muhafaza etmiştir. Yemen’den başlayıp Akabe körfezine
ulaşan ticaret yolu Mekke ve Medine’den geçerek Akabe
körfezinden Akdeniz limanlarına bağlanmaktadır. Ayrıca
Mekke ve çevresinde yılın belli zamanlarında panayırlar
kurulurdu. Kâbe’nin dinî bir merkez oluşu ve Hicaz’ın,
Yemen- Suriye ticaret yolunun üzerinde oluşu bu bölgenin
önemini daha da artırmaktadır.

Mekke’nin İslam tarihinde ve Müslümanların nazarında önemli bir yeri vardır. Çünkü Hz. Peygamber orada
doğmuş, büyümüş ve evlenmiştir. Kendisine Mekke’de Peygamberlik verilmiştir. Peygamberliğin önemli
bir kısmını (on üç yıl) burada geçirmiştir. Kâbe, Mescidü’l-Harem, Safa ve Merve burada bulunur. Haccın
menâsikinin (gerekli şartlarının) ifâ edildiği yerler olan, Arafat, Müzdelife ve Minâ, Mekke civarındadır.


Yesrib (Medine):
Peygamber Efendimiz
(s.a.v) hicret ettikten sonra buranın ismi Peygamber
şehri anlamına gelen Medinetü’n-
Nebî olmuştur. Medine’de Kureyza, Nadr ve
Kaynuka adında üç Yahudi kabilesi vardı.
Bu Yahudi kabilelerinin yanında Yemen’deki
Sedd-i Me’rib’in yıkılmasından sonra buraya
göç eden Evs ve Hazreç adlı iki tane önemli
Arap kabilesi yaşamakta idi. Yesrib’in
hâkimleri önceleri Yahudi kabileleri iken,
güçlerini kaybedince üstünlük sonraları Evs
ve Hazreç kabilelerine geçti. Ama İslam gelmeden
hemen önce bu Yahudi kabileleri Evs
ve Hazreç’in birbiri ile mücadelesinin de etkisiyle onlar üzerinde üstünlük kurmaya başlamıştı.


Taif:
Mekke’nin yaklaşık 120 (yüz yirmi) km
güneydoğusunda bulunan Taif’te Sakîf kabilesi
oturmakta idi. Havası Mekke ve Medine’ye göre
daha serin olduğu için burada Mekkelilerin yazlıkları
pek çok Kureyşlinin arazileri ve üzüm bağları
vardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir